PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > PaylaşTR Genel > Sağlık Köşesi > Kadın Sağlığı

Anne Karnında Ölümler

Kadın Sağlığı
Anne Karnında Ölümler, Anne Karnında Ölümler Anne Karnında Ölümler, bebeklerin ölmesi, ölü bebek doğması, anneye baglı nedenler, sebepleri Anne Karnında Ölümler Bebek ölümlerinin yaklaşık %90’nın nedeni ölü doğum sonrasındaki otopsiyle aydınlatılabilmektedir 1960’larda her 1000 bebekten 11 tanesi anne karnında 20 haftadan sonra ölürken, günümüzde bu rakam 1000’de 5 civarına inmiştir Bu ölümlerin nedenlerini 3 ana grupta toplamak mümkündür: - Bebeğe Bağlı Nedenler Tüm rahim içi ölümlerin yaklaşık yüzde 30’undan bu anormallikler sorumludur Anne karnında ölümlerin yüzde 25 ila ve Anne Karnında Ölümler anne karnında bebegın kalbı neden durur, anne karnında bebek ölümü anneyi zehirlermi, anne karnında kalbi duran bebek, anne karnında ölen bebek anneyi kaç günde zehirler, anne karnında ölen bebek anneyi zehirlermi, anne karnında ölen bebek zehirlermi, bebek anne karnında ölürse anneyi zehirlermi, bebek anneyi zehirlermi, bebeğin kalbi neden durur, bebeğin kalp atışı neden durur, dusuk anneyı zehırlermı, olu bebek anneyı zehırlermı, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
Paylaş
06.01.11 17:35 Yazan: ömr-ü diyar
Anne Karnında Ölümler

Sponsorlu Bağlantılar

Anne Karnında Ölümler


Anne Karnında Ölümler, bebeklerin ölmesi, ölü bebek doğması, anneye baglı nedenler, sebepleri



Anne Karnında Ölümler

Bebek ölümlerinin yaklaşık %90’nın nedeni ölü doğum sonrasındaki otopsiyle aydınlatılabilmektedir 1960’larda her 1000 bebekten 11 tanesi anne karnında 20 haftadan sonra ölürken, günümüzde bu rakam 1000’de 5 civarına inmiştir Bu ölümlerin nedenlerini 3 ana grupta toplamak mümkündür:


- Bebeğe Bağlı Nedenler

Tüm rahim içi ölümlerin yaklaşık yüzde 30’undan bu anormallikler sorumludur Anne karnında ölümlerin yüzde 25 ila 40’ı bebeğe ait nedenlere bağlıdır Bunlar içinde en ağırlıklı yeri doğumsal yapısal anormallikler alır

Bunlar içinde kalp anormallikleri (kalp kapakçığı darlığı vs) ve beyindeki anormallikler (beyinde sıvı toplanması vs) en önemlileridir

Ayrıca "spina bifida" denilen ve bebeğin sırtında omurga üzerinde kapanmadan kalan bir delikten omuriliğin bir kısmının dışarı fıtıklaşması olarak özetlenebilecek durum da bebeğin ölümüne neden olabilir

Bunun oluşum riskini azaltmak için gebe kalmadan 3 ay önce başlamak üzere günde 400 mikrogram folik asit tableti alınması önerilmektedir Bu yapısal bozuklukların birçoğu gebeliğin 20 haftasında yapılan detaylı ultrason ile ortaya çıkartılabilir

Kromozom bozukluklarına bağlı sendromlar da ölüme yol açar Bunlar içinde en sık görüleni Down sendromudur (mongol çocuk) Bunun tanısı gebeliğin 11-14 haftaları arasında yapılan bir kan testi ve ultrasonda ense kalınlığı ölçümü ile konulabiliyor

Bu testler sonucu riski artmış bulunan kadınlara amniyosentez (bebeğin çevresindeki sıvıdan örnek alımı) önerilmektedir

Bebeğe bağlı nedenlerden bir diğeri bebeğin rahim içinde bir enfeksiyona tutulmasıdır Bunlar arasında frengi gibi cinsel yola bulaşan hastalıkların yanı sıra kızamıkçık, CMV, parvovirüs, varicella ve listeria sayılabilir Bunlar tüm ölü doğumların yüzde 6’sından sorumludurlar

Kan uyuşmazlığı nedeniyle de bebek ölümleri olabilir Annenin kanı Rh negatif ve babanın kanı Rh pozitif olması halinde, bebeğin kanı da Rh pozitif ise, bu sorun oluşturabilir

Özellikle bu annenin ikinci bebeği olumsuz etkilenir İlk bebeğin Rh pozitif olan kanı anne dolaşımına geçtiğinde anne bu kana karşı antikor (savaşçı hücre) üretir

Anne kanındaki bu antikorlar ikinci bebeğin kan hücrelerine hücum eder ve onu kansız bırakır Bu durumu önlemek için gebeliğin 28 haftasında ve gebelik sonrasında bir enjeksiyon (iğne) yapılması gereklidir

- Plasentaya Bağlı Nedenler

Plasentaya bağlı nedenler karın içinde bebek ölümlerinin yüzde 25-35’ini teşkil ederler Plasenta (halk arasında bebeğin eşi) bebeğin anneden gelen kan akımına aracılı eden ve rahim duvarına yapışmış bulunan bir yapıdır Bir ucundan da kordon (göbek bağı) çıkar ve bebeğin göbeğine bağlanır

Bazı durumlarda plasenta doğumdan önce yapıştığı rahim duvarından ayrılabilir Özellikle yüksek tansiyon ve pre-eklampsi (gebelik zehirlenmesi) durumlarında plasenta ayrılabilir

Plasenta erken ayrılırsa bebeğe giden kan akımı azalır ve sonucunda bebek kaybedilebilir Tüm rahim içi bebek ölümlerinin yüzde 14’ü buna bağlıdır

Plasentayı ve bebeği saran zarların enfeksiyonu da bebeğe kan götüren damarlarda harabiyete neden olarak bebek ölümlerine yol açar Plasentadaki damarların fiziksel travma nedeniyle kanaması bir diğer ölüm nedenidir

Anne karnına alınan şiddetli darbeler veya karın üzerine şiddetli düşmeler bu tür plasental kanamaları başlatarak ciddi tehlike oluştururlar

- Anneye Bağlı Nedenler

Ölümlerin yüzde 5 ila 10’u anneye ait nedenler dolayısıyla olur Bunlar arasında en önemlileri diyabet ve hipertansiyondur Gebelik öncesi diyabeti olanlar ve insülin kullananlar mutlaka kan şekerleri iyi düzenlenmiş olarak gebe kalmalıdırlar

Gebelik süresince de insülin dozları gebeliğin artan ihtiyaçlarına göre çok iyi ayarlanmalıdır Gebeliğin yarattığı bir diyabet türü de vardır Bunun tanısı için gebeliğin 26-28 haftalarında şeker yükleme testi yapılmalıdır

Gebeliğe bağlı diyabeti olduğu belirlenenler, önce diyet ve gerekirse ilaçla normal kan şekeri düzeyine getirilmelidirler

Anneye bağlı bir diğer neden ise antifosfolipid sendromudur Bu sendromda gebe kadının plasentasındaki damarlar içinde küçük pıhtılar oluşmakta ve damar tıkanıklığı yaratarak bebeğin kan akımını engellemektedir

Bu sendromun altında yatan neden ise kadının kendi hücrelerine karşı nedensiz olarak ürettiği antikorlar yani savaşçı hücrelerdir Bu antikorlar plasentada damar harabiyetine ve pıhtı oluşumuna yol açarlar Bu kadınlarda aspirin ve diğer kan sulandırıcı ilaçlar kullanılması düşünülmelidir

- Kordon Dolanması

Kordon dolanması anormal bir durum değildir İster normal, ister sezeryan olsun bütün doğumlarda rastlanan bir durumdur Özellikle kordonu uzun olan bebekler böyle doğar Göbek kordonu 80 cm civarı olur

Kordonun bir ucu bebeğin göbeğine bağlıdır, diğer ucu ise plasentaya Yani halk arasında “bebeğin eşi” diye bilinen ama aslında annenin rahmine yapışmış şekilde duran damarlar yumağına Annenin kanı rahimden plasentaya geçer Plasentadan da kordon vasıtasıyla bebeğe geçer

Kordon, anne ile bebek arasındaki kan akımını sağlar Çok önemli bir işlevi vardır Kordon ne kadar uzun olursa dolanma riski de o kadar çok olur Uzunluğu 100 cm’ye kadar olan kordonlar normal kabul edilir 100 cm’den uzun olanlar “çok uzun ve riskli” kabul edilir

Birçok bebek kordon dolanmasıyla doğar Bütün doğumların yüzde 20 ila 34’ünde bebek, kordon boynunun etrafında “bir tur” atmış şekilde doğar Doğumların yüzde 2,5 ile 5’inde ise kordon iki tur atmıştır Kordonun üç kere tur attığı bile görülür 200 doğumdan biri böyledir

Kordonun boynun etrafına dolanması bebekte doğum öncesinde herhangi bir sorun yaratmaz Yani ölüm nedeni de olamaz Önemli olan, normal doğumlarda rahmin kasılmaları, yani sancıları sırasında bebeğin vücudu ve kordon ezilir Böyle bir durumda bebeğe giden kan akımı geçici bir süre için azalır

Böyle bir ezilme söz konusuysa biz bunu setal kalp monitöründe bebeğin kalbinin çizdiği patenlerden anlayabiliyoruz Yani bebeğin kalp atış hızında geçici düşmeler olabiliyor Boynuna kordon dolanmış bebeklerin yüzde 20’sinde kalp atış hızındaki düşmeler bazen ciddi bir şekilde oluyor

Kordon dolanması doğum sırasındaki kasılmalar nedeniyle olabilir Anne karnında da kordon dolanabilir ama bu bebekte bir sıkıntı yaratmaz Doğum başladıktan sonra rahim kasının kasılmalarıyla kordonda kısmi ezilmeler söz konusu olacağı için bazı bebeklerde bu kalp atış hızına küçük düşmeler şeklinde yansır

Doktor, bu durumda sezaryene gider Mutlaka kordonla ilgili bir sorun varsa düğümlenme nedeniyle olabilir Yani kordon düğümlenmişse ve düğüm çok sıkı bir düğümse, bebeğe giden kan akımı durur ve bebek ölür


Sponsorlu Bağlantılar




Gitti Gidiyor..
 

WEZ Format +2. Şuan Saat: 12:20.


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur. Copyright © 2004-2014

Sitemizdeki içerik,iznimiz olmadan veya kaynak gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. 5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Sitemizdeki Üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan bize bildirin.

PaylasTR.Org | Since 2004

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz