PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > EĞİTİM VE ÖĞRETİM DÜNYASI > Lise Üniversite > Türkçe-Edebiyat

Fabl Örnekleri

Türkçe-Edebiyat
Fabl Örnekleri, Fabl Örnekleri Fabl Nedir - Fabl yazarları - fabl örneği - fabl temsilcileri Fabl” sözcüğünün kökeni, Latince “hikaye” anlamına gelen “fabula”dır Fakat bu sözcük zamanla, bir ahlak ilkesi veya bir davranış kuralını anlatan kısa sembolik bir hikaye türünün adı olmuştur Bu tür hikayelerin kahramanları genellikle hayvanlardır Hikaye kahramanı bu hayvanlar, kendi özelliklerini korumakla birlikte, insan gibi konuşurlar Esasen “fabl” bu özelliği nedeniyle masalımsı eserler arasında yer alır “Fabllarda öğretici (didaktik) bir amaç güdülür; gündelik hayatla ve Fabl Örnekleri fabl avcı ile tavşan, fabl örnekleri ve ana fikirleri, fabl örnekleri ve yazarları, fabl örneği, fabl örneği aslan ile sinek, fbl örneği, horoz ile inci fabl, horoz ile inci fablı, kurt ile kuzu fabl, kurt ile kuzu fablı, la fontaine fabl örnekleri, örnek fabllar, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
Paylaş
14.12.09 00:08 Yazan: SheqeYy_BeBiSh
Fabl Örnekleri

Sponsorlu Bağlantılar

Fabl Örnekleri


Fabl Nedir - Fabl yazarları - fabl örneği - fabl temsilcileri

Fabl” sözcüğünün kökeni, Latince “hikaye” anlamına gelen “fabula”dır Fakat bu sözcük zamanla, bir ahlak ilkesi veya bir davranış kuralını anlatan kısa sembolik bir hikaye türünün adı olmuştur Bu tür hikayelerin kahramanları genellikle hayvanlardır Hikaye kahramanı bu hayvanlar, kendi özelliklerini korumakla birlikte, insan gibi konuşurlar Esasen “fabl” bu özelliği nedeniyle masalımsı eserler arasında yer alır

“Fabllarda öğretici (didaktik) bir amaç güdülür; gündelik hayatla ilgili dersler verilir Okurlar, çoğu zaman, verilen dersin veya öğüdün ne olduğunu anlamakta zorluk çekmezler Çünkü bu ders veya öğüt, eserin bir yerinde, çok kez sonunda bir atasözü veya özdeyiş biçiminde açıkça belirtilir Fabllarda insanların kusurlu ve gülünç yönleri de doğrudan doğruya bir eleştiri konusu yapılır

Çoğu manzum olan fablların başlıca amacı, belli bir ana fikri yalın bir veya birkaç olayın yardımıyla en kısa yoldan açıklamaktır Bundan dolayı fabllar kısadır ve şu dört bölümden oluşurlar:

* Olayların ve kahramanların tanıtıldığı giriş bölümü
* Olayların entrikalarla düğümlendiği gelişme bölümü
* Düğümün çözüldüğü sonuç bölümü
* Olay veya olayların arkasında yatan ana fikrin açıklandığı ders bölümü, eski deyimiyle “kıssadan hisse bölümü”

Fabllar, çocuklara, tokgözlülük, yetingenlik, özveri, yardımseverlik gibi iyi insan davranışları kazandırma bakımından eğitici yanı güçlü eserlerdir Özellikle 10-12 yaşlarındaki çocuklar fabl okumaktan, anlatmaktan ve dinlemekten zevk alırlar Çocuklar, kısa ve canlı konuşmaları kapsayan fablları doğal bir ortam içinde temsil de edebilirler

Kişilerin veya topumun aksayan yönleri fabl aracılığıyla düzeltilmeye çalışılır Hayalî varlıklar ve olaylar gerçeğe ne kadar yakın olursa fabl o derecede etkili ve başarılı olur

İnsanlara bir takım mesajların sunulması veya kendileriyle bazı zorba tiplerin eleştirilmesi amacıyla, dünya edebiyatında çeşitli milletlerin kültürlerinde yer alan hikâyelerde hayvan motiflerinin kullanılması da oldukça yaygındır

Fablın sonunda kıssadan hisse alınabilecek bir dersin verilmesi onu masaldan ayıran özelliklerin başında gelir
Yalın, gülmece ağırlıklı etik öyküler olan fabllar, masallar gibi, sözlü edebiyat ürünleri olarak günümüze kadar anlatıla anlatıla gelmiş, daha sonra da yazılı edebiyatın önemli bir parçası olmuşlardır

Fabllarda, teşhis ve intak sanatlarından yararlanılarak anlatıma canlılık ve güzellik katılır

KAYNAĞI VE DÜNYADAKİ TEMSİLCİLERİ

Bugün hala ilgiyle okunan fablların kökleri çok eski çağlara kadar uzanır Kesin olmamakla beraber, ilk örneklerin Hindistan'dan çıktığı söylenir İlk yazılı örnek de "Pançatantra" masallarıdır Eserin yazılış tarihi MÖ 100–300 yılları arasına rastlamaktadır Pançatantra Masalları, bu türün en eski ve ilginç bir örneği sayılır Bazı kaynaklarda da eserin, MÖ 200 yılında Keşmir’de derlendiği belirtilir Ancak, çok daha sonraki yüzyıllarda (MS 100-150) ortaya çıkan ve ün kazanan bu eserin yazarının kim olduğu ve hangi yıllar arasında yaşadığı henüz kesinlikle bilinmemektedir Yalnız eserin başında bu masalların, zamanın iki genç prensini eğitmek (yetiştirmek) amacıyla Vishnuşarman adlı biri tarafından anlatıldığı belirtilmiştir Hem insanların hem de hayvanların yer aldığı ve zaman zaman hikayeler arasına felsefi mısraların serpiştirildiği Pançatantra Masalları bütünüyle, yetişkinlere hitap eden bir özellik taşır Bununla birlikte, Aisopos (Ezop) ve La Fontaine’in fabllarına kaynaklık eden bu masalların bir bölümü, bu yüzyılın başlarında (1908), ABD’de resimlendirilerek çocuklar için yayımlanmıştır

İkinci yazılı örnek, bir Hint eseri olan "Kelile ve Dimme"dir Yine onun yazım tarihi de MÖ 300 yılları olarak kabul edilir Bu eser, Beydaba unvanını taşıyan bir bilgin-filozof tarafından meydana getirilmiştir Brahmanların önderi olan Beydaba, eserini Debşelem adlı Hint hükümdarı zamanında yazmış ve ona sunmuştur Eserde yurt yönetimi, felsefe ve eğitimle ilgili sorunlar dolaylı olarak tartışma ve eleştirme konusu yapılmaktadır Birinci bölümdeki hikâyelerin kahramanların olan iki çakaldan “Kelile” açık sözlülüğün ve doğruluğun, “Dimme” ise yalan ve iftiranın sembolüdür Beydaba, zulmü ile tanınmış olan Debşelem’i hayvan hikayeleri aracılığıyla uyarmak ve ona doğru yönetim yolunu göstermek istemiştir Kelile ve Dimme, sonraki yüzyıllarda doğu ve batı dillerine tercüme edilmiştir Fransız şairi La Fontaine fabllarını yazarken bu eserden de yararlanmıştır Kelile ve Dimme’nin Türkçeye ilk çevirisi on üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda yaşadığı sanılan tasavvuf şairlerinden Hoca Mesut Gülşehri tarafından yapılmıştır Eser, sonradan çeşitli yazarlar tarafından dilimize çevrilmiştir

Doğu edebiyatında içinde birçok öğretici ve ahlaki hikâyelerin bulunduğu bir başka ünlü eser de Şeyh Sadi (1213–1292)’nin 1258’de yazmış olduğu Gülistan adlı eseridir Yöneticilerin tutum ve davranışlarından sohbetin kurallarına kadar türlü konuları kapsayan bu eserdeki hikâyeler sözlü ve yazılı olarak kuşaktan kuşağa aktarıldığı gibi birçok doğu ve batı dillerine de çevrilmiştir

Batı'da fabl, Aisopos (Ezop) masallarıyla kendini göstermiştir Ezop, Batıda ilk fabl yazarı olarak gösterilir 620-650 yılları arasında yaşadığı sanılan ve düşüncelerini baskılı bir yönetim altında ancak küçük hayvan hikayeleriyle anlatabildiği söylenilen Ezop’un fablları birçok dile çevrilmiştir Kökleri eski Hint edebiyatına kadar uzanan birtakım fabllar da Ezop’a mal edilmiştir Bugüne kadar 360'a yakın Ezop masalı derlenmiştir Ezop (Aisopos) günümüze kadar gelmiş yaklaşık üç yüz masalıyla, insanlara her çağda dersler vermiş bir ustadır Samos adasında mı, Anadolu'da Eskişehir yakınlarında mı doğduğu bilinmeyen Ezop, Samos'ta yaşayan İadmon adlı bir yurttaşın kölesi olmuştur Kölesinin bilgeliğinden etkilenen İadmon daha sonra onu özgürlüğüne kavuşturmuş, Ezop da Atina'ya gitmiştir Orada halkın savunuculuğunu yapmış, bu yüzden de düşünce özgürlüğüne her zaman karşı çıkmış diktatör Peisistratos'un öfkesini üstüne çekmiştir Sonunda ölüm cezasına çarptırılarak bir uçurumdan atılmıştır Atinalılar yıllar sonra kent alanlarından birine onun heykelini dikmişlerdir
Ezop’tan sonra Batıda bu alanda büyük bir başarıya ve üne erişen Fransız yazar ve şairi Jean La Fontaine (1621–1695), bugüne kadar nesir olarak yazılmış ve anlatılmış Ezop masallarını yeniden kaleme alıp manzum biçimine çevirerek yeniden yetişkinlerin dünyasına kazandırmıştır La Fontaine, kendisinden önce bu alanda yazılmış eserlerden de yararlanmıştır La Fontaine, fabllarında genellikle öğüt dediğimiz ders metnin sonuna konulmuş ve okura olayın özetinden etik bir sonuç çıkarılmıştır La Fontaine'in bugün daha çok çocuklarca okunan ve sevilen hayvan masalları, aslında çocuklar için yazılmamıştır La Fontaine, eleştirmek istediği kişileri bu öykülerle yermiş ve gülünç durumlara düşürmüştür Zamanla bu kişiler unutulmuş, masallar çocuk edebiyatının ilginç ürünleri arasında yerini almıştır

Aşağıda, La Fontaine’nin masallarından seçmeler var

1 Ağustosböceği ile Karınca
2 Karga ile Tilki
3 Kurt ile Kuzu
4 Tavşanla Kaplumbağa
5 Kurt ile Köpek
6 Tilki ile Leylek
7 Horoz ile Tilki
8 Kedi ile Fareler
9 Kurt ile Leylek
10 Tarla Faresi ile Kent Faresi
11 Kurbağa ile Korkak Tavşan
12 Güvercin ile Karınca
13 Değirmenci Oğlu ile Eşeği
14 Ayının Dostluğu
15 Altın Yumurtlayan Tavuk
17 Tilki, Horoz ve Karga
18 Fino ile Eşek
19 Yarasa ile Gelincikler
20 Aslan ile Sinek
21 Horoz ile İnci

Daha sonraki yüzyıllarda, İngiliz şairlerinden John Gay (1658–1732) fabl türünde bir eser yazmıştır

Tüm dünyada Masalın Babası diye haklı bir ün yapan HC Andersen'in sınırsız bir yaşam sevgisiyle temellenen masallarından Çirkin Ördek Yavrusu en tanınmışlarındandır Dünya çocuk klasiklerinin en büyük başyapıtları arasında yer alan bu masallarda Andersen, dünyaya ve olaylara çocuksu bir içtenlikle bakmış ve ele aldığı, hepsi birbirinden düşündürücü konuları, ancak çocuklara özgü yalın bir gülmece ve sarsıcı bir acıma duygusuyla işlemiştir

EDEBİYATIMIZDA “FABL” ÖRNEKLERİ

Bu yazı türünde ilk örnekler edebiyatımızda çeviri yoluyla yayımlanmıştır Örneğin, Kayserili Rüştü’nün “Nuhbet-ül-etfal” (1858) adlı ilk Türkçe alfabesinde bazı çeviri fabllara yer verilmiştir Bu konuda çeviri çalışmalarıyla dikkatleri çeken edebiyatçılarımızın başında Ahmet Mithat Efendi (1844–1912), Şinasi (1826–1869) ve Recaizade Mahmut Ekrem (1847–1914) gelir

Şinasi, La Fontaine’in “Kurt ile Kuzu” hikâyesini dilimize çevirmiş, ayrıca kendisi de bu türde “Eşek ile Tilki”, “Karakuş Yavrusu ile Karga” ve “Arı ile Sivrisinek” gibi manzum hikâyeler yazmıştır

Ahmet Mithat Efendi, “Kıssadan Hisse” (1869) adlı eserinde Ezop, La Fontaine ve Fenelon’dan çocuklar için yaptığı çevirilerle kendisinin yazdığı fablları toplamıştır

Recaizade Ekrem de yine La Fontaine’den “Horoz ile İnci”, “Kurbağa ile Öküz”, “Karga ile Tilki”, “Meşe ile Saz” ve “Ağustos Böceği ile Karınca” gibi birtakım çeviriler yaparak edebiyatımızda bu türe ait örneklerin sayısını artırmıştır

Muallim Naci’nin “Kuzu”, “Kırlangıç”, “Avcı”, “Oduncu ile Azrail” gibi manzumeleri; Nabizade Nazım’ın “Bir Sansar ile Horoz ve Tavuk” adlı eserlerini de dönemin çocuk şiirleri açısından ilk örnekleri, çocuk şiirinin ilk habercileri olarak sayabiliriz

La Fontaine’in birçok manzum hikâyeleri daha sonra değişik tarihlerde başka şairlerimiz tarafından da Türkçeye çevrilmiştir Bu şairler arasında çevirileri çocuklarca zevkle okunmuş ve okunmakta olanları şöyle sıralayabiliriz:

* İ Alaattin Gövsa
* Siracettin Hasırcıoğlu (1877–1937)
* A Ulvi Elöve (1881–1975)
* M Fuat Köprülü (1890–1966)
* Vasfi Mahir Kocatürk (1907–1961)
* O Veli Kanık (1914–1950)
* La Fontaine’in bütün fablları Sabahattin Eyüboğlu’nun Masallar (1969) adlı kitabında ilk kez topluca yayımlanmıştır


Nazım Hikmet de, Lafontaine’in masallarını manzum bir dille Türkçemize kazandırmıştır Her biri birbirinden güzel olan bu masallardaki kahramanlar, genellikle hayvanlardan seçilmiş Hayvanların başından geçen olayları öğrenince kendimize dersler çıkarıyor, iyiyle kötünün, güzelle çirkinin, haklıyla haksızın kavgasını daha iyi anlıyoruz


Günümüzde ise, Tarık Dursun K adlı yazarımızın da bu türle ilgili eserleri vardırFabl Örnekleri


Sponsorlu Bağlantılar




Gitti Gidiyor..
 

WEZ Format +2. Şuan Saat: 22:37.


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur. Copyright © 2004-2014

Sitemizdeki içerik,iznimiz olmadan veya kaynak gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. 5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Sitemizdeki Üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan bize bildirin.

PaylasTR.Org | Since 2004

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz