PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > PaylaşTR Genel > İslam Dünyası > İslami Sorular Ve Cevaplar

Toplumun"güvenilir"insan diye nitelendirdiği insanlarda bulunan davranışlar nelerdir?

İslami Sorular Ve Cevaplar
Toplumun"güvenilir"insan diye nitelendirdiği insanlarda bulunan davranışlar nelerdir?, Toplumun"güvenilir"insan diye nitelendirdiği insanlarda bulunan davranışlar nelerdir? Güvenilir insan modeli şeklini peygamberimiz en güzel şekilde yaşamış ve ümmetine bu konuda da örnek olmuştur “Mü’min”, Yüce Allah’ın varlığına ve birliğine inanan anlamına geldiği gibi, başkalarına güven veren ve güvenilen kişi anlamını da taşır Öyle ise mü’min, ahdine vefalı, anlaşmalarına sadık, sözü özü bir, dostluğuna güvenilen bir insandır Yüce Rabbimiz, Mü’minûn Sûresi’nin ilk âyetlerinde, kurtuluşa erecek mü’minlerin vasıflarını açıklarken 8 âyette meâlen şöyle buyurmaktadır: “Yine onlar (o ve Toplumun"güvenilir"insan diye nitelendirdiği insanlarda bulunan davranışlar nelerdir? güvenilir bir insanın özellikleri nelerdir, güvenilir insan nasıl olmalı, güvenilir insan nasıl olmalıdır?, güvenilir insan nasıl olur, güvenilir insan olmak, güvenilir insanın özellikleri nelerdir, kötü olarak nitelendirdiğimiz davranışlar, kötü olarak nitelendirdiğimiz davranışlar nelerdir, kötü olarak nitelendirdiğimiz davranışlar ve çözümleri, toplumda güvenilir insan, toplumda güvenilir insanın özellikleri, toplumun güvenilir insan diye nitelendirdiği insanlarda bulunan davranışlar, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
Paylaş
19.01.08 11:25 Yazan: hkck
Toplumun"güvenilir"insan diye nitelendirdiği insanlarda bulunan davranışlar nelerdir?

Sponsorlu Bağlantılar

Toplumun"güvenilir"insan diye nitelendirdiği insanlarda bulunan davranışlar nelerdir?


Güvenilir insan modeli şeklini peygamberimiz en güzel şekilde yaşamış ve ümmetine bu konuda da örnek olmuştur



“Mü’min”, Yüce Allah’ın varlığına ve birliğine inanan anlamına geldiği gibi, başkalarına güven veren ve güvenilen kişi anlamını da taşır Öyle ise mü’min, ahdine vefalı, anlaşmalarına sadık, sözü özü bir, dostluğuna güvenilen bir insandır Yüce Rabbimiz, Mü’minûn Sûresi’nin ilk âyetlerinde, kurtuluşa erecek mü’minlerin vasıflarını açıklarken 8 âyette meâlen şöyle buyurmaktadır: “Yine onlar (o mü’minler) ki, emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler”1



Bir mü’min, sevdiğini sırf Allah için sever ve ondan maddî bir beklenti içinde olmaz Sır saklar, emanete hıyanet etmez Güvenilirlik aynı zamanda peygamberlerin sıfatıdır Yüce Allah, peygamberlerini güvenilir kişilerden seçmiş, onlar gönderdikleri toplumlar tarafından da emîn kişiler olarak tanınmışlardır Nitekim Mekkeliler, Peygamberimiz’e, daha peygamber olmadan önce, “el-Emîn” sıfatını vermişlerdi



Müslüman, verdiği sözden, üzerindeki emanetlerden Allah katında sorumlu tutulacaktır Yüce Allah, bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Verdiğiniz sözü yerine getirin Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir” 2 Özellikle Allah’ın adını anarak verilen sözlerin, yapılan adakların ve yeminlerin yerine getirilmesini emretmekte ve sözünde duranlara sevap vereceğini bildirmektedir Sözünde durmayanları ise, Nahl Suresi’nin 92 âyetinde kınamakta ve onları, ipliğini iyice eğirip katladıktan sonra söküp bozan kadının durumuna benzetmektedir



Peygamber Efendimiz, hadîs-i şerîflerinde, müslümanı ve mü’mini şöyle tarif etmiştir: “Müslüman, dilinden ve elinden diğer müslümanların güvende olduğu, mü’min de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir” 3 “Mü’min, geçimi güzel olan kişidir Geçimsiz kişide hayır yoktur”4



Uyumlu olmak, ancak güvenilir bir insan olmakla sağlanır Sözüne özüne güvenilmeyen bir insanla, dostluk ve ticarî ilişki kurulmaz Verdiği sözde durmayan kişinin toplum içerisinde saygınlığı zedelenir, dostlarının sayısı azalır, işi ve ticarî ilişkileri bozulur Bunun için hayatın her alanında güven duygusu çok önemlidir Birbirine güven duymayan toplumlarda huzur ve asayiş sarsılır, insanî ilişkiler bozulur



Eğer Allah’a ve insanlara verdiğimiz sözleri yerine getirmezsek, büyük bir vebal altına girmiş oluruz Yalancılıkla güven ve itibarın bir arada bulunamayacağını bilmeliyiz Sevgili Peygamberimizin “Çevresindeki insanların şerrinden emin olmadığı kişi, cennete giremez” hadîs-i şerîfi üzerinde dikkatle düşünmeliyiz Yerine getiremeyeceğimiz vaatlerde bulunmamalı, çevremize, yakınlarımıza, iş arkadaşlarımıza ve bütün insanlara güven telkin etmeli ve bunu bir hayat prensibi haline getirmeliyiz Şunu da hep aklımızda tutmalıyız: “Allah doğrunun yanındadır



Peygamberimiz verdiği sözde duran, yaptığı anlaşmaya bağlı kalan en büyük insandır Bu hususta dostunu da, düşmanını da ayırt etmemiştir Dostuna verdiği bir sözde durup, onu yerine getirdiği gibi, düşmanlarıyla yaptığı anlaşmaya da sadık kalmış, her ne pahasına olursa olsun, aykırı hareket etmemiştir



Peygamberliğinden önce ticarî hususta bir dostuna verdiği sözü tutmak için üç gün beklediği meşhurdur O adam unutup gelmediği halde, "Nasıl olsa artık gelmez" diyerek çekip gitmemiştir Verdiği sözde durmanın en müstesna örneğini vermiştir



Peygamberimizin vefası aile içinde de açıkça yaşanıyordu Hz Âişe anlatıyor:



"Yaşlı bir kadın Resulullahın ziyaretine gelmişti Şöyle konuştular:



"Sen kimsin?" "Müzeyne'den Cüsame"



"Sen Hasene misin? Nasılsın, ne haldesin, bizi görmeyeli ne yapıyorsun?"



"Anam babam size feda olsun, iyiyiz" "Kadın çıkınca sordum:



"Ya Resulallah, bu kadına çok alâka gösterdiniz, sebebi ne idi?"



"Hatice hayâtta iken bize gelir, giderdi Yâ Âişe, ahde vefa imandandır"



Peygamberimiz en sıkışık ve en zor şartlar altında bulunsa dahi, verilen sözde durmayı, netice kendisinin aleyhine de olsa hiçbir surette vefasızlık göstermemeyi tavsiye etmiştir



Bedir Savaşı için hazırlıklar yapılıp İslâm ordusu Medine'den ayrıldığı sırada Huzeyfe el-Yemâni ile babası Huzeyl, Peygamberimizle birlikte çarpışmak üzere yola çıkmışlardı Müşrikler, baba-oğulu yolda görerek sorguya çektiler:



"Siz herhalde Muhammed'in yanına gitmek istiyorsunuz"



"Evet, bizim bundan başka bir niyetimiz yoktur" dediler



Bunun üzerine müşrikler, onlardan Medine'ye dönmek, Peygamberimizle birlikte savaşta bulunmamak üzere söz aldılar Bir müddet sonra Huzeyfe ile babası Bedir'de Peygamberimizin huzuruna gelerek mücahitlerle birlikte savaşmak istediklerini söylediler, müşriklerle aralarında geçen hadiseyi de anlattılar



Peygamberimiz, onların müşriklere verdikleri sözü öğrenince, insan gücüne o anda çok fazla ihtiyacı olmasına rağmen onlara şöyle dedi:



"Hayır, siz Medine'ye dönün Onlara verdiğiniz sözü yerine getirin Biz de müşriklere karşı Allah'tan yardım isteriz Onun yardımı bize kâfidir"



Müşrik de olsa verilen sözde durmayı daha uygun görmek, ahdini bozmamak, yapılan anlaşmaya bağlı kalmak ancak bir Peygamberin gösterebileceği bir meziyettir



1- Mü’minûn, 23/8

2- Tirmizî, “Îmân”, 12

3- İsrâ, 17/34

4- Ahmed b Hanbel,11/400

5- Müslim, “Îmân”, 19



Selametle

Kaynak:Sorularlaİslamiyet


Sponsorlu Bağlantılar




Gitti Gidiyor..
19.01.08 12:11 Yazan: bir tebessüm

Saol hkckİnşallah Allah bizede güvenilir insan mertebesine eriştiğimiz günleri gösteriramin

26.01.08 20:12 Yazan: Bugges

paylasım için saol

14.11.09 15:35 Yazan: eelliiff

teşekkür ederim

14.11.09 18:39 Yazan: MerciLess

teşekkürler

21.03.10 14:44 Yazan: kiM.yOung.

isime cokh yaradı saol

23.11.10 22:06 Yazan: panoramik
hkck

hkck


sagol kardesim

12.12.10 14:50 Yazan: kzı

Alıntı:
hkck Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Güvenilir insan modeli şeklini peygamberimiz en güzel şekilde yaşamış ve ümmetine bu konuda da örnek olmuştur



“Mü’min”, Yüce Allah’ın varlığına ve birliğine inanan anlamına geldiği gibi, başkalarına güven veren ve güvenilen kişi anlamını da taşır Öyle ise mü’min, ahdine vefalı, anlaşmalarına sadık, sözü özü bir, dostluğuna güvenilen bir insandır Yüce Rabbimiz, Mü’minûn Sûresi’nin ilk âyetlerinde, kurtuluşa erecek mü’minlerin vasıflarını açıklarken 8 âyette meâlen şöyle buyurmaktadır: “Yine onlar (o mü’minler) ki, emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler”1



Bir mü’min, sevdiğini sırf Allah için sever ve ondan maddî bir beklenti içinde olmaz Sır saklar, emanete hıyanet etmez Güvenilirlik aynı zamanda peygamberlerin sıfatıdır Yüce Allah, peygamberlerini güvenilir kişilerden seçmiş, onlar gönderdikleri toplumlar tarafından da emîn kişiler olarak tanınmışlardır Nitekim Mekkeliler, Peygamberimiz’e, daha peygamber olmadan önce, “el-Emîn” sıfatını vermişlerdi



Müslüman, verdiği sözden, üzerindeki emanetlerden Allah katında sorumlu tutulacaktır Yüce Allah, bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Verdiğiniz sözü yerine getirin Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir” 2 Özellikle Allah’ın adını anarak verilen sözlerin, yapılan adakların ve yeminlerin yerine getirilmesini emretmekte ve sözünde duranlara sevap vereceğini bildirmektedir Sözünde durmayanları ise, Nahl Suresi’nin 92 âyetinde kınamakta ve onları, ipliğini iyice eğirip katladıktan sonra söküp bozan kadının durumuna benzetmektedir



Peygamber Efendimiz, hadîs-i şerîflerinde, müslümanı ve mü’mini şöyle tarif etmiştir: “Müslüman, dilinden ve elinden diğer müslümanların güvende olduğu, mü’min de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir” 3 “Mü’min, geçimi güzel olan kişidir Geçimsiz kişide hayır yoktur”4



Uyumlu olmak, ancak güvenilir bir insan olmakla sağlanır Sözüne özüne güvenilmeyen bir insanla, dostluk ve ticarî ilişki kurulmaz Verdiği sözde durmayan kişinin toplum içerisinde saygınlığı zedelenir, dostlarının sayısı azalır, işi ve ticarî ilişkileri bozulur Bunun için hayatın her alanında güven duygusu çok önemlidir Birbirine güven duymayan toplumlarda huzur ve asayiş sarsılır, insanî ilişkiler bozulur



Eğer Allah’a ve insanlara verdiğimiz sözleri yerine getirmezsek, büyük bir vebal altına girmiş oluruz Yalancılıkla güven ve itibarın bir arada bulunamayacağını bilmeliyiz Sevgili Peygamberimizin “Çevresindeki insanların şerrinden emin olmadığı kişi, cennete giremez” hadîs-i şerîfi üzerinde dikkatle düşünmeliyiz Yerine getiremeyeceğimiz vaatlerde bulunmamalı, çevremize, yakınlarımıza, iş arkadaşlarımıza ve bütün insanlara güven telkin etmeli ve bunu bir hayat prensibi haline getirmeliyiz Şunu da hep aklımızda tutmalıyız: “Allah doğrunun yanındadır



Peygamberimiz verdiği sözde duran, yaptığı anlaşmaya bağlı kalan en büyük insandır Bu hususta dostunu da, düşmanını da ayırt etmemiştir Dostuna verdiği bir sözde durup, onu yerine getirdiği gibi, düşmanlarıyla yaptığı anlaşmaya da sadık kalmış, her ne pahasına olursa olsun, aykırı hareket etmemiştir



Peygamberliğinden önce ticarî hususta bir dostuna verdiği sözü tutmak için üç gün beklediği meşhurdur O adam unutup gelmediği halde, "Nasıl olsa artık gelmez" diyerek çekip gitmemiştir Verdiği sözde durmanın en müstesna örneğini vermiştir



Peygamberimizin vefası aile içinde de açıkça yaşanıyordu Hz Âişe anlatıyor:



"Yaşlı bir kadın Resulullahın ziyaretine gelmişti Şöyle konuştular:



"Sen kimsin?" "Müzeyne'den Cüsame"



"Sen Hasene misin? Nasılsın, ne haldesin, bizi görmeyeli ne yapıyorsun?"



"Anam babam size feda olsun, iyiyiz" "Kadın çıkınca sordum:



"Ya Resulallah, bu kadına çok alâka gösterdiniz, sebebi ne idi?"



"Hatice hayâtta iken bize gelir, giderdi Yâ Âişe, ahde vefa imandandır"



Peygamberimiz en sıkışık ve en zor şartlar altında bulunsa dahi, verilen sözde durmayı, netice kendisinin aleyhine de olsa hiçbir surette vefasızlık göstermemeyi tavsiye etmiştir



Bedir Savaşı için hazırlıklar yapılıp İslâm ordusu Medine'den ayrıldığı sırada Huzeyfe el-Yemâni ile babası Huzeyl, Peygamberimizle birlikte çarpışmak üzere yola çıkmışlardı Müşrikler, baba-oğulu yolda görerek sorguya çektiler:



"Siz herhalde Muhammed'in yanına gitmek istiyorsunuz"



"Evet, bizim bundan başka bir niyetimiz yoktur" dediler



Bunun üzerine müşrikler, onlardan Medine'ye dönmek, Peygamberimizle birlikte savaşta bulunmamak üzere söz aldılar Bir müddet sonra Huzeyfe ile babası Bedir'de Peygamberimizin huzuruna gelerek mücahitlerle birlikte savaşmak istediklerini söylediler, müşriklerle aralarında geçen hadiseyi de anlattılar



Peygamberimiz, onların müşriklere verdikleri sözü öğrenince, insan gücüne o anda çok fazla ihtiyacı olmasına rağmen onlara şöyle dedi:



"Hayır, siz Medine'ye dönün Onlara verdiğiniz sözü yerine getirin Biz de müşriklere karşı Allah'tan yardım isteriz Onun yardımı bize kâfidir"



Müşrik de olsa verilen sözde durmayı daha uygun görmek, ahdini bozmamak, yapılan anlaşmaya bağlı kalmak ancak bir Peygamberin gösterebileceği bir meziyettir



1- Mü’minûn, 23/8

2- Tirmizî, “Îmân”, 12

3- İsrâ, 17/34

4- Ahmed b Hanbel,11/400

5- Müslim, “Îmân”, 19



Selametle

Kaynak:Sorularlaİslamiyet
alıntı l4n bu bn yayınladım ilk +++ Rep

 

WEZ Format +2. Şuan Saat: 22:11.


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur. Copyright © 2004-2014

Sitemizdeki içerik,iznimiz olmadan veya kaynak gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. 5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Sitemizdeki Üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan bize bildirin.

PaylasTR.Org | Since 2004

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz