PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > PaylaşTR Genel > Sağlık Köşesi > Sağlık Genel

kraloyun, kral oyun

Kalp krizi riski nasıl azaltılabilir?

Kalp krizi riski nasıl azaltılabilir? Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kaan Kulan, kalp krizi risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka bir doktora ve tıkanık damarların dostu bitkiler, damar tıkanıklarının belirtileri, kalp damarlarını açan bitkiler, koroner kalp hastalıklarından korunma eğitimi, kalp damarları açanbitkiler, kalp krizi riskii nasıl azaltılır, pankreatit nefes darligi olustururmu, hipertansiyon krizi, kroner kalp tıkanıkları, hakkında bilgiler.
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 10-17-2007, 21:02   #1 (permalink)
Albay
 
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 917
Thanks: 647
Thanked 944 Times in 356 Posts
Standart Kalp krizi riski nasıl azaltılabilir?

Kalp krizi riski nasıl azaltılabilir?




Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kaan Kulan, kalp krizi risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka bir doktora danışması gerektiğini belirterek, geçirilen bir kalp krizinden sonra yapılacak dikkatli bir bakımın ikinci bir kriz riskini azaltmak açısından da önem taşıdığını söyledi.

Kalbin yeteri kadar oksijen alamayarak ölmesinin kalp krizi olarak adlandırıldığını belirten Doç. Dr. Kulan, yapılan günlük aktivitelere göre kalbin bazen az bazen de fazla oksijene ihtiyaç hissettiğini kaydetti.

Kroner damarlarda bir tıkanıklık veya daralma söz konusu olduğunda kalbin yeteri kadar oksijen alamadığını, buna bağlı olarak beslenemeyen kalp dokusunun ölerek işlevini yitirdiğini ve kanı pompalayamaz hale geldiğini kaydeden Kulan, "Sonuç olarak ölümcül bir tablo olan kalp krizi ortaya çıkar.
Kalp krizi geçirmiş kimselerde ölen dokunun yerine yenisi gelmez. Yani kalp krizinin verdiği hasar geri dönüşü olmayan bir hasardır" dedi.

Kalp krizine neden olan kroner damar tıkanıklığının en önemli sebebinin, damarlarının içinde yağ birikintileri oluşması olduğunu dile getiren Kulan, "Sigara içenlerde ve kolesterolü yüksek kimselerde bu birikintiler sinsice büyür ve zamanla kroner damarları tamamen tıkar. Sonuçta kalbin beslenmesi bozulur ve kalp krizi meydana gelir" diye konuştu.

Kalp krizi belirtilerini açıklayan Doç. Dr. Kaan Kulan, "Göğüste tam yeri belli olmayan ve sıkışma hissi veren bir ağrı olur. Bu ağrı sol kola ve çeneye doğru yayılır. Ağrı hareket etmekle artar ve yarım saatten uzun sürer. Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme, mide bulantısı ve nefes darlığı oluşur. Bazı hastalarda ise mide ülseri veya pankreatit ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir ve ülser lehine yanlış yorumlanabilir" dedi.

Kalp krizi belirtileriyle karşılaşanların derhal bir yere oturup dinlenmesi ve hemen bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini belirten Kulan, bu tür hastaların kesinlikle aktiviteye devam etmemesi gerektiğini, çünkü bu durumda zaten oksijen almayan kalbin oksijen talebini daha da artacağını söyledi.

Kalp dostu besinler

Sarımsak içinde bulunan besin öğelerinden dolayı damar içinde pıhtılaşmayı engelleyerek kroner kalp hastalıklarının oluşma riskini azaltır. Her gün 1 diş sarımsak yenilebilir.

Balık ve balık yağı, kanama zamanını uzatır, damar içi tıkanıklarının azalmasında etkindir. İçeriğindeki omega-3 yağ asitleri yüksek antioksidan özelliğindedir. Haftada 2-3 kez balık tüketimini öneriyoruz. Somon, uskumru, ton, sardalya, omega-3 yağ asitleri bakımından zengin balıklardır.

Ceviz, fındık, yüksek antioksidan özelliği olan omega-3 ve E vitamininin yanı sıra magnezyum ve posa da içerir. Haftada 2-3 kez 6-7 fındık, 2-3 ceviz tüketilmelidir.

Yulaf, çavdar, tam buğday ununun, B ve E vitamini içeriklerinden dolayı kalp hastalıklarını önleyici özellikleri vardır. Yulaf gevreği, kepekli ekmek, kepekli makarna ve pirinç, bulgur tüketimini artırabilirsiniz.

Yeşil çayda bulunan polifenoller antioksidan özelliği nedeniyle kalp hastalıklarının engellenmesinde etkili oluyor. Siyah çay ve kahve tüketimi yerine yeşil çay, adaçayı, papatya, rezene gibi bitki çaylarının tüketimini tavsiye ediyoruz.

Haftada 1-2 kez 1-2 kadeh kırmızı şarap tüketebilirsiniz.



Domates-karpuz, antioksidan özelliği olan laykopeni yüksek oranda içeriği için yapılan araştırmalarda kalp hastalıkları oluşum riskini azalttığı görülmüştür.

Soya, yüksek protein içeriğinin yanı sıra içerdiği B1, demir, çinko, fosfor, magnezyum sayesinde kalp hastalıklarının engellenmesinde etkili oluyor. Yapılan çalışmalarda düzenli olarak günde 25 gram soya tüketiminin kalp hastalıklarının oluşum riskini azalttığı saptanmıştır.

Keten tohumu, doymamış yağ asitleri, potasyum, posa, E vitamini ve omega-3 içeriyor. Bu sayede kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi bulunuyor. Her gün 1 çorba kaşığı keten tohumunu yoğurt, çorba gibi besinlerin içine katarak tüketebilirsiniz.





Beslenme Programınızı Planlamak İçin...

. Günlük aldığınız kalori miktarını azaltınız.
. Katı yağlar yerine bitkisel sıvı yağları; zeytinyağı, fındık yağı, ayçiçek, soya ve mısırözü yağlarını düzenli ve belirli düzeylerde tüketiniz.
. Balık tüketimi arttırınız. Kırmızı et tüketimini haftada 1 kez olarak sınırlayınız. Tavuk ve hindi gibi beyaz et tüketimine ağırlık veriniz.
. Yağ içeriği yüksek poğaça, cips, kek, pasta gibi gıdaları tüketmeyiniz.
. Besinleri pişirirken ızgara, buğulama, haşlama yöntemlerini tercih ediniz.
. Tuz tüketimini azaltınız
. Günlük öğün sayısını arttırınız.
. Alkol alımını azaltınız, sigara kullanmayınız.
. Haftada 3 kez egzersiz yapınız.
. Basit şeker içeren tatlılar ve rafine edilmiş gıdalar yerine posa içeriği yüksek saflaştırılmamış tahıl ürünleri, kuru baklagiller, sebze ve meyve alımını arttırınız

Kalbin 5 düşmanı
Yüksek LDL kolesterol, düşük HDL kolesterol ve yüksek trigliserit seviyeleri koroner kalp hastalığı ile mücadelenin sadece bir bölümünü oluşturur. Doğru bir korunma stratejisi oluşturmak istiyorsanız, sadece kolesterol sorununa takılıp kalmamalısınız. Hastalığa yol açan şu 5 yaşam tarzı yanlışını ve çevresel şartları da değiştirmeye çalışmalısınız.

1) Yüksek Tansiyon: Hipertansiyon da koroner kalp hastalığı için ciddi bir risk faktörüdür. Bütün aterosklerotik kalp-damar hadiselerinin yüzde 35’nden hipertansiyon sorumludur. Hipertansiyon, kalp krizi riskini iki-üç misli arttırmaktadır. Tansiyon yüksekliği olanlarda kalp-damar hastası olma şansızlığı en az iki kat daha fazladır. Hipertansiyonu olan biri, kalp krizi geçirdiğinde, karşılaşacağı komplikasyonların ağırlığı ve kalp krizinin tekrarlama olasılığı daha fazladır. Eğer, hipertansiyonlu birinde, aynı zamanda şeker hastalığı, kilo fazlalığı, ürik asit yüksekliği gibi sorunlar varsa, kalp hastalığı riski daha da fazlalaşmaktadır. Kısacası, hipertansiyon sorununun önemi, koroner kalp hastalığına yakalanmada da, bu hastalığı kontrol altında tutmada da ön plana çıkmaktadır. Eğer, hipertansiyon probleminizi halledemezseniz, kalp-damar hastalığı riskinizi ortadan kaldıramazsınız.

2) Sigara: İngiltere’ de yapılan yeni bir araştırma, özellikle kadınlarda ikinci el sigara dumanını solumanın kalp krizini tetiklediğini ortaya koydu. Sigara, faydalı kolesterol HDL’ yi azaltıyor. Zararlı kolesterol LDL’ nin damar duvarına yapışmasını ve okside olmasını kolaylaştırıyor. Kanın pıhtılaşmasına yol açıyor. Daha da kötüsü sigara, damar içini döşeyen "endotel" tabakasında yırtılmalara, zararlanmalara neden oluyor. Kısacası, sigara damarı tıkayan süreçlerin tümü üzerinde etkili. Bazı bilimsel toplantılarda, sigara içenlere kolesterol yüksekliği ile ilgili tedavilerin yapılmamasını bile önerenler var!
3) Bel Çevresi: Kilo fazlalığı, özellikle obezite-şişmanlık sorunu da, koroner risk faktörleri arasındadır. Kilo fazlalığının güvenilir bir ölçüsü olan, beden kitle endeksi arttıkça, koroner hastalığı riski de yükselmektedir. Beden kitle endeksindeki bir birimlik artış bile, koroner kalp hastalığına bağlı ölümlerde yüzde 5’ lik bir artışa yol açabiliyor. Özellikle, karın içindeki yağ kitlesi arttıkça, kalp krizi riski yükseliyor. Bel çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde 102 cm’ den fazla olması, koroner risk faktörü gibi kabul ediliyor (bu değerlerin son zamanlarda kadınlar için 82, erkekler için 90 cm’e kadar düşürüldü).

4) Kan Şekeri Yüksekliği: Kalp-damar hastalığıyla ilgili önemli bir risk faktörü de kan şekeri yüksekliğidir. Üstelik böyle bir risk için kan şekerinizin çok yüksek olması şart değildir. Kan şekeri dengesizliği daha "glukoz tolerans bozukluğu" aşamasında olsa bile (latent diyabet), koroner kalp hastalığı riskini yükseltiyor. Şeker hastalarında, kalp-damar hastalığının sık görüldüğü çok iyi biliniyor. Koroner arter hastalığı, diyabetli erkeklerde iki, kadınlarda dört kat daha yüksek bulunuyor. Bunda kan şekeri artışlarının, kanın pıhtılaşma sistemini arızalandırmasının, karamelizasyon gibi süreçleri hızlandırarak, damar duvarına toksik etki yapmasının ve damar içini döşeyen hücrelerin yapısını bozmasının da etkisi var. İster bilinen bir şeker hastalığınız, isterse glukoz tolerans bozukluğunuz -latent diyabet- olsun, kan şekeri yüksekliğinin en az kolesterol sorunu kadar bir risk faktörü olduğunu unutmayın. Kontrol altına alınmamış bir diyabetin iyi kolesterolü azalttığını, trigliserit seviyesini yükselttiğini de belirtelim. Artan trigliserit seviyelerinin, en zararlı kolesterol parçacıkları olan küçük ve yoğun LDL partiküllerinin sayısını artırdığını da bir kenara not edelim. Diyabet ve kolesterol sorununu birlikte yaşayanlarda, koroner kalp hastalığı riski daha da yükseliyor

5) Tembellik ve Öfke: Hareketsiz bir yaşam tarzını ısrarla sürdürenlerde, yoğun kaygı ve üzüntüyü abartıp büyütenlerde, ağır depresyon sorunu yaşayanlarda da, kalp-damar hastalığı riski artıyor. Ayrıca, yoğun endişe, korku, düşmanlık, hiddet ve öfke gibi kötü "ruhsal örgütlenmelerin" de bu riski yükselttiğini hatırlatalım. Yukarıda okuduklarınız, kolesterol sorunu ile mücadelenin, kalp-damar hastalıklarından korunmada sadece bir başlıktan ibaret olduğunu size yeteri kadar anlatmış olmalıdır.

Bir kez daha tekrarlayalım: Benim kolesterol sorunum yok diyerek ya da kolesterol sorununuzu ilaçla düzenleyerek yan gelip yatmamalısınız. Kolesterol sorununu çözmek ayrı şey, kalp-damar hastalığı riskini sıfırlamak ayrı şeydir. Kalbinizi koruma işini şansa bırakmayın.




çimen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
The Following User Says Thank You to çimen For This Useful Post:
Cevapla

Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:44 .


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur.

Tüm Hakları Saklıdır paylastr.org Copyright ©2004 - 2010 Site içeriği ve grafiklerimiz izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forum-Park - Main-Board - Chat

Pil Telekom
Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...