PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > GENEL KÜLTÜR > Edebiyat > Türk Edebiyatı

Sözcük Türleri

Türk Edebiyatı
Sözcük Türleri, Sözcük Türleri 1 ADLAR (İSİMLER) Adlar, evrendeki bütün canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, durumları, bütün bunların birbirleriyle olan ilgilerini karşılayan sözcüklerdir ÖR: kuş, ağaç, yastık, akıl, ağlama, yargı, gezegen 1 a) Bildirdikleri Varlıkların Özelliklerine Göre Adlar I- Özel Ad : Tek bir varlığa verilen ve yalnız o varlığı tanıtan adlar Kişi, hayvan, yer, dil, din, mezhep, millet, ülke, kitap, gazete, kurum dernek, okul adları özel adlardır ÖR: Kerem, Aslı ; Karabaş, Tekir; İstanbul, ve Sözcük Türleri aynı türden varlıkların ortak adı olan kelimelere ne ad verilir, aynı türün adı olan kelimelere ne ad verilir, aynı türün adı olan kelimelere ne denir, basit edatlar hakkında bilgi, cümlede varlık adı yerine kullanılan kelimeye ne ad verilir, kelime türleri hakkında bilgi, sözcük türleri (isim sıfat vb.)hakkında bilgi veriniz, sözcük türleri hakkinda bi, sözcük türleri hakkında bilgi, sözcük türleri hakkında bilgiler, sözcük türleri ile ilgili bilgi, sözcüğün türleri ile ilgili bilgiler, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
Paylaş
13.01.06 19:03 Yazan: Yugunes
Sözcük Türleri

Sponsorlu Bağlantılar

Sözcük Türleri


1 ADLAR (İSİMLER)

Adlar, evrendeki bütün canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, durumları, bütün bunların birbirleriyle olan ilgilerini karşılayan sözcüklerdir

ÖR: kuş, ağaç, yastık, akıl, ağlama, yargı, gezegen


1 a) Bildirdikleri Varlıkların Özelliklerine Göre Adlar

I- Özel Ad : Tek bir varlığa verilen ve yalnız o varlığı tanıtan adlarKişi, hayvan, yer, dil, din, mezhep, millet, ülke, kitap, gazete, kurum dernek, okul adları özel adlardır

ÖR: Kerem, Aslı ; Karabaş, Tekir; İstanbul, İzmir ; Türkler, İngilizler, Araplar ; Türkiye, Azerbaycan ; Türkçe, İngilizce ; Müslümanlık, Hanefilik ; Milliyet, Yeni Hayat ; İstanbul Üniversitesi, Türk Hava Yolları

II- Tür (Cins) Adı : Aynı türden varlıkları gösteren kelimelere tür adı denirVücudun organlarının adları, akrabalık, hayvan ve bitki adları, araç adları bu adlara girer

ÖR: baş, gövde, ayak; ana, baba, dayı; kedi, ağaç; çekiç, tabak

1 b) Varlıkların Oluşlarına Göre Adlar

I- Somut Ad : Duyularımızla algıladığımız varlıklara verilen adlardır

ÖR: çiçek, kalem, bardak, iğne

II- Soyut Ad : Duyularla algılanamayan ancak akıl yoluyla idrak edilen kavramları gösteren adlardır

ÖR: sevgi, insanlık, mutluluk, hak, neşe

III- İş ve Eylem Gösteren Adlar : Fiil kök ve gövdelerine getirilen -mak; -me ve -ş ekleriyle türetilen adlardır

ÖR: uçuş, okuma, konuşmak

1 c) Niceliklerine Göre Adlar

I- Tekil Ad: Aynı türden varlıkların tek olan adıdır

ÖR: oda, öğrenci, Ankara, Ali

II- Çoğul Ad: Türkçede adın birden çok olduğunu göstermek için -lar(-ler) çoğul eki kullanılır Tekil adlara gelerek onları çoğul yapar

ÖR: Ayşeler, teyzemler (aile ve grup adı);
Fatih'ler, Kanuni'ler (belirtilen kişilere benzeyenler);
kemirgenler, sürüngenler (birçok özelliği ortak olan topluluklar);
insanlar, gökler (çoğul anlamı taşıyan tekil adların anlamını güçlendirmek için);
yalvarmalar, yakarmalar (abartı);
Beyfendi gelmediler mi? (saygı)

III- Topluluk Adı : Biçim bakımından tekil olan ancak çoğul bir topluluğu adlandıran sözcüklerdir

ÖR: ordu, sürü, takım, bölük, sınıf

1 ç) Ad Durumları

I- Yalın Durum : Çekim eklerinden hiçbirini almamış durumudur Genel olarak cümlede özne görevini yüklenirler

ÖR: "Vapur, kayalık sahilimize uğramaya cesaret edemedi"
"Davranış, insanın aynasıdır"

II- Yükleme(Belirtme) Durumu: -ı(/-i, -u/-ü ) ekiyle adın taşıdığı kavramın etkilendiği belirtilirBu durum eki, geçişli fiili tümleyerek cümlede nesne görevinde kullanılır

ÖR: "Kitabı sonuna kadar zevkle okudum"
" Uzaktan evi gördüm"

II- Yönelme Durumu: Yönelme durumunda adın belirttiği kavrama yöneliş, dönüş söz konusudur Bu durum, ada -a(/-e) ekinin getirilmesiyle sağlanır

ÖR: Üç yüz bin liraya pantolon aldım (karşılığında)
Perşembeye görüşürüz (zaman)
Bu kitapları masaya bırakın (yer bildirir)
Bu şiiri sana yazacağım (için, amaç)
Zamanla büyüdü, çoluk çocuğa karıştı (ikileme yapar)
Evine bağlı bir adam olarak biliniyordu (sıfat)

IV- Bulunma(Kalma) Durumu: -da(/-de, -ta/-te) ekinin getirilmesiyle "kalma, içinde olma" durumu oluşturulur Diğer kullanımları ise:

ÖR: Bayramda görüşürüz (zaman)
Bu konuda hiç endişe duymadı (dolaylı tümleç)
Türkiye'de nüfus her yıl % 2 artıyor (yer ve içinde olma)
Üretimin onda dokuzu dışarı ihraç ediliyor(kesir sayı sıfatında )
Orda burda başıboş dolaşmaktan usanmadı (ikileme)

V- Çıkma Durumu: -dan(/-den, -tan/-ten) ekinin getirilmesiyle "çıkma, ayrılma" durumu oluşturulur Diğer kullanımları ise:

ÖR: Balı camdan kavanoza aktardılar (sıfat)
Pamuktan yumuşak bir ele sahipti (benzetmeli karşılaştırma)
Pastadan tabağınıza alır mısınız ? (bütünün parçası)
Öğrencilerden kimisi daha sıkı çalışıyor (tamlayan eki durumunda)



1 d) Ad Tamlamaları

Bir adın başka bir adla kurduğu gruba ad tamlaması adı verilirBirinci unsura tamlayan ikinci unsura tamlanan denir Tamlanan unsur daima iyelik üçüncü şahıs eki alır

I- Belirtili Ad Tamlaması: Tamlayan unsurun -nın(/-nin; -ın/-in) tamlayan eki almış durumudur Tamlanan iyelik eki almıştır

ÖR: oda-nın kapı-s-ı, su-y-un ses-i, ne-y-in ne-s-i, İstanbul-un bahar-ı

II- Belirtisiz Ad Tamlaması: Tamlayan unsurun ek almaması durumudur Sadece tamlananda iyelik eki vardır

ÖR: okul çanta-s-ı, yolcu tren-i, yemek masa-s-ı (tür adı)
ayva reçel-i, üzüm su-y-u, yaprak dolma-s-ı (yiyeceklerin neden yapıldığı)
Ankara bal-ı, Pisagor teorem-i, Amasya elma-s-ı (çıkış yeri bildirir)
Adapazar-ı, Konya ova-s-ı, Kuşada-s-ı (yer adı)
93 harb-i, 1988 bahar-ı, 1453 yıl-ı (zaman)
mısır püskül-ü, kestane reng-i (gibi, benzer anlamında)
yumurtasarı-s-ı, limonküf-ü, ayvaçürüğ-ü (renk bildirir)
Milliyet gazete-s-i, Göl İnsan-ları,Türk Dil Kurum-u, Halk Banka-s-ı, Kadıköy Belediye-s-i, Cuma gün-ü, Aralık ay-ı
(gazete,kitap, kurum, gün, ay bildiren adlar kurar)
edebiyat öğretmen-i, evkadın-ı, cumhurbaşkan-ı (meslek ve ünvan)
Türk misafirperverliğ-i, Hollanda lâle-s-i, Fransız mutfağ-ı (milletle ilgili özelllikleri bildirir)[1]

III- Takısız Ad Tamlaması: Hem tamlayanın hem de tamlananın ek almadan anlamca bütünleşmesiyle oluşan tamlamadır Tamlayan tamlananın neden yapıldığını bildirir
Bu terim, dilciler arasında tartışma konusudur Genel kanı, takısız tamlamaların sıfat tamlaması olduğu yönündedir

ÖR: demir çivi, altın bilezik, tahta masa (tamlayanın yapıldığı maddeyi bildirir)
yufka yürek, elma yanak, kiraz dudak (tamlananın neye benzediği)
Çanakkale, Galatasaray, Pamukkale (yer adı)
erkek kardeş, kız kardeş, Doktor Ahmet (akrabalık ve san adları)
kepçekulak, karga burun, armut kafa (deyim)
[arka kapı, sağ el, ön balkon ( yer ve yön bildirir) (sıfat)
on beş, iki bin, elli yedi kuruş, üç litre (sıra sayıları) (sıfat)][2]

IV- Zincirleme Ad Tamlaması: Tamlayanı, tamlananı ya da her ikisi de tamlama olan tamlamalardır

ÖR: taş duvar-ın kalıntı-s-ı,
Ali-nin demir cetvel-i,
tahta masa ayağ-ı-nın renkli cila-s-ı

2 e) Yapılarına göre sıfatlar:

I- Basit Adlar: Ek almamış adlardır
ÖR: yol, deniz, masa, çocuk, ağaç, vapur
II- Türemiş Adlar: En az bir türetme eki almış adlardır
ÖR: çaydan-lık, akı-n, sav-cı, uğra-ş, kes-ki
III- Birleşik Adlar: İki sözcüğün biraraya gelmesiyle oluşan adlarıdır
ÖR: dedikodu, yüzbaşı, gecekondu; ateşkes, basımevi, gülhane, kaptıkaçtı

Sponsorlu Bağlantılar




Gitti Gidiyor..
13.01.06 19:04 Yazan: Yugunes
Re: Sözcük Türleri

Re: Sözcük Türleri


2 SIFATLAR (ÖNADLAR)

Sıfatlar, adların niteliklerini, ne durumda olduklarını, çoğu kez sayılarını, ölçülerini gösteren, soran ya da belirten sözcüklerdir[3]Bu özelliklerin ortaya çıkması için sıfatlar adın önüne getirilir

2 a) Sıfat Tamlamaları : Sıfatlarla adlardan oluşan tamlamaya verilen addır Ad tamlamalarında olduğu gibi sıfat unsuru tamlayan, ad unsuru tamlanan durumundadır"Sıfat tamlamaları birer ad hükmündedir ve adların aldığı çekim eklerini alabilirler" [4]

ÖR: Genç yakışıklı tertemiz giyimli bir (adam) önümde belirdi
Soluk, süzgün, ince bir (yüz) karşımda duruyordu

2 b) Niteleme Sıfatları : Varlıkların durumlarını, biçimlerini, renklerini kısaca nasıl olduklarını bildiren sözcüklere verilen addır[5] “nasıl” sorusunun karşılığı olan sıfatlardır

ÖR: kara tavuk, kırmızı elbise (renk)
güzel çocuk, iyi evlat (belirgin nitelik)
tatlı elma, acı biber (duyularla algılanan nitelik)
uzak ev, derin kuyu (yüzölçümü ya da zaman nitelik ve ilgileri)
kör Hamdi, topal Osman (fiziksel ya da bedensel nitelik)
çabuk iş, yavaş araba (türlü nitelikler)[6]

2 c) Belirtme Sıfatları : Adları sayı belirterek, soru sorarak ya da gösterme yoluyla, kimi zaman da belgisiz olarak belirten sıfatlardır[7]

I- İşaret(Gösterme) Sıfatları : Adları gösterek belirten sıfatlardır Bunları işaret zamirleriyle karıştırmamak gerekir "hangi" sorusunun karşılığı olan sıfatlardır

ÖR: bu ev, şu araba, o köy

II- Soru Sıfatları : Adları soru yönünden belirten sıfatlardırBunları soru zamirlerinden ayırmak gerekir"hangi, kaç, kaçıncı, ne, neden, nasıl" gibi sözcüklerden oluşur

ÖR: Kimse ne iş tutacağını bilmiyordu Hangi kalem senindi ? Kaç liralık fatura kesilecek?(sıfat) Saati kaça aldınız? (zamir)


III- Belgisiz(Belirsiz) Sıfatlar : Bir adı ona kesinlik kazandırmaksızın beliten sıfatlardır"bir, hiç, birtakım, birkaç, birçok, her, biraz, bazı, çoğu, kimi, herhangi, filan, falanca, fazla, bütün, öteki, hep, nice" gibi sözcükler dilimizde belgisiz sıfat görevi görürler “hangi” sorusunun karşılığı olan sıfatlardır

ÖR: Bir bayram günü çoğu zaman tüm insanlar herhangi bir gün

IV- Sayı Sıfatları : Sayı adları, başka bir adın sayısını, ölçüsünü, sırasını belirtmek üzere sıfat olarak kullanılırlar

A Asıl Sayı Sıfatları: Adların kesin sayılarını belirtir Bütün doğal sayılar asıl sayı sıfatı görevinde kullanılır "kaç" sorusunun karşılığı olan sıfatlardır

ÖR: on iki ay, bir paket şeker, yüz iş günü

B Sıra Sayı Sıfatları: Belirttikleri adların sıralarını gösteren sıfatlardır -ıncı (/-inci) ekinin asıl sayılara getirilmesiyle yapılır "kaçıncı" sorusunun karşılığı olan sıfatlardır
ÖR: üçüncü şahıs, beşinci sınıf, on yedinci koltuk

C Üleştirme Sayı Sıfatları : Adların bölüştürme, paylaştırma anlamlarını vererek sayılarını belirten sıfatlardır (-ş)-ar * ekinin asıl sayılara getirilmesiyle yapılır "kaçar " sorusunun karşılığı olan sıfatlardır

ÖR: birer silgi, üçer kalem, beşer ev, altışar sinema bileti,
yedişer kutu, onar bin lira, yüz biner konut,

NOT: -ar ekindeki -ş- ünsüzü hakkında şu bilgileri ekleyebiliriz:
Sesliyle biten sayılardan sonra bu ek yapılık genişlemesi (türeme) ile -şer olur ve bir koruma sesdeşi (yardımcı ses) almış gibi görünür Besbelli bu ses beş sayısından beş-er, altı-şar, yedi-şer şeklinde sıçrama ile geçmiştir [8]
"İkirer, altırar ygirmi, yitirer (yitişer)" [9]



Ç- Kesir Sayı Sıfatları: Belirttiği adların sayısını kesirli olarak gösteren sıfatlardır Kalma(Bulunma) durum eki -da(/-de) almış bir sayı adının başka bir sayı adıyla tamlama ve bu tamlamanın bir ada tamlama olmasıylakullanılır "kaçta kaçı" sorusunun karşılığı olan sıfatlardır

ÖR: yüzde yüz kâr artışı, dörtte bir pay

D- Topluluk Sayı Sıfatı: Belirttiği adların birden fazla olduğunu bilrdiren sıfatlardır (-i)-z ekinin asıl sayı sıfatına getirilmesiyle oluşturulur

ÖR: ikiz çocuk, beşiz oğlan, dördüz kedi yavrusu

2 ç) Sıfatlarda Küçülltme :

Küçültme ekleri denilen eklerle sıfatların anlamlarında azalma, küçülme kimi kez de okşama belirmekte ve bu birlekte kullanıldığı adı da etkilemektedir Küçültme -cık, -ca, -msı, -mtırak, -rak ekleriyle yapılır

ÖR: küçü-(k)-çük tabure, derin-ce kuyu, yeşilim-tırak gömlek, acı-msı biber

2 d) Sıfatlarda Pekiştirme:

Çoğunlukla niteleme sıfatları, niteledikleri adın anlamını güçlendirmek amacıyla pekiştirmede kullanılır Pekiştirme iki türlü gerçekleşir:

I- Ses Değişikliği Yoluyla: Sıfatın birinci hecesine /m/p/r/s/ ünsüzlerinden biri getirilerek yapılır

ÖR: be-m-beyaz kâğıt, ka-p-kara cam, te-r-temiz ceket, pe-s-pembe rüya

II- İkileme(Yineleme) Yoluyla:İkileme sıfatın anlamını yaygınlaştırır ve özellikle çoklu (çoğul) halinde adlara gelirler[10]

ÖR: çağıl çağıl su, türlü türlü yemek (aynı kelime ile ikileme)
kırık dökük ev, güçlü kuvvetli çocuk (yakın anlamlı ikileme)

2 e) Sıfatlarda Karşılaştırma :

Karşılaştırma, iki nesneden birinin taşıdığı niteliğin daha az ya da daha çok oluşuna göre ölçüsünü saptamaktadır " daha, çok, pek, en “ zarfları ile yapılır

ÖR: daha iyi ayakkabı ( üstünlük), en iyi ayakkabı (en üstünlük),
çok iyi ayakkabı(aşırılık), pek iyi ayakkabı (aşırılık)

2 f) Yapılarına göre sıfatlar:

I- Basit sıfatlar: Ek almamış sıfatlardır
ÖR: düz (yol), az (para), bu (ev)
II- Türemiş sıfatlar:
ÖR: uzun-luk (birimi), büyü(k)-cek (halı)
III- Birleşik sıfatlar:
ÖR: açıkgöz (müşteri) boşboğaz (adam) cingöz (çocuk)

13.01.06 19:04 Yazan: Yugunes
Re: Sözcük Türleri

Re: Sözcük Türleri


3 ZAMİRLER (ADILLAR)

Adların yerini tutan, kişi, soru, gösterme ve belgisizlik kavramları taşıyan kelimelerdir Zamirler adlar gibi ad durumlarına girerler Bir adla birlikte tamlama kurarlar Yine diğer adlar gibi cümlede özne, nesne, tümleç ve yüklem olurlar
Zamirler, "bence, sence, kendince, bunca, şunca, bencileyin " kelimelerinde olduğu şekilde zarf durumuna geçebilirler İlgi eki olan -ki 'nin zamire gelmesiyle tamlamanın tamlanan unsuru atılır: " benim kalemim=benimki "

3 a) Kişi Zamirleri : Kişi adlarının yerini tutan kelimelerdir Bu zamirlerde "söyleyen, dinleyen ve adı geçen" şahıslar "ben, sen,o" ve çokluklarıyla "biz, siz, onlar" şeklinde sıralanırlar Durum ekleri alarak çeşitli anlamlar yüklenirler

ÖR: Ben görevimi yaptım Beni okuldan aradılar
Bana yine iş çıktı Bende olmayan birşey sordu
Benden ne istediklerini bilmiyorum Benim odamda sigara içilmez

3 b) Dönüşlülük zamiri : Yapılan işin, yapana döndüğünü gösteren, veya söz içinde öncülü kişiyi daha ziyade belirtmeye yarayan zamirlerdir[11] "kendi " kelimesinden oluşur

ÖR: Kendi kendini yaktı Kendinde değildi


3 c) Gösterme zamirleri : Varlıkları, genellikle adlarını söylemeden, göstererek belirten kelimelerdir Dilimizde "bu, şu, o " ve çokluklarıyla "bunlar, şunlar, onlar" kelimeleri gösterme zamirlerini oluştururlar Diğer zamirler gibi ad durum ekleri alırlar Bu zamirlerde kaynaştırma harfi (zamir n'si) kullanılır: bu-n -dan, şu-n -u, o-n -da Bu zamirleri gösterme sıfatlarıyla karıştırmamak gerekir Aralarındaki tek fark sıfatın bir ada
bağlı olmasıdır
Öteki, beriki kelimeleriyle böyle ve öyle kelimelerinin iyelikli hali olan böylesi ve öylesi kelimeleri de gösterme zamiri olarak kullanılır

ÖR: Bu ev satılık değilmiş( sıfat)
Damdaki kiremitler kırılmış Bu, evin aleyhine bir durumdur (zamir)
Böylelerine güvenip de sokağa çıkılır mı hiç ?
Bu işe ben başladım Ötekini de sen bitir

3 ç) Belgisiz zamirleri : Kesinlekle bir kişi, bir nesne göstermeksizin adların yerine kullanılan, adları belirsiz biçimde karşılayan kelimelerdir Dilimizde "herkes, kimse, kimi, kimisi, biri, birisi, çoğu, hepsi, bazısı, falan, filan, birkaçı, birazı, birçoğu, başkası, birtakımı, insan, adam, şey " gibi kelimeler belgisiz zamir görevini üstlenmiştir belgisiz zamirler, kişi zamirleri kadar çok kullanılır Belgisiz sıfatlarla bunları karıştırmamak gerekir

ÖR: Bazıları böyle söylemiyor (zamir)
Bazı insanlar böyle söylemiyor (sıfat)
Kapıda bekler de kimseyi içeri göndermem
Bunu herkes gibi ben de bilirim

3 d) Soru zamirleri : Soru yoluyla adların yerini tutan kelimelerdir Başlıcaları "neye, neyi, neden, kim, kimi, kaça, kaçtan, hangisi, hangisinin" kelimeleridir Bütün zamirler gibi ad soylu kelimelerin tüm özelliklerini alırlar

ÖR: Limonu kaçtan aldınız ? (zamir) Limonu kaç liraya aldınız ? (sıfat)
Kimdi bu? Ötekiler hangileridir acaba ?

3 e) Ek biçiminde zamirleri:

I- İyelik zamirleri: Daha önce ekler konusunda anlatılan iyelik ekleridir

ÖR: Benim kitabım ı yayınladılar
Çocuk senin evin i gösteriyordu
Tüm para, onun çantası ndaymış
Bizim mahallemiz de doğal gaz yok
Sizin bahçeniz e kediler mi dadanmış?
Bu araba, onların arabası değilmiş

II- -ki zamiri: İsim tamlamalarında tamlananın yerine geçen ek halinde bir zamirdir Sıfat yapan -ki ekiyle karıştırmamak gerekir

ÖR: Emre'nin kitaplığı hayli büyükmüş Onunki de bir şey mi? Yalçın'ınki Emre'yi ikiye katlar (zamir -ki'si)
Kapıdaki kedi, sırılsıklam olmuş (sıfat yapan -ki)

3 f) Yapılarına göre zamirler:
I- Basit zamirler:
ÖR: ben, biz, şu, o,kim vb
II- Türemiş zamirler:
ÖR: öteki, beriki vb
III- Birleşik zamirler:
ÖR: birçoğu, birkaçı, herkes vb

13.01.06 19:05 Yazan: Yugunes
Re: Sözcük Türleri

Re: Sözcük Türleri


4 ZARFLAR (BELİRTEÇLER)

Fiillerin ya da fiilimsilerin, sıfatların, zarfların anlamlarını zaman, yer ve yön, durum, nicelik, soru kavramlarıyla belirleyen ya da sınırlayan kelimelere zarf denir [12]

4 a) Zaman Zarfları : Fiillerin ya da fiilimsilerin anlamlarını zaman yönünden belirleyip sınırlayan kelimelerdir "Ne zaman ? " sorusunun yükleme sorulması ile bulunabilir

ÖR: Dün gelip bugün gitti
Henüz yazamadım, şimdi yazmaya başladım
Sabahleyin çıkıp akşamleyin dönüyor

4 b) Yer ve Yön Zarfları : Fiilleri ya da fiilimsileri yer ve yön bakımından beligin hale getiren zarflardır "Ne yöne ? " sorusunun yükleme sorulması ile bulunabilir

ÖR: Adam soğuk olduğu halde dışarı çıktı
Anayola çıkmak için geri gideceksiniz
Gemi yanlış yüklendiği için yan yattı

4 c) Durum zarfları : Fiiller ve fiilimsilerin anlamlarını durum yönünden belirten kelimelerdir "Nasıl ? " sorusunun yükleme sorulmasıyla bulunabilir

ÖR: Kalbi, heyecandan küt küt atıyordu
Sınavı kazanmasını sevinçle karşıladım
Toplantıdan sessizce ayrıldığını sonra farkettik

4 ç) Nicelik (Azlık-Çokluk) zarfları : Bir sıfatın, bir fiilin, fiilimsinin ya da başka bir zarfın anlamını azlık-çokluk bakımından belirleyen zarflardır "Ne kadar, ne miktarda ? " sorularının yükleme sorulmasıyla bulunabilir

ÖR: Sirke gibi ekşi erik yiyerek midesini ağrıttı
Bu kadar çalıştığı halde köşeyi dönemedi
Taraftarlar yenilgileri çok fazla önemsiyor
Bu sıralarda arkadaşlarla sık sık görüşüyoruz

4 d) Soru zarfları : Bir sıfatı, bir fiili, bir fiilimsiyi ya da zarfı soru yoluyla belirleyen zarflardır

ÖR: O adam burulurda ne dolaşıp duruyor?
Bu endişeye yürek nasıl dayansın
Ne diye kendini yorarsın elâlemin çocuğu için ?
Niçin baktın bana öyle?


4 e) İşaret zarfı: Fiillere ve fiilimsilere gelerek gösterme anlamı içerir

ÖR: Trenden indi, işte geliyor

4 f) Yapılarına göre zarflar:
I- Basit zarflar:
ÖR: dün, çok, gece, en, pek vb
II- Türemiş zarflar:
ÖR: akşamleyin, ansızın, erken, yazın vb
III Birleşik zarflar:
ÖR: birçok, bugün, biraz, şimdi vb
IV- Gruplaşmış (öbekleşmiş) zarflar:
aşağı yukarı, bazı bazı, ikide bir, pek çok vb

13.01.06 19:05 Yazan: Yugunes
Re: Sözcük Türleri

Re: Sözcük Türleri


5 EDATLAR (İLGEÇLER)

Tek başlarına anlamları olmayan, ancak cümle içinde diğer kelimelerle birlikte kullanıldıklarında anlamları ortaya çıkan kelimelerdir

5 a) Birliktelik ve araç edatı: ile (-y-la/-y-le, -la/-le)

ÖR: Yakında, arkadaşı(yla) ile turistik geziye çıkacak
Ankara'ya ancak uçak(la) ile çabuk ulaşabilirsin

5 b) Sebep edatları: için, dolayı, ötürü, üzere

ÖR: Okula geç geldiği için dersi kaçırdı
Uçağın arıza yapmasından ötürü uçuş ertelendi

5 c) Benzerlik edatı: gibi

ÖR: Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhhat gibi
(Muhibbî[Kanunî Sultan Süleyman] XVIYüzyıl)
Çocuk gibi hüngür hüngür ağladı

5 ç) Miktar edatı: kadar

ÖR: Bu kadar yıl olmuş görüşmeyeli

5 d) Zaman edatları: [-den] beri, önce, sonra

ÖR: Şirket, 1963'ten beri pamuk işleme işinde faaliyet göstermektedir
Gençlik, yirmi beşten sonra yerini orta yaşlılığa bırakır

5 e) Yer ve yön edatları: -e karşı, -e doğru, -den yana

ÖR: Koruluktan yana ev yapalım
İki kardeş liseye doğru yavaş adımlarla ilerliyorlardı

5 f) Yapılarına göre edatlar:
I- Basit edatlar:
ÖR: gibi, için, beri, kadar, ait, rağmen vb
II- Türemiş edatlar:
ÖR: üzere, sonra, önce, ötürü, dolayı vb

13.01.06 19:06 Yazan: Yugunes
Re: Sözcük Türleri

Re: Sözcük Türleri


6 BAĞLAÇLAR

Tek başlarına anlamları olmayan, ancak eş görevli kelime, kelime grubu ya da cümleleri birbirine biçimce ve anlamca bağlamaya yarayan kelimelerdir

6 a) Sıralama bağlaçları: (ve, ile)

ÖR: Evin beyi ile hanımı tatile çıkmışlar
Kadın aşağı indi ve kapıyı kocasına açtı

6 b) Denkleştirme bağlaçları: veya, ya da, yahut sözcükleri kullanılır

ÖR: Ali veya Sırrı tiyatro oyununa benimle gelir mi?
Olmak ya da olmamak (Shakespeare'in Hamlet'inden)

6 c) Karşılaştırma bağlaçları: yaya, (da)deda(de), hemhem, nene, isterister, gerekgerek sözcüklerinden oluşur

ÖR: Ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin (birini tercih etme)
Uçakla da otobüsle de gidiyebilir bir yerdir(eşit olma)
Hem konuşuyor hem de yemek yiyordu(eşit olma)
Ne tuzluda ne tatlıda gözü var (tercih etmeme ve olumsuz olma)
İster evde otur, ister bizimle gel, farketmez
Gerek yakınları, gerek hastane personeli olsun, yardımlarını esirgemediler

6 ç) Cümle bağlayıcıları: ancak, fakat, ama, lâkin, çünkü, zirâ, halbuki, oysa

ÖR: Ayakkabılar ucuz ama ayağıma göresi yok(karşıtlık)
İnsan susuz yaşayamaz Çünkü vücudunun dörtte üçü sudan oluşur(sebep)
Evi satacağını söylüyordu Oysa hâlâ oturuyor (karşıtlık)

6 d) Ki bağlacı: Bu ayrı yazılan ki’dir Ek halindeki ki ile karıştırmamak gerekir Cümleleri birbirine bağlar


ÖR: Akşam evdekilere dedim ki : “Hava güzelken, sahile dolaşmaya inelim
(evde-ki -ler: Burada zamir -ki’sidir)
6 d) Yapılarına göre bağlaçlar:
I- Basit bağlaçlar:
ÖR: ve, de, ama, ile, bile, lakin, hem vb
II- Türemiş bağlaçlar:
ÖR: ancak, açıkçası, kısacası vb
III- Birleşik bağlaçlar:
ÖR: oysa, öyleyse, yoksa, halbuki, veyahut, sanki vb
IV- Gruplaşmış (öbekleşmiş) bağlaçlar:
ÖR: ya da, hem de, tut ki, şu var ki, o halde vb

13.01.06 19:08 Yazan: Yugunes
Re: Sözcük Türleri

Re: Sözcük Türleri


7 ÜNLEMLER

Sevinme, üzüntü, kızgınlık, acıma, şaşma gibi ansızın beliren duyguları, birtakım tabiat seslerini yansıtmaya yarayan kelimeleridir
Ünlemler her dilde var olan kelimelerdir Bu kelimeler doğrudan doğruya ünlem olan kelimeler olduğu gibi, dilek, buyruk, dua kavramı taşıyan kelimeler, cümleler de ünlem görevinde kullanılabilir

7 a) Asıl ünlemler:

ÖR: Aaa, o da ne!
Eee, anlat bakalım!
Hah şöyle, şimdi oldu!
Vay efendim, kimler gelmiş!

7 b) Diğer ünlemler:

ÖR:: Allah allah ! Ne yaptık şimdi!
Bırakın Allah'ını seversen !
Buyrun efendim !
Mükemmel ! Tam isabet!

Sözcük Türlerinde Yararlanılan Kaynaklar

[1]Doğan Aksan (Yöneten), Sözcük Türleri, TDK, 1983, s55
[2]Doğan Aksan (Yöneten), Sözcük Türleri, TDK, 1983, s56
[3]Doğan Aksan (Yöneten), Sözcük Türleri, TDK, 1983, s68
[4]Tahsin Banguoğlu, Türkçenin Grameri, TDK, Ankara, 1986, s343
[5]Doğan Aksan (Yöneten), Sözcük Türleri, TDK, 1983, s78
[6] A N Kononov, Grammatika sovremennego turetskogo literaturnogo yazıka (Çağdaş Türk Edebî Dilinin Grameri), Akademiya Nauk SSSR İnstitut vostokovedeniya, Moskva-Leningrad, 1956, , s255
[7]Doğan Aksan (Yöneten), Sözcük Türleri, TDK, 1983, s80
[8]Tahsin Banguoğlu, Türkçenin Grameri, TDK, Ankara, 1986, s355
[9]Annemarie von Gabain, Eski Türkçenin Grameri, (Çev: Mehmet Akalın), TDK, Ankara, 1988, s75
[10]Tahsin Banguoğlu, Türkçenin Grameri, TDK, Ankara, 1986, s349
[11]Tahsin Banguoğlu, Türkçenin Grameri, TDK, Ankara, 1986, s315
[12]Haydar Ediskun, Türk Dilbilgisi, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1992, s273

22.02.06 03:25 Yazan: malibu_62
Re: Sözcük Türleri

Re: Sözcük Türleri


bilgilendirdiğin için teşekkürler
ellerine sağlık

 

WEZ Format +2. Şuan Saat: 06:30.


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur. Copyright © 2004-2014

Sitemizdeki içerik,iznimiz olmadan veya kaynak gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. 5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Sitemizdeki Üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan bize bildirin.

PaylasTR.Org | Since 2004

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz