PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > EĞİTİM VE ÖĞRETİM DÜNYASI > Lise Üniversite > Türkçe-Edebiyat

İletişim ve İletişim Engelleri hakkında...YARDIM :(

Türkçe-Edebiyat
İletişim ve İletişim Engelleri hakkında...YARDIM :(, İletişim ve İletişim Engelleri hakkında...YARDIM :( arkd bana iletişim ve iletişim engelleri hakkında yazı lazım bana yadımcı olursanız sevinirim :blink: ve İletişim ve İletişim Engelleri hakkında...YARDIM :( etkili iletişimin engelleri, iletisim engeli, iletişim engelleri, iletişim engelleri nelerdir, iletişim engellerine ornekler, iletişimde engeller ve etkili iletişim yolları, iletişime engel olan faktörler, iletişimi engelleyen faktörler nelerdir, iletişimi zorlaştıran faktörler, iletişimin engelleri, kişiler arası iletişim engelleri, örgütün iletişim engelleri, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
Paylaş
17.12.06 19:39 Yazan: izmirly_musty
İletişim ve İletişim Engelleri hakkında...YARDIM :(

Sponsorlu Bağlantılar

İletişim ve İletişim Engelleri hakkında...YARDIM :(


arkd bana iletişim ve iletişim engelleri hakkında yazı lazım bana yadımcı olursanız sevinirim:blink:

Sponsorlu Bağlantılar




Gitti Gidiyor..
17.12.06 21:08 Yazan: stanger34

İLETİŞİM


İletişim, Latince’de bölüşmek anlamına gelen (communis) kelimesinden çıkarılmış bir terimdir Bu kaynaktan bakıldığında iletişim ; bilgi, fikir, davranış gibi kapsamın bireyler veya gruplar arasında bölüşülmesini sağlamak için yapılan çabalar olarak tanımlanır Bu terimi haberleşme olarak almak anlamını daraltır Çünkü bireyler ve gruplar arasındaki her türlü ilişki iletişimdir (Bursalıoğlu , 1998 ;113)
Bir kişinin kendinden hoşlanması ve kendini diğer insanlarla, doğayla ilişki içinde görmesi, yaşamının anlamlı olmasını sağlar Gergin bir toplum içinde yaşıyoruz; kişileri kuşatan bu gerginliğe esir düşmemek için, kişinin kendisiyle ve çevresiyle, bilinçli ilişki kurması gerekir bilinçli iletişim, anlamlı yaşama, anlamlı yaşam da sakin ruh halinin gelişmesine yol açar (Cüceloğlu,1996 ; 17)
Amerikalı bilim adamları Paul WATZLAWİCK, Janet H BEAVİN ve Don D JACKSON 1967 yılında yazdıkları kitaplarında beş temel iletişim varsayımı öne sürmüşlerdir Halen geçerliliğini korumakta olan bu varsayımlar şöyledir ;
İletişim kurmamak olanaksızdır;
İletişimin ilişki ve içerik düzeyleri vardır
Mesaj alışverişindeki dizisel yapının kendi başına bir anlamı vardır
Mesajlar sözlü ve sözsüz olarak iki tiptir
İletişim kuran kişiler eşit veya eşit olmayan ilişki içindedirler
Bu varsayımları inceleyelim ;
1İletişim kurmamak olanaksızdır; Hiçbir şey yapmama dahi davranıştır Hareket etmek ya da bir şey söylemek kadar, hareket etmemek ya da susmak da bir davranıştır ve anlamlı bir mesaj oluşturur Aynı sosyal ortamda birbirini algılayan kişilerin iletişim kurmamaları olanaksızdır
2İletişimin ilişki ve içerik düzeyleri vardır; Her iletişim faaliyetinin bir içerik bir de ilişki olmak üzere iki düzeyi vardır; ilişki düzeyi içerik düzeyine anlam veren çerçeveyi oluşturur ve bu nedenle daha üst aşamadadır Şu üç cümleyi inceleyelim ; Sen okula gidecek misin?, Siz okula gidecek misiniz?, Okula gitmeyi düşünüyor musunuz? Bu cümleler aynı içeriğe sahip olsalar bile farklı ilişki düzeylerini göstermektedirler 1 cümlede konuşan kişinin kendisini karşısındaki ile eşit veya ondan daha güçlü gördüğünü, 2 cümlede konuşan kişinin kendisini karşısındaki ile eşit veya resmi bir ilişkide, 3 cümlede ise karşısındakinin karar verme özgürlüğüne daha saygılı ve hatta karşısındakini daha güçlü gördüğü düşünülebilir
3Mesaj alışverişindeki dizisel yapının kendi başına bir anlamı vardır; İlişki türünün, mesajların oluşturduğu sıralamaya göre değişebileceğini ifade eder İletişim, sürekli bir mesaj alışverişidir Konuşan mesaj gönderir; dinleyen bu mesaja tepkide bulunur; bu tepkiye bir cevap verilir, bu cevabın karşılığı alınır ve etkileşim böylece sürüp gider Bu etkileşim dizisi içinde, bir mesajın nerede yer aldığı, yani hangi mesajdan önce ve hangisinden sonra geldiği, o mesajın anlamını etkiler Bu yapı her iletişim faaliyetinde vardır ve bireylerin birbirini tanımlamaları bu yapıyla ilişkilidir
4Mesajlar iki tiptir; Söz, ister yazılı olsun ister konuşulsun, karmaşık bir gramer yapısına göre oluşturulur ve mantıksal analizlere izin verir Yüz ifadesi gibi sözsüz mesajlar, gramer kurallarına göre oluşturulmaz ve mantıksal analizleri yoktur İçerik iletişiminde sözlü mesajlar etkiliyken, ilişkiyle ilgili tutum ve tercihlerin anlatımında ise sözsüz mesajlar en etkili olurlar Bilim sözlü mesajlar üzerine kuruluyken, iki sevgili arasındaki ilişkide ise sözsüz mesajlar daha geçerlidir
5Eşit veya eşit olmayan ilişkiler; Tüm iletişim etkileşimleri, benzerlik ya da farklılığa dayanarak eşit veya eşit olmayan olmak üzere iki türdür; Kişiler birbirlerini denk görürlerse , eşit ilişki içinde olurlar bunlar “ben zekiyim konuştuğumda zeki”, ”ben istediğimi söylemekte özgürüm konuştuğumun da özgürlüğü var” gibi düşünürlerken eşit olmayan ilişki içinde olanlar “ben zekiyim konuştuklarım ahmak”, “ben istediğimi söylemekte özgürüm fakat konuştuğum kişinin böyle bir özgürlüğü olmamalı” diye düşünürler Türk toplumunda erkekle kadın arasında böyle ilişki yaygındır (Cüceloğlu,1996 ; 19-25)

ÖRGÜTTE İLETİŞİM

İletişim süreci insan davranışını değiştirmek, örgütte bir haberleşme ağı kurmak, kişiler ve gruplar arası ilişkileri geliştirmek, yetkinin görevlerini gerçekleştirmek ve etkili bir koordinasyon sağlamak amaçlarıyla kullanılır Karar yönetim açısında ne kadar önemliyse, iletişim de örgüt açısından o kadar önemlidir Bir örgüt ortamı içinde, formal ve informal olmak üzere iki tip iletişim işler Formal iletişim hiyerarşideki basamaklar ve makamlar arasında, bilgilerin ve kararların çift yollu akımıdır İnformal iletişim ise kişiler ve gruplar arası ilişkilerden oluşur Formal iletişim ne kadar bozuk olursa informal iletişim o kadar güçlenir ve örgüte zarar verir (Bursalıoğlu , 1998 ;115)
İletişimin örgüte giriş noktası ile çıkış noktası genellikle aynıdır Büyük çaptaki formal iletişim modele bağlanmalıdır Matematik iletişim modelleri çok gelişmiş ve etkileyicidir fakat en az anlaşılır olanıdır Fiziksel modeller elektrik verici ve alıcılar gibi gösterilen birçok öğelerden oluşur Sosyal modeller ise sosyal hayatın her yönünü kapsayacak bir iletişimi hedef tutar Bir iletişim modelinin öğeleri iletişim kanalları yoluyla bağlanır Her yeni kanal, eski kanallara yerleşmiş olan yöneticileri devre dışı bırakacağından, bunların statülerini tehlikeye düşürür İletişim kanalları arttıkça, alt basamaklardaki yöneticilerin etkileme ve liderlik olanakları artar Bu bakımdan, iletişimin artması ile yönetimin demokratlaşması arasında yakın bir ilişki görülmektedir
İletişim yukarıdan aşağıya olduğu kadar aşağıdan yukarıya doğru da olmalıdır Yani iletişim çift yollu düzenlenmelidir ; çünkü çalışanlar, kendilerine örgütte olup bitenler üzerinde bilgi veren yöneticileri severler ve desteklerler Çift yollu iletişimde yukarı giden haberler, aşağıya gelenlerden farklıdır Aşağıdan yukarıya, öneri ve açıklamalar giderken, yukarıdan aşağıya emirler ve yönergeler gelir Fakat yukarı giden iletişim orta basamakta takılır ve tutulur
Okul yöneticisinin iletişim öğeleri, engelleri, düzenlenmesi konularında bilgi sahibi olması şarttır İletişim öğeleri; haberin amacı, haberi veren, haberin kapsamı, geçtiği kanallar, haberi ileten araçlar, haberi alan ve yarattığı etkidir İletişim engellerini ise; psikolojik, semantik, hiyerarşi, statü, alan, gizlilik, korunma, savsaklama gibi nedenler meydana getirir

İletişim, sesli ve sessiz iletişim şeklinde düşünülmelidir Sessiz iletişim de en az sesli iletişim kadar önemlidir Beden dilini bilmeyen ya da önemsemeyen bir kişinin başarılı bir iletişim kurması mümkün değildir Sesli dilin inceliklerine karşı duyarlı olmayan bir okul yöneticisinin de başarısında söz edilemez İletişim, etkileme aracıdır Fakat bu aracı aşırı ve yersiz kullanan eğitim yöneticisi, iletişimin amacını zayıflatmış olur
Örneğin gerek ziyaretçisini gerekse astlarını görüşmeden önce bekleten bir yönetici, onlara gücünü ve önemini ya da ne kadar meşgul olduğunu göstererek üstünlüğünü kanıtlamaya çalışır Fakat bu bekleme süresi arttıkça bekleyenin de gerginliği ve endişesi artacaktır Etkileme eğiliminde olan yöneticinin sözleri ile davranışları aynı değildir yani beden dili onu ele verecektir Bir ziyaretçiyle görüşme esnasında makam masasının arkasından çıkmayan, birkaç telefon görüşmesi yapan ya da astlarını çağırıp emirler yağdıran, göz ucuyla saatine bakan yöneticinin, karşısındaki kişiye veya kişilere, ilgisini belirten en içten sözler bile etkili olmayacaktır Kendisinden sürekli ve aşırı alçak gönüllük ile bahseden yönetici de, bu aykırılığın diğer örneğini verecektir Çünkü gerçekten büyük olmayan insanın alçakgönüllülük göstermeye hakkı yoktur Etkili iletişim davranışında bulunmak isteyen yönetici, başkalarının fikirlerini öğrenmeli ve davranışlarını kestirebilmelidir Böylece iletişime başlamadan evvel kendini başkasının yerinde görebilir Empatik yaklaşım, eğitim yöneticisine güçlü iletişimler kurduracaktır
Kılık durumu sembolleştirir Siyah elbiseli, kolalı yakalı bir yönetici, çevresinde formal bir izlenim yaratır Fakat bu izlenim saygıdan çok çekinme veya kızmaya yol açabilir Aralıksız konuşan ve karşısındakine hiç fırsat vermeyen yönetici de beslemeyi, önleyen bir iletişim engeli kurmuş olur Bazı yöneticiler ise zaman diliyle konuşur Çalışma saatinin bitimine 5-10 dakika kala verilen randevu, küçümseme veya hakaret gizler Ziyaretçiler veya astlarıyla makam masası arkasından konuşan yönetici, onları mesafe diliyle etkilemek eğilimindedir Tam tersi onları odasının bir köşesindeki küçük bir masada kabul ederek arayı küçülten yönetici, daha olumlu bir etki yaratmış olacaktır
Eğitim örgütlerinin yapı ve havasında, informal iletişimin rolü daha önemlidir Bu bakımdan, okul yöneticisi kişiler ve gruplar arası iletişimi dikkatle izlemelidir Bunu yapabilmesi sosyal psikoloji, grup dinamiği ve grup davranışı gibi alanlarda bilgili ve becerili olmasını gerektirir Okul içinde ve dışındaki iletişim çember ve akımlarına yabancı kalan yönetici, iletişimden önce ve sonra gelen diğer yönetim süreçlerini gerçekleştirmekte ya zorluk çekecek ya da başarısızlığa uğrayacaktır
İletişim yoluyla kişiler arası ilişkiler ya düzelir ya da bozulur Böylece örgüt kötüleşir veya gelişir Örgüt, bir iletişim ağı olarak düşünülebilir Örgüt, daima değişen etken bir varlıktır, biyolojik ve fiziksel öğeleri vardır ve kişiler arası ilişkiler üzerine kurulur Örgüt içinde karar örneklerinin iletilme ve yayılmasını sağlayarak, iletişim karar sürecinin gerçekleşmesinde de yardımcı olur Görüş ve anlayıştaki katılmayı arttırmak yoluyla , iletişim, sistemin parçalarını bir araya getirir ve kaynaştırır Aynı zamanda, yetkinin görevlerini de destekler ve gerçekleştirir Koordinasyonu sağlayan araçlardan en güvenilir olanı iletişimdir


17.12.06 21:08 Yazan: stanger34

İLETİŞİM ÖĞELERİ


1 Amaç : İletişime yön verir ve iletişimin etkisi, amacın gerçekleşme oranı
ile ölçülür

2Verici : Anlamı iletir Bu bakımdan vericinin yasal ve güvenilir olması
gerekir

3Kapsam : Olaylar, fikirler, semboller, değerler ve benzerlerini simgeler

4Kanallar : Formal kanalları hiyerarşi oluşturur İnformal kanalları kişiler arası
ilişkiler meydana getirir

5Araç : Sözlü veya yazılı, insancıl veya mekanik olabilir

6Alıcı : Kapsamı kendi görüş çerçevesinden değerlendirir ve ona göre
kabul eder veya etmez

7Etki : Alıcının gösterdiği tepki, takındığı tutum ve yaptığı öneri
sonucunda anlaşılabilir


İLETIŞİMDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

Başka insanlarla doğru iletişim kurmak önemlidir Burada arkadaşlığın gerektirdiklerini yerine getirmek için onlarla konuşurken ve onları dinlerken dikkat edilmesi gereken noktalarda öneriler bulacaksınız
Ne hissettiğinizin , ne istediğinizin bilincinde olmak, başkalarının isteklerinizi ve duygularınızı bilmelerini sağlamak için iletişim becerilerini öğrenmemiz ve kendimizi bu konuda geliştirmemiz gerekmektedirİyi ilişkiler birbirine güvenen insanlar arasında kurulur
Her şeyden önce iletişim , karşımızdakini duymakla değil, dinlemekle başlar Dinlemek ile duymak aynı şey değildir Duymak pasif bir eylemdirKulağınıza bir ses gelir bunun farkına varır ya da varmayabilirsiniz Dinlemek ise aktif bir eylemdir Dikkatinizi toplamak, karşınızdaki kişinin söylediklerini değerlendirmek ve kavramak zorundasınız İyi bir dinleyici başka bir insanın ne dediğini gerçekten anlamaya çalışacaktır , ve o kişinin anlattıklarını ( mesajını) aldığını ve anladığını bir şekilde belli edecektir İyi bir dinleyici diğer kişiyle ilgilendiğini, ona dikkatini, fiziksel olarak dikkatini vererek belli etmeye niyetli olmalıdır Bir dinleyici ilgileniyor gibi gözükürken, saate bakmak gibi dikkati başka tarafa çekecek davranışlardan kaçınmalıdır Dinlerken göz teması önemlidir Eğer birisinin onu dinlediğinizi ve onunla ilgilendiğinizi anlamasını istiyorsanız, bunu gösteren cümleler kurmalısınız Onun size anlattıklarından çıkardıklarınızı, anladığınız şeyleri ona söylemeniz o kişinin sizinle konuşmaya devam etmesini sağlayacaktır
Bir konuşma esnasında ortaya çıkan birden çok duyguyu yakalama becerisini geliştirmenin yolu karşınızdaki kişinin kullandığı duygusal kelimelere dikkat etmektir Dolayısıyla arkadaşlarımızla iletişimimizde bize anlattıkları şeylerden duygu ve düşüncelerini çıkarmaya ve onu anladığımızı ona yansıtmaya başladığımızda karşımızdaki kişi gerçekten onu anladığımızı bilecek ve bize karşı kendini daha yakın hissedecektir
İnsanlar eğer onları anlayacağınızı hissederlerse sizinle iletişim kurarlar Bunu onlara göstermenin bir diğer yolu ise konuşmamızda sadece sözcüklerinizin anlamını belli etmek değil, aynı zamanda sesinizin tonunu ayarlamak ve kendi beden dilinizi doğru kullanmanızdır

Buraya kadar değindiğimiz insanlarla iletişim sırasında dikkat etmemiz gereken noktaları gözden geçirelim :
Öncelikle karşımızdaki insanı dinlemek
Göz temasında bulunmak, dikkatini dağıtacak hareketlerden kaçınmak
Beden duruşumuzu, mesafemizi ayarlamak,dinlediğimizi gösterir şekilde ona yönelmek

İLETİŞİMİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER

Acaba hangimizin gôren bir bakışa, duyan bir kulağa gereksinimi yok ki?
D Pire'nin ''insanların çoğu duyar, çok azı da aralarında köprü kurarlar'' sözü, günümüzün yoğun temposuna kendini kaptıran insanların (yani bizlerin), arka plana ittiği çok önemli bir gereksinimi vurguluyor; yakınlaşma ve ilişki gereksinimi!
Çevremizi düşünelim kendimizi bir sorunumuz olduğunda aklımıza ilk kim geliyor? Kiminle konuşmaya, dertleşmeye istek duyuyoruz? Neden o, başkası değil ? Bu kişiyi iyi bir dinleyici yapan hangi özellikleri? Ya da tam tersini düşünelimSorunumuz olduğunda kesinlikle anlatmayı aklımızdan bile geçirmediğimiz kişileriNeden anlamazlar? Bizi anlamadıklarını nasıl anlıyoruz?
Çevremizdeki bazı insanlarla konuşmak kolay ve zevk vericiyken, bazılarıyla kurduğumuz iletişim çok yüzeysel olabiliyor Benzer kişilik özellikleri, ortak ilgi ve hobiler, birbirine yakın değer ve dünya görüşü, yakın ahlak anlayışı ve eğitim düzeyi gibi pek çok faktör, insanlar arası ilişkilerde temel öneme sahiptir Tüm bunlara, hem karşı cinsle hem de hemcinslerimizle kurduğumuz yüz yüze iletişimde, fiziksel çekicilik de katkıda bulunabilir Ama kişiler arası ilişkilerde, kalitenin asıl belirleyicisi dinleme becerileridir Ortak bir çok noktamız olsa bile bazı insanlarla yakın ilişkiye girmekten kaçınırız Bu noktada, yaşamınızda böyle biri varsa, onun sizi dinlerken nasıl davrandığını bir düşünmenizi öneririm!
Dinleme becerilerine ve iletişimdeki kaliteyi arttıran tutum ve davranışlara geçmeden önce, karşılıklı konuşmaları yüzeysel kılan ve gerçek dinlemeyi engelleyen tavırlara bir göz atalım;

1 ÖĞÜT VERMEK, ÇÖZÜM GETİRMEK, YÖNLENDİRMEK:

Gerek çocuğumuzla, gerekse arkadaşlarımızla konuşurken iletişimi kesen bazı mesajlar vardır;
''Şöyle yap, böyle yapma''
''Bu şekilde hareket etmemelisin''
''Buna üzüleceğine, oturup dersini çalışsan daha iyi olur
''Yoruluyorum diye yakınacağına geceleri erken yat''
''Kavga edeceğinize güzel güzel oynayın, arkadaşlar kavga etmez''
''Paylaşmayı bilmezsen, yalnız kalırsın tabi''
''Bu kadar düzensiz çalışırsan, işlerini tabi yetiştiremezsin''
gibi cümleler, konuşan kişide direnç, isyan yaratabilir, konuşan kişiyi savunmaya itebilir Genellikle öğüt, ahlak dersi vermek, direk önerilerde bulunmak, size sorununu açan kişide baskı veya suçluluk duyguları uyandırarak, iletişimin kesilmesine veya yön değiştirmesine neden olabilir

2 YARGILAMAK, ELEŞTİRMEK, AD TAKMAK:

''Sen zaten hep kolaya kaçarsın''
''Bebek gibi davranıyorsun''
''Geri zekalı ne olacak''
''Şikayetten başka bir şey bilmezsin zaten''
''Sulugözbir arkadaşınla oynamasını bile bilmiyorsun''
''Hiçbir fedakarlığa katlanmak istemiyorsun''
Genellikle yargılama ve eleştirme tepkileri ile karşılaşan kişiler , kendilerini anlaşılmamış, itilmiş, haksızlığa uğramış, daha çaresiz hissederler Bunun sonucunda iletişimi keser ya da öfkeyle karşılık verebilirler Özellikle çocuğunuzla iletişiminizde bu yöntemi sık kullanıyorsanız, ''O'' sizin yargı ve eleştirilerinizi ve sık kullandığınız isimlendirmeleri (yaşına göre) gerçek olarak algılayabilir Bu, kendilik algısı üzerinde olumsuz etkiler bırakır, kendine güveni sarsıldığı gibi, başarısı üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir

17.12.06 21:09 Yazan: stanger34

3 SORU SORMAK, ARAŞTIRMAK, İNCELEMEK: ''

“Neden? Sen ona ne yaptın? O sana ne dedi? ,,
''Çocuk neden hastalandı? İyi giydirmedin mi? ''
''Neden uyuyamadın?Ağır mı yedin?Kahve de içtin mi?''
''Neden doğru düzgün oynamayı beceremiyorsun? ''
Genellikle soru, inceleme, nedenini arama gibi yaklaşımların içinde önyargı, eleştiri veya zorunlu çözüm bulunur, ayrıca konuşma sorulara cevap vermeye takılarak, yön değiştirip asıl konudan uzaklaşabilir Sorularla yürüyen iletişimde, genellikle soru soranın nereye varmak istediği konuşan kişi tarafından anlaşılamadığından, konuşan endişeye kapılabilir veya savunmaya geçebilir

4 TEŞHİŞ, TANI KOYMAK, TAHLİL ETMEK:

“Aslında sen öyle demek istemiyorsun''
“Ben senin aslında neden öyle yaptığını biliyorum''
“ Aslında senin derdin başka''
“Anlaşılan bir sure sana yardımcı olmamı isteyeceksin''
“Bunları beni üzmek için anlatıyorsun anlaşılan:''
Bu tür yaklaşımlarda, dinleyen kişi sanki konuşanın niyetini, söylemek istediklerini çok iyi biliyormuş, onun kafasının içindekileri okuyormuş gibi bir tavır içine girdiğinden, konuşanı savunmaya ittiği gibi, sinirlenmesine, sabırsızlanmasına veya öfkeli cevaplar vermesine neden olabilir Konuşan kişi kendini kıstırılmış, yanlış anlaşılmış, yanlış yorumlanmış gibi hissedebileceği için büyük olasılıkla iletişimi keser Psikoloji hobiniz olabilir ama terapatik yôntemler arasında kullanılabilen bu tur iletişimin kurallarını tam bilmeden, günlük ilişkilerinize aktarmaya kalkmanız, sizinle konuşmayı güçleştirebilir

5 TESELLİ ETMEK, KONUYU DEĞİŞTİRMEK:

''Aldırma, boş ver''
''Düzelir canım, bunu dert etme''
''Üzülme''
''Başka şeyden konuşalım''
''Olur böyle şeyler, geçer''
''Bir kahve iç düzelirsin''
''Boş ver canım arkadaşlar arasında olur böyle şeyler''
“Aman sen de herşeyi ciddiye alıyorsun, yak bir sigara

Aslında teselli etmek çok güzel ve yararlıdır , ancak önemli olan teselliyi kişiyi duyduğumuzu belirttikten sonra verebilmektir Söyledikleri duyulmadan, teselli ediliyormuş hissini yaşayan kişi, kendini anlaşılmamış, dinlenilmemiş, söyledikleri saçma sapan gibi algılanmış hissedebilir Önemsenmemiş veya tam olarak dinlenilmemiş olmaktan dolayı kızgınlık duyabilir Genellikle, dinlemeden verilen teselli mesajları, konuşan kişide sorununun küçümsendiği duygusunu yaratabilir
Bunların ardından, gelin kendimizi gözden geçirelimÇocuğumuz, arkadaşımız veya eşimizle yaptığımız günlük konuşmalarda tarzımız ve yaklaşımımız genelde nasıl? İletişimimiz yukarda sözü edilen dinleme engellerine takılıyor mu? Tam yanıtı bulamıyorsanız, kendinizi 1-2 gün izlemenizi öneririm Çünkü iyi bir dinleyici olmanın, yani karşıdakini dinleme ve anlamanın bence birinci şartı; kişinin öncelikle kendini dinlemeyi ve anlamayı başarabilmesidir


SAĞLIKLI İLETİŞİMİ ENGELLEYEN DİĞER ETKENLER

İnsanların algılama gücü birbirinden farklı olduğundan, iletilen bilgilerin de farklı anlaşılması olasılığı her zaman vardır Oysa önemli olan, bilgilerin herkes tarafından, mesajın amacına uygun olarak anlaşılmasıdır Ne var ki, sağlıklı iletişimi engelleyen çeşitli etmenler bulunmaktadır

I Dille İlgili Etmenler

1Birey ve yazıda kullanılan kısaltmalar
2Uzun cümleler
3Yabancı sözcükler

II Kültür ve Eğitimle İlgili Etmenler

1Mesajı alan kişinin eğitim düzeyi
2Mesajı alan kişinin toplumsal ve siyasal değerleri, dinsel, siyasal ve ideolojik inançları
3Mesajı alan kişinin geçmişteki iş ve toplumsal yaşamı

III Örgütsel Etmenler

1Hiyerarşi ; bilgiler çeşitli düzeydeki görevlilerden geçerler Bu da hem iletişimi geciktirir, hem de anlamını değiştirir
2Örgütün çapı ; örgütler büyüdükçe, iletişim güçleşir Gecikmeler ve kırtasiyecilik artar Yazılar bazı yerlerde unutulur
3Uzmanlaşma ; bilindiği gibi, çeşitli uzmanlık alanlarının, kendilerine özgü bir dili vardır Bu durum uzmanlarla bürokratlar arasında iletişim güçlüklerine neden olur
Örgütün içinde ve dışında bulunan bir çok engeller, iletişim sürecini güçleştirir ve bazı zamanlar tümden durdurur
Bu engelleri aşağıdaki gibi özetlemek olanaklıdır
Psikolojik :Verici ve alıcının görüş çerçeveleri, duygu ve heyecanlar, klişeleşmiş kavramlar, saplantılar
Semantik :Konuşma ve yazı dilindeki karışıklık veya inceliklerin neden olduğu farklar ve anlaşmazlıklar,
Statü :Verici ve alıcının sosyal ve formal statüleri, akademik ve mesleksel gelişme farkları, kaynak sorunu ve ayrımı,
Korunma :Vericinin bazı yüklenmeler altına girmesi durumunda önceden hazırlayacağı savunma mekanizmaları,
Alan :İletişim merkezleri ile birimleri arasında uzaklık,
Hiyerarşi :Üst-ast ilişkilerinde çatışmalar, yetkinin oldukça az veya aşırı derecede aktarılması, fazla dar yahut geniş kontrol alanı, düzensiz informasyon akımı,
Uyutma :Karar sürecine katılma olanağı verilmeyen uygulayıcıların , emirleri savsaklaması veya önemsiz sayması,
Sınırlama :Örgütün amaçları ve görevleri gereği, bazı kapsamın sınırlanması veya gizli tutulması (Bursalıoğlu , 1998 ;118)
İLETİŞİMİN DÜZENLENMESİ

İletişim ağı ve enformasyon gibi kavramlar ile, sibernetik denilen yeni bir disiplin arasında sıkı bağlar bulunmaktadır Sibernetik, karar ve kontrol aracılığıyla, sistemin tutarlılığını sağlamaktadır İletişim süreci, sibernetik bir modele sokulacağı zaman, aşağıdaki soruların ele alınması ve cevaplandırılması gerekmektedir

İletişim merkezleri nasıl bağlanmış bulunmakta ve nasıl işlemektedir?
Besleme süreçleri nasıl bir yapı içindedir?
Ne çeşit bilgi nerede saklanmaktadır?
Karar merkezleri bu bilgiden ne derece yararlanmaktadır?
Sistem kendi parçalarının işlemesini ne kadar farkındadır, yani politika yapıcı merkezlere gelen enformasyonun ilgi ve tekrar dereceleri nelerdir?

Bu soruların cevapları sistemde iletişim kadar denge sürecinin de anlaşılmasına yardım eder Bir iletişim sisteminin işlemesini kolaylaştıracak veya zorlaştıracak olan etken, sistemin açık veya kapalı oluşudur Yapı ve iklimi kapalı olan sistemlerde hem formal hem de informal iletişim bozuktur En ideal model bile bu bozukluğu gideremez Açık sistemlerin yapı ve havası demokratik olduğundan, formal ve informal iletişim zaten kolaylaşır ve iyi bir model de bunları kolayca geliştirir

17.12.06 21:09 Yazan: stanger34

Sibernetik Disiplin Aşağıdaki Problemlerin Çözümünü Hedef Almaktadır;

İletişim süreci sadece dikey değil, aynı zamanda yatay zamanda yatayda işleyecek şekilde en az iki yollu olmalıdır
Görüş ve davranışlarda katılmayı artırmak bakımından, hizmetiçi yetiştirme eylemi de bir iletişim aracı olarak kabul edilmeli ve buna göre geliştirilmelidir
Enformasyon akımının verimli olabilmesi için, haber alma birimleri kurulmalı ve çalıştırılmalıdır
Olanaklar oranında , yazılı yerine sözlü iletişim teknikleri kullanılmalıdır
Engeller azaltılarak ve kaldırılarak, iletişim kanalları açık bulundurulmalıdır
Sık sık konferans tekniklerinden yararlanılmalı ve kişiler arası ilişkiler geliştirilmelidir
Eleme , paraf ve çıkış kontrolü gibi, temizlik (klerans) yöntemleri konulmalıdır
Hiyerarşideki her basamağın iletişim yetkileri saptanmalıdır
İletişim araçları ve malzemenin dağılımı bir plana bağlanmalıdır



























EĞİTİMDE İLETİŞİM


Eğitim yöneticisinin izleyeceği iletişim stratejisi ve ilkeleri şöyle özetlenebilir;

Girişimi başkalarından önce ele almak,
İletişime yapıcı görüşlerle başlamak,
Çevresindekilerin katılma ve işbirliğini sağlamak,
Çevredeki liderleri de çalışmalara katmak,
Katılanları güdülemek,
Başarılan işleri ortaya koymak,
Gerekseme ile doyum arasında denge kurmak,
Söylentilere gerçeklerle engel olmak,
İletişim engellerini bilmek ve değerlendirmek,
Başkalarının fikirlerine saygı göstermek,
Önemli haberleri yinelemek,
Her iletişim aracından yararlanmak,
Destek ve karşı güçleri tanımak,
İletişimi aralıksız sürdürmek


Eğitim Yöneticisine Düşen Görev

Eğitim yöneticileri birer iletişim kaynağı durumundadır Eğitim yöneticisinin iletişimin özelliklerini dikkate alması gerekir; çünkü iletişim insan davranışını etkileyen süreçlerin hem en önemlilerinden birisidir, hem de tüm yönetim süreçlerinin temelinde yatar Eğitim örgütlerinin havasında, doğal iletişimin rolü yadsınamaz Bu nedenle; yönetici kişi ve gruplar arasındaki iletişimi dikkatle izlemeli ve doğal iletişim kaynaklarını bularak, onları örgüt amacına yöneltmelidir İç ve dış iletişim akımlarını yabancı kalan yönetici, diğer yönetim süreçlerini gerçekleştirmede de başarısızlığa uğrar
HAZIRLAYAN :Süha GİRMEN


KAYNAKLAR

ATABEK, E (1995) ; Çocuklar, Büyükler ve Tavşanlar Altın Kitaplar: İstanbul
AYDOĞMUŞ, K ve arkadaşları (1992); Ana-Baba Okulu Remzi Kitabevi: İstanbul
BURSALIOĞLU, Ziya (1998); Okul Yönetiminde Yeni Yapı ve Davranış,11 Baskı, Pegem Yayıncılık, Ankara
CÜCELOĞLU, Doğan (1996); Yeniden İnsan İnsana, 14 Baskı, Remzi Kitapevi, İstanbul
CLARKE, 1 1 (1996); Çocuk Bakımı ve Eğitimi I Papirus Yayın Dağıtım: İstanbul
GORDON, Thomas (1996); EAE Etkili Anababa Eğitimi: Aile İletişim Dili Sistem Yayıncılık İstanbul
GORDON, Thomas (1996); EAE Etkili Anababa Eğitiminde Uygulamalar Sistem Yayıncılık İstanbul
HICKS, Herbert (1979); Örgütlerin Yönetimi, 3 Baskı,(Çev TEKOK Osman, AYTEK Bintuğ, ŞEN Salim) Turhan Kitapevi, Ankara
KAYA, Yahya Kemal (1996); Eğitim Yönetimi, 6 Baskı, Bilim Yayınları, Ankara
NAVARO, Leyla (1996); Beni Duyuyor Musun? Ya-Pa yayınları: İstanbul
YAVUZER , Haluk (1996); Çocuk Eğitimi EI Kitabı Remzi Kitabevi: İstanbul

17.12.06 21:13 Yazan: stanger34

İLETİŞİMİ ENGELLEYEN FAKTÖRLER
1 KİŞİSEL FAKTÖRLER
İletişim sürecinin iki temel unsuru olan gönderici ve alıcı, aynı zamanda etkin bir iletişimi önleyici rol de oynayabilirler Kişisel amaçlar, hisler, duygular, değer yargılan ve alışkanlıklar bir yandan mesajı oluşturan sembolleri formüle etmeyi etkilerken bir yandan da belirli kişilerden gelen mesajlara karşı olumsuz ve kayıtsız bir tutum takınmaya sebep olabilir Başka bir deyişle, alıcının göndericiye olan tutumu, güveni ve inancı, göndericiden gelecek mesajları farklı şekillerde değerlemesi ile sonuçlanacaktır veya, eğer gelen mesaj alıcının bildiği veya inançları ile ters ise, bu tür bir mesaj muhtemelen tam olarak algılanmayacaktır
A) Hale Etkisi : Kalıplaştırma ve kaynağına göre mesajı değerlendirme eğilimi, belli bir noktaya takılıp kalmayı, çok çeşitlilik gösteren uyarıcılann yalnızca belli bir noktasından olaylara bakmayı ifade eder Hale etkisi ise bunların tersine yalnızca tek bir özelliğe bakarak bütün diğer özelliklerin de aynen onun gibi olduğunun düşünülerek algılanmasıdırBaşka bir deyişle güven duyulan bir kişi konuşurken, ya da hiç tanınmayan ancak inançlara ve değerlere uygun tarzda konuşan kişinin, bütün söylediklerinin iyi ve doğru şeyler olarak algılanması, bunun tam tersi bir durumla karşı karşıya kalındığında ise, ya konuşmaları duymamazlıktan gelme, ya da önemli bir şey söylemediğini düşünme eğilimi, hale etkisini açıklamaktadır Böylece kişilerde var olduğu bilinen tek bir nitelik, diğerlerine ve özellikle iletilen mesajın anlamına yansımış, onun gerçek anlamını bilmeden olumlu veya olumsuz nitelenmesine ve iletişimin aksamasına yol açacaktır
B) Kişilik Uyumunun Tam Olmaması: İletişim, bireylerin kişiliklerinin karşılıklı bir biçimde hareket halinde olmasına bağlı bir ilişki sistemidir Etkili bir iletişim sürecinde alıcı ile kaynağın etkileşim ilişkisinin paralel olması, özellikle de benzer yönlü olması gerekmektedir Etkileşim ilişkisinin benzer yönlü olması, iletişim olgusunu tam olarak gerçekleştirmek için yeterli bir husus değildir Ancak, her paralel iletişim, etkili biçimde bir davranışı meydana getirir demek değildir Bunun yanında paralel olmayan bir etkileşimle oluşan iletişim ilişkisi, bir yandan iletişim olgusunun etkinliğini engellerken, öte yandan arzu edilmeyen davranışları meydana getirebilir Paralel etkileşime dayalı iletişim sürecinin aynı zamanda istenilen sonucu elde etmesi için, kişilerin ilişki düzeylerinin • davranış düzlemleri ile uyumlu olması gereklidir Örnek olarak, kişiliğin üç yönü örnek alındığında, ebeveyn, yetişkin ve çocuk için üç değişik durum söz konusudur Bu üç kişiye ait davranışlar ayrı ayrı kendisine uygun düzlem içerisinde olursa, iletişim sürecinden arzu edilen sonuç elde edilebilir
Sonuç olarak, etkin ve verimli bir iletişim sisteminin oluşturulabilmesi için kaynağın, alıcının ve mesajın belirli özellikler taşıması gereklidir Ayrıca, iletişim olgusu şuursuz bir ilişki olmayıp, kurallara bağlı bir ilişki biçiminde ve istenilen özelliklere uygun olmalıdır
Etkili bir iletişim süreci meydana getirebilmek için, iletişim engelleri mümkün olduğunca kaldırılmaya çalışılmalıdır Bunun için de, mesajın olduğunca açık olması ve zamanında alıcılara ulaştırılmasının beklenen davranışları ortaya çıkaracağından hiç kuşku yoktur
Arzulanan davranışların elde edilebilmesi için iletişim ilişkisi uygun ortam ve zamanda başlatılmalı, ilişkinin şekli de amaç ve çevreye uygun olmalıdır İletişim süreci ile grup ilişkileri paralel gelişen bir ilişki olduğundan, kişiler arasındaki ilişkilerin sıklığı da iyi düzenlenmelidir Tatminsizliğe neden olan veya biçimsel olmayan liderleri zamansız ortaya çıkaran iletişim kalıplarından uzak durmakta yarar vardır
C) İletişim Kaynağına Güvensizlik: Bir mesajın güvenirlik derecesi büyük ölçüde göndericinin, alıcı hafızasındaki güvenirlik derecesinin bir fonksiyonudur Aynı şekilde, göndericinin güvenirlik derecesi ise bir çok faktörün fonksiyonudur Bazı durumlarda mesajın yöneticiden gelmesi onun güvenirliğini artırabileceği gibi, tersi bir durum da söz konusu olabilir Örnek olarak, çalışanlarla yöneticiler arasındaki bir görüşmede çalışanlar yöneticinin bazı iddialarına biraz tereddütle bakabilirler Diğerlerinde olduğu gibi burada da göndericinin algılanan karakteri ve dürüstlüğü önemlidir Mesajı gönderenin dürüstlüğünden şüphe edilirse, mesajın içinde olduğundan farklı bir anlam aranır ve o şekilde değerlendirilmeye çalışılır
Yine aynı şekilde, göndericinin de alıcıya güvenmemesi durumunda, göndereceği mesajı algılamakta güçlükle karşılaşabileceği düşüncesiyle, mesajı aşın yüklü veya cılız gönderebilir'Bu durumda da etkili iletişim engellenmiş olur
2 FİZİKSEL FAKTÖRLER
Bu faktörler daha çok haberleşme kanalı ve bunu etkileyen çevresel koşullarla ilgilidir Gürültü, sözlü haberleşmeyi etkileyen önemli bir engeldir Aynı şekilde çeşitli konuşma ve yazma araçlarını etkileyen teknik bozukluklar da fiziksel faktörlere örnektir
3 SEMANTİK FAKTÖRLER
Semantik faktörler mesajı formüle etmek için kullanılan sembollerle ilgilidir Bazı sembollerin birden fazla anlamı olması yanında, belirli bir sembol belirli kişiler için farklı anlamlar ifade edebilir Bu nedenle, göndericinin bir sembole verdiği anlam ile alıcının buna verdiği anlam farklı olabilir Veya alıcı mesajı oluşturan sembolleri hiç tanımayabilir Örneğin belirli bir konudaki çok teknik bir yazıyı, bu konu ile ilişkisi olmayan bir kimse anlamayacaktır
4 DİL GÜÇLÜKLERİ
Dil haberleşme araçları içinde en önemli olanıdır Ancak, bir dilin içerdiği kelimelerin bazen birden çok anlam taşıdıklarını ve bu anlamların birbirleriyle hiç ilgisi olmayan hususlar olduğunu ifade edebiliriz Buradan göndericinin bir kelimeye ya da kavrama verdiği anlam ile alıcının bu sembol veya kavrama verdiği anlam farklı olabilir Hattâ bazen alıcı göndericinin kullandığı kelime veya kavramı hiç bilmiyor olabilir Bu takdirde de bilmediği bir şeyi başka bir anlama çeker yani yorumlar, yakıştırır Bütün bu açıklamalar bize dil güçlüklerinin şematik faktörler olarak haberleşmeyi büyük ölçüde engellediğini göstermektedir Bu güçlükleri ortadan kaldırmak için yapılacak şey, belli kavramları başka kelime ve kavramlarla tanımlama yoluna gitmektir Özellikle yanlış anlaşılmasından kuşku duyulan hususları basit şekilde ve herkesçe bilinen kelimelerle tanıma yoluna gitmek önemli bir faktör olduğu gibi, kelimeler yanında hazırlanan şemalar, grafikler ve resimlerin sözlü ve yazılı mesaj iletimine büyük ölçüde yardımcı olduklarını ve yanlış anlamaları önlediklerini söyleyebiliriz Özellikle şekiller ve resimler yazılı ve yüzyüze sözlü haberleşmede yanlış anlamaları asgariye indiren araçlardır Bunun yanında yüzyüze haberleşmede önemli olan faktörlerden biri de, yüz ifadeleri (gülme, somurtma), mimikler, el sıkma ve benzeri hal ve tutumlardır Bu tutumlar bazen sözle ifade edilenlerden daha fazla etkili olurlar Hatta bazen insanın söylediği ile yaptığı arasındaki farkı ortaya koyarlar Söylenmek istenen şeyin yorumlanmasını samimi olup olmamasını ortaya koyarlar Bu nedenle, dil ve kelimelerden ortaya çıkan anlamlar hareketlerle takviye edildiği zaman mesajın daha etkili iletildiği söylenebilir Bilhassa yüzyüze haberleşmenin yazılı haberleşmeye üstünlüğü burada ortaya çıkmaktadır
5 ZAMAN BASKISI
Bazen iletişim sürecinin aldığı süre de bir bariyer olarak görülebilir Örneğin, özellikle zaman baskısı varsa mesaj asıl alıcıya ulaştırılmak üzere başka birisine aktarılır Veya organizasyonlarda, alıcıya belirli kademelerden ve formal yollardan ulaşmak yerine informal ve kısa yollar seçilebilir Bu ise normal olarak iletişim süreci içine girecek bazı kimseleri dışarıda bıraktığı için uygulamada karışıklıklara yol açacaktır Yöneticilerin zamanlarının kıt olması, bazı konuları çok özet olarak söylemelerine yol açmaktadır Bu da bazen bir iletişim engeli olmaktadır
6 ALGILAMADA SEÇİÇİLİK
Algılamadaki seçicilik (selective perception) olarak adlandırılabilecek bu faktör bazı mesajların veya mesajın bir kısmının bilerek veya bilmeyerek algılanmaması ile ilgilidir Örneğin kişiler belirli öntiplere (stereotype) ve önyargılara sahip iseler, belirli kaynaklardan (göndericilerden) gelecek olan mesajları ya hiç algılamayacaklar veya göndericinin kastettiğinden farklı bir şekilde algılayacaklardır Bu durum aynı zamanda kişilerin duymak istedikleri şeyleri duyacakları ile de ilgilidir
7 HATALI TAMAMLAMA
İnsanlar, ilişkilerin sıklık derecesine göre, devamlı ilişki içinde bulundukları kişiler için kalıp davranışlar beklerler ve belirli tip mesajlar karşısında bekledikleri bu kalıp davranışlarının gerçekleşmesini arzu ederler Aynı biçimde belirli davranışlara bağlı olarakta özel mesajlar beklerler Aldıkları mesaj bu beklenilen mesajlara uymuyorsa bunu kendi beklentileri doğrultusunda tamamlayarak işleme koyarlar Aynı şekilde beklenen mesajın gelmemesi de davranışsal tatmine engel olur
8 GERİ İLETİMDEN KAYNAKLANAN İLETİŞİM ENGELLERİ
Geri iletim, mesajın hedef birime ulaşıp ulaşmadığı, hedef birimce anlaşılıp anlaşılmadığını ortaya çıkarması bakımından önemli bir iletişim aracıdır İletişimde geri iletim yapılırken bir takım yanlışlar yapılmakta, bunlar da iletişimin engellenmesine neden olmaktadır
Geri iletim bir yansıtma aracı olduğu için mesaja ilişkin tepkileri, kuşkuları ve mesajın içeriğinin anlaşılır olup olmadığını kapsaması gerekmektedir Bu yapılmaz, ya da eksik geri iletim verilirse, kaynak birim gönderdiği mesajın ne derece anlaşıldığını bilemeyecektir
Anlaşılması güç, geçerliliği olmayan geri iletim iletişimi engelleyebilir Bunun yanı sıra geri iletim zamanında yapılmalıdır Başka bir deyişle kaynak birimin mesajını verdikten kısa bir süre sonra yapılırsa bir anlam ifade eder, yoksa anlamı kaybolacağından iletişimi engelleyebilir
Kaynak birimi küçük düşürmeyi hedefleyen, genellemelere yer veren geri iletim de iletişimi engelleyen başlıca özelliklerden biridir
İletişim süreci içinde bulunan elemanların özelliklerinden ve konumlarından kaynaklanan ve kaynaklanabilecek iletişim engelleri açıklandıktan sonra kısaca diyebiliriz ki; iletişimin başarısı iletişimde bulunan kişilerin iletişim sürecine ve bu konudaki bilgilerine yakından bağlıdır

KAYNAKLAR
BERBEROĞLU Güneş, Yönetim ve Organizasyon, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Ekim 1996, Eskişehir,
EREN Erol, Yönetim ve Organizasyon, Beta Yayınları, 3 Baskı, 1996, İstanbul
ERTÜRK Mümin, İşletme Biliminin Temel İlkeleri, Beta Yayınları, 4 Basım, Nisan
KOÇEL Tamer, İşletme Yöneticiliği, Beta Yayınları, 6 Baskı, Mart 2001, İstanbul
2000, İstanbul
wwwmarmaraedutr

17.12.06 22:17 Yazan: izmirly_musty

çok saol stanger34 kardeş çok işime yaradı wll

08.10.08 13:37 Yazan: İLKERBEY

Alıntı:
izmirly_musty Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
arkd bana iletişim ve iletişim engelleri hakkında yazı lazım bana yadımcı olursanız sevinirim:blink:
Bana iletişimi kolaylaştıran ve engelleyen etmenler hakkkında yazı lazım yardımcı olursanız sevınırımmm

14.11.09 12:13 Yazan: FiyakaLı

Alıntı:
İLKERBEY Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bana iletişimi kolaylaştıran ve engelleyen etmenler hakkkında yazı lazım yardımcı olursanız sevınırımmm
yukarda ki mesajlara göz at, aradığın herşey orada var


 

WEZ Format +2. Şuan Saat: 10:27.


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur. Copyright © 2004-2014

Sitemizdeki içerik,iznimiz olmadan veya kaynak gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. 5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Sitemizdeki Üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan bize bildirin.

PaylasTR.Org | Since 2004

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz