PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > GENEL KÜLTÜR > Genel Tarih

mısır tarihi..

Genel Tarih
mısır tarihi.., mısır tarihi.. MISIR HANEDANLAR ÖNCESİ Mısır bir zamanlar fillerin ve ceylanların otladığı, insanların ise avcılık ve toplayıcılık ile geçimlerini sağladığı, yaşamlarını sürdürdüğü verimli topraklara sahip bir bölge idi İnsanlar keçi, koyun, eşek ve domuz gibi hayvanları yetiştirmişler ve buğday, arpa, keten ve çeşitli sebzeler ekmişlerdir Bundan yaklaşık olarak 7000 yıl öncesinde iklimler değişti ve Nil çevresi dışında Sahra çölüne benzer bir çöl giderek genişlemiştir Bu sebeple insanlar ırmak kenarlarına göç etmeye ve tarımla uğraşmaya başladılar ve mısır tarihi.. ingiliz kraliyet ailesi soy ağacı, ingiliz kraliyet ailesi soyağacı, ingiltere kraliyet ailesi soy ağacı, ingiltere kraliyet ailesinin soy ağacı, kavalalı mehmet ali paşa soy ağacı, mısır tanrıları soy ağacı, mısır tanrıları soyağacı, mısır tanrılarının soy ağacı, mısır tarihi, mısır ımparatorluk silahları, tanrıların soy ağacı, tanrıların soyağacı, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
Paylaş
07.12.05 23:43 Yazan: gökdeniz
mısır tarihi..

Sponsorlu Bağlantılar

mısır tarihi..


MISIR HANEDANLAR ÖNCESİ

Mısır bir zamanlar fillerin ve ceylanların otladığı, insanların ise avcılık ve toplayıcılık ile geçimlerini sağladığı, yaşamlarını sürdürdüğü verimli topraklara sahip bir bölge idi İnsanlar keçi, koyun, eşek ve domuz gibi hayvanları yetiştirmişler ve buğday, arpa, keten ve çeşitli sebzeler ekmişlerdir Bundan yaklaşık olarak 7000 yıl öncesinde iklimler değişti ve Nil çevresi dışında Sahra çölüne benzer bir çöl giderek genişlemiştir Bu sebeple insanlar ırmak kenarlarına göç etmeye ve tarımla uğraşmaya başladılar Taşkınlar sırasında nehrin suları bir kanallar şebekesi ile tarlalara dağıtılırdı Kuzeyde (Nil'in kuzeye doğru aktığı gözönüne alınırsa), Aşağı Mısır'da Buto önemli bir ticaret merkezi oldu Güneyde, yani Yukarı Mısır'da ise, Nakade ve Hierakonopolis önemli yerleşim birimiydi Yukarı Mısır hükümdarı Narmer'in MÖ3100 yıllarında iki ülkeyi birleştirdiği sanılır

1899 yılında Hierakonpolis Tapınağı'nın altında diğer eşyaların yanında, dikkate değer iki heykel bulundu Tarihöncesi dönemin sonlarında oldukça yaygın olan asa ve arduvazdan yapılmış tören levhası bunlar taç taşıyan bir adamı tasvir eden alçak kabartmalarla süslüydü Hiyeroglif yazı ile iki isim yazılmıştı: "Akrep Kral" ve "Kral Narmer" MÖ3000 yılına doğru ilk firavunlardan kalma bu eşyalar ve "Kral Narmer'in tören levhası" adıyla bilinen levha, Mısır Bilimi 'nin en ünlü bulguları arasındadır

ESKİ KRALLIK DÖNEMİ

Firavunlar bu dönemde ülke içinde denetimlerini, güçlerini arttırmışlardır Güneyde Nübye'ye kadar uzanan toprakların yönetimini bu dönemde düzene koymuşlardır Daha sonraları kaynaklarını kendi mezarlarının yapımına ayırmışlardır

Khufu o dönemde mutlak bir iktidara sahipti fakat 6Hanedan döneminde yerel yöneticiler firavunun iktidarına ortak olmaya başladı Firavunlar ile yerel yöneticiler arasında iktidar mücadeleleri başladı Böylece Mısır iç çekişmelerle, yoksullukla ve kıtlıkla mücadele ettiği bir döneme başlamış oldu

ORTA KRALLIK DÖNEMİ

11Hanedan döneminde Teb başkent oldu ve firavunlar tekrar ülkeye hakim olmaya başladılar Tüm ülkeye hakim olan tek firavun IIMentuhotep'ti 50 yıllık hükümdarlığı boyunca birbirini takip eden iki hanedan boyunca etkisini koruyan bir rönesans başlattı Lişt yakınlarında yeni bir başkent kurdurdu Tapınakları onarttı, yeni tapınaklar ve piramitler inşa ettirdi Bu dönemde Mısır uluslararası bir güç olmaya başlamıştır Nübye tekrar ele geçirilmiş, ticaret gelişmiş ve güney sınırlara güçlü kaleler inşa edilmiştir Güç ve refah Doğu Akdeniz'den gelen yöneticilerine Hiksoslar dene bir halkıda Mısır'a çekmiştir Merkezi Memfis'te bulunan 13Hanedan döneminde Hiksoslar da siyasi bir güç kazanmaya başlamışlardır Ülkeyi kendi başkentleri Avaris'ten yönetmişler ve İkinci Ara Dönem olarak bilinen karmaşıkbir dönem boyunca hüküm sürmüşlerdir Msır kökenli yöneticilerde Teb'de, Hiksoslar'ın mücadelesi olmaksızın hükümdarlıklarını sürdürdüler

YENİ KRALLIK DÖNEMİ

Amarna arşivlerinde belirtildiğine göre bu yeni dönemde, Akhenaton büyük krallıklarla ilişkilerini sürdürdüğü gibi, kendisine bağımlı ülkelerin arasındaki düşmanlıkları ve ayaklanmaları da yakından izledi Akhenaton'u izleyen firavunlar, onun reformlarından hızlı bir dönüş sürecine girerek, çok tanrılı dini geri getirmeye çalıştılar ve başkenti yeniden Teb'e taşıdılar Amon rahipleriyle birlikte Aton dinini yasaklayan Tutankhamon (MÖ1361 - MÖ1352), kendisine o güne kadar görülmemiş zenginlikte bir ehram yaptırdı 18sülalenin son firavunu Horemheb (MÖ1348 - MÖ1320), geleneksel Amon dinini geri getirdi ve orduya dayalı güçlü bir yönetim mekanizması oluşturdu Horemheb'in veziri olan ve onun ardından firavun olarak tahta çıkan Ramses l (MÖ1320 - MÖ1318), 19sülaleyi (MÖ1320 - MÖ1200) kurup, Akhenaton'un anıtlarını yıktırmakla birlikte, etkili merkezden yönetim sistemini korudu ve Filistin'de yitirilmiş toprakları geri almayı başardı Oğlu Seti l ve onun tahtı bir süre babasıyla paylaşan oğlu Ramses II, Suriye'de Mısır üstünlüğünü sağlamak için Hititlerle birkaç kez savaştılarHititlerle yapılan Kadeş Savaşı'ndan bir sonuç alamayan Ramses II, daha sonra Asur tehdidi karşısında, Hititlerle Kadeş Antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı Böylece Suriye iki komşu devlet arasında paylaşılırken, Filistin ve Nübye egemenliği güvenlik altına alındı

Ramses l'in oğlu Merneptah (MÖ1237 - MÖ1223), Batı Anadolu ve Ege kökenli Deniz Halkları'nın desteklediği Libyalı göçebelerin giriştiği büyük istila hareketini püskürtmek için, onlarla savaşmak zorunda kaldı 19sülale içte, firavunların tanrısallığını vurgulamayı sürdürürken, tapınak yapımı ve onarımı büyük önem kazandı Amon-Re'nin Teb'deki tapınağı (Karnak) 3,2 hektardan büyük bir alanı kaplayacak biçimde genişletildi Tapınak ve mezar duvarları, savaş, av ve tören sahneleriyle süslediYeni Krallık döneminin aşağı yukarı bütün firavun mezarları, duvarlarında tüneller açılarak uzaktaki Krallar Vadisi'yle birleştirildi Dışta, Mısır'ın Asya'daki toprakları Asurlular'dan gelen saldırılara karşı korundu Ama Merneptah'tan sonraki firavunlar, iç ve dış sorunların artması karşısında çaresiz kaldılarSonunda, iç karışıklıklardan yararlanarak tahtı ele geçiren Sethnahte (MÖ1200 - MÖ1198) düzeni yeniden sağlayarak, 20sülaleyi (MÖ1200 - MÖ1085) kurdu20sülale felaket ve yıkımın habercisi oldu Sethnahte'nin oğlu Ramses III (MÖ1198 - MÖ1166), Libyalıların ve Deniz Halkları'nın Mısır'ı karadan ve denizden istila girişimini başarıyla püskürterek, cenaze törenleri için görkemli bir tapınakyaptırdıysa da onun döneminden sonra krallık çökmeye başladı Libya'dan akın akın gelen savaşçı kabileleri sınır bölgelerine yerleştirilerek paralı asker olarak kullanılmakla birlikte, birbirini izleyen büyük savaşlar, imparatorluğu sarstı, ekonomiyi büyük ölçüde felce uğrattı Yönetimdeki bozukluğun da etkisiyle, yüksek görevliler ve komutanlar bağımsızca davranmaya başladılar Özellikle Teb rahipleri siyasal alanda büyük ağırlık kazandılar Sonunda, Ramses XI döneminde (MÖ1113 - MÖ1085) başlayan iç savaş, Yeni Krallık'ın çökmesiyle sonuçlandı

Yeni Krallık döneminde yapılan tapınaklarda Mısır dinini evrenle bütünleştirmek amaç alındı Krallık saraylarında da tapınak mimarlığı uygulanarak, firavunun tanrısal özelliği vurgulandı Döşemelerde doğa canlandırıldı, duvarlar kralın zaferlerini ve törenleri canlandı*an fresklerle süslendi, tavanlarda da gökyüzü canlandırıldı En güzel örnekleri Amarna'da ve Deyr ül-Medine'de bulunan evlerde de, mimarlık gelişti Yüksek görevler için birçok birçok odalı, hizmetkar alanları ve bahçeleri bulunan çok büyük evler yapılırken, daha aşağı sınıf üyeleri için küçük, 5 odalı evler gerçekleştirdi Bu arada sanatın çeşitli dalları da önemli ölçüde gelişti Tutankamon'un tahtları değerli ağaçlardan yapılıp, mücevherlerle süslendi

GEÇ HANEDANLIK DÖNEMİ

Sais hükümdarı Psamtek l, 26sülaleyi (MÖ664 - MÖ525) kurdu; ama soyundan gelenler Pers hükümdarı Kambiz'in saldırışı karşısında tutunamadılar Persler, MÖ525'ten MÖ404'e, sonra da MÖ341 'den MÖ333'e kadar, Mısır'a egemen oldular Ahameni sülalesinden Pers hükümdarları, başlangıçta Mısır'ı firavun unvanıyla yönettikleri için, Ahameni egemenliği dönemine, 27sülale dönemi (MÖ525 - MÖ404) adı verildi Pers hükümdarı Darius Il'nin ölümünden sonra 28sülale (MÖ404-MÖ399), Mısır'a bir süre için bağımsızlığını yeniden kazandırdıysa da, sürekli taht çekişmeleriyle geçen bir sürece girildi ve birbirini izleyen kısa ömürlü 29 (MÖ399 - MÖ380) ve 30 (MÖ380 - MÖ341) sülaleler, umutsuzca, Pers saldırılarına karşı Mısır'ın bağımsızlığını korumaya çalıştılar Ama 30 (MÖ380 - MÖ341) sülale firavunlarından Nektanebo l'i yenilgiye uğratan Pers hükümdarı Artakserkses II, Mısır'ı yeniden ele geçirerek bir satraplığa dönüştürdü Kentlerin surlarını yıktırıp, tapınakları yağmalattı Bunun üstüne Nübyeli bir komutanın kurduğu 31sülale (MÖ341 - MÖ332), kısa süre direndiyse de, sonunda Pers egemenliğine boyun eğmek zorunda kaldı

YUNAN-ROMA DÖNEMİ

Makedonyalı Büyük İskender'in MÖ IV yy'da Mısır'ı Perslerden almasından sonra, komutanlarından Ptolemaios, İskender'in ölümünün (MÖ323) ardından ülkeyi 300 yılı aşkın süre yönetecek Makedonya kökenli Ptolemaios sülalesini (MÖ323 - MÖ30) kurduİçte güçlü bir merkezden yönetim, dışta da başarılı bir yayılma siyaseti izlemesi, önceleri ülkeye refah ve zenginlik getirdi Daha sonra başlayan sülale içi çekişmeler, birbirini izleyen ayaklanmaların patlak vermesine elverişli bir ortam hazırladı Ama patlak veren ayaklanmaların tümü, kanlı biçimde bastırıldıPtolemaios Sülalesi Hükümdarları, geleneksel dini destekledilerse de Mısırlılar, Makedonyalı yüksek görevlilerin ve askerlerin başlarına getirilmesini hiç de hoş karşılamadılar MÖ30'da, son Ptolemaios hükümdarı Kleopatra VlI'nin ölümünün ardından Mısır, Ptolemaios sülalelesini yıkan Roma yönetimine geçti Helenistik çağdan kalma mimarlık yapıları ve heykeller, Mısır sanat geleneğinin bu dönemde de canlılığını sürdürdüğünü göstermektedirHiyeroglif yazıyla ve demotike yazısıyla yazılmış papirüs metinler Eski Mısır dilinde pek çok yapıtın verildiğini kanıtlamaktadır Ayrıca farklı kültürlerin buluşma noktası olan İskenderiye, bu dönemde, Helen uygarlığının ve bilim dünyasının önemli bir merkezine dönüşmüş, uzun yıllar boyunca büyük bilim adamlarım ve edebiyatçıları çeken bir odak olmuştur

Mısır'da Dini Yaşam

Mısırlılar her tanrının görev ve gücünü açık bir şekilde tanımlamak veya kendilerini bu tanrılara bağlayan bağları hassas biçimde kurmakla fazla uğraşmazlardı Onlar insanlardan önce yeryüzündeydi ve insanın sahip olamayacağı ölçüde büyük bir güce sahiptiler Genellikle her tanrı tapınağının bulunduğu şehre bağlıydı Bazen, aynı tanrının birden fazla şehirde taınağı bulunabilirdi Bazı tanrılar, saltanattaki sülale tarafından koruyucu olarak benimsendiyse bunlara kült sunulurdu

Eski Mısırlılar, dünya işlerinin düzgün işleyişinin tanrıların keyfine bağlı olduğuna inanırdı O halde onlarla iyi ilişkiler kurmak gerekirdiBu da tanrılarla ilişki kurabilen tek kişi olan ve kendiside yeryüzündeki tanrı, yaşayan Horus olarak kabul edilen firavunun görevi idi Firavun her gün tanrıya yemekler sunar, gizli odada bulunan tanrıyı temsil eden heykeli yıkar ve değiştirirdi Oğlu'nun iyi hizmetlerinden memnun olan tanrı karşılık olarak ona "sonsuz hayat, güç ve sağlık" verirdi

Firavun böylece tanrılarca Mısır'ın refahının vaat edilmesini tek başına sağlardı Bununla birlikte firavunun her köşesindeki tapınaklarda bulunması imkansızdı Onun yokluğunda şehir sakinleri sırayla bu kutsal hizmeti üstlenirlerdi Bunlar gerçek birer rahip değildi ve dini işler hayatlarının bir bölümünü alırdı Ruhban sınıfının ortaya çıkışı MÖ1000 yıllara rastlarSıradan halk ancak Yeni Krallık Dönemi'nin sonunda tanrılar önünde dua etmelerini anıtlar üzerinde betimlemeye cesaret etti Sihirli heykelcikler zehirli hayvanlardan korurdu Yine daha sonra insanlar tercih ettikleri tanrıya kutal hayvanının mumyasını sunardı

TANRILARIN SOYAĞACI
mısır tarihi..

MUMYALAMA

Mumyalama, öldükten sonra yaşam olduğuna inanıldığı için, ölen kişinin hayattayken sahip olduğu görünümü korumasını sağlamaktı Vücut öncelikle iç organlarından ve suyundan arındırılırdı Cesetin çürümesini engellemek için üzerine güzel kokular dökülür ve içi hoş kokulu ve şifalı bitkilerle doldurulurdu Şeritler kullanılarak özenle sarılan mumya , koruyucu muskalarla kaplanırdı İç içe konulan birçok tabuta yerleştirilen mumya son olarak bir lahitin içine yerleştirilirdi Lahitin üzerine ölen kişinin tasviri yontulurdu İç organlar kanopslara konulurdu Ölünün hizmetçiliğini yaptığına inanılan küçük heykelcikler inanışa göre cenazeye gözkulak olurdu

Ölünün yeniden hayata dönmesi için rahip tıpkı heykellerde olduğu gibi mumya üzerinde "ağız açma töreninde bulunurdu Burada amaç ölünün tekrar hayata dönmesi için nefes almasını sağlamaktır Mezarlardaki günlük eşyaların ve mobilyaların bolluğunun açıklamasıda budur Cesedin cennete ulaşması için Osiris'in mahkemesinden geçmesi gerekirdi Thoth'un terazisi üzerine yerleştirilen bir kuş tüyünü (Maat) dengelemesi gerekirdiBunu yapamazsa bir canavar tarafından yutulacağına inanılırdı

Osiris'in mahkemesinde sorulan sorulardaki tuzaklara düşmemek için mezara ölüler kitabı konulurdu Resimlerle süslü olan bu kitapçık doğru cevapları içerirdi

Kralların mezarlarındaki lüks eşyalar mezar hırsızlarının bir hayli ilgisini çekiyordu Bu yüzden Yeni Krallık Dönemi'nde krallar Teb'de çöllük bir arazi üzerinde bulunan Kralllar Vadisi'ne gömülmeye başlandı


Sponsorlu Bağlantılar




Gitti Gidiyor..
07.12.05 23:46 Yazan: gökdeniz
Re: mısır tarihi..

Re: mısır tarihi..


ORDU

Yeni krallık dönemi başlamasıyla beraber,akınlar yapma ve bir imparatorluğa sahip olmaisteği ordunun yeniden duzenlenmesi gereklliğini ortaya cıkardı Atlar ve at arabalaro orduya katıldı Gönüllü askerler toplanip egitildi,ve ordu genisletildiOrdu herbiri 4000 piyade ve 1000 at arabali askerden olusan tumenlere ayrilmistiHer tumene bir tanri adi verilmistiTumenlerde ayrica her biri 200 piyadeden oluşan 20 boluge ayrilmisti

Boluklerse,ayni kislayi paylasan 10'ar kisilik birliklere ayrilmistiHer bir boluge 25 tane cift kisilik at arabasi bagliydi At arabali askerler,gerek donanimlari,gerekse sahip olduklari yetenek ve egitimlerinden dolayi,ordunun en seckin topluluguydularSavasta onalr hep on saflarda carpisirlardi

Eski ve Orta krallik donemlerinde Mısır ordusu,kralin korumalari ve parali askerlerden kurulu ufak bir gucten olusuyordu İnsanlar acil durumlarda orduya cagrilirlardi ;Fakat cogunun askeri egitimi yoktuBu yuzden pek bir ise yaramazlardi

Silahlar ve Egitim: Mısır askerleri;savas baltasi,gurz,mizrak,kilic,hancer, yay ve ok gibi bircok silah turuyle savasabilir durumda olmaliydiBununla beraber her birlik belli bir silahin kullaniminda uzmanlasmaya yonelebilirdiGenc askerlere,uzun yuruyuslerinde yapildigi,zorlu bir egitim verilirdi

mısır tarihi..

İmparatorlugun Kurulusu: Yeni Krallik ordulari,bir imparatorluk kurma amaciyla olusturulmustuDis seferleri cogunlukla firavin yonetirdiMısır imparatorlugunun en parlak doneminde,Suriye'den Nil'in dorduncu caglayanina kadar yayilmistiMısırlilar,imparatorlugun yayildigi genis ticaret sinirlari icinde ticaret yaparak ve somurgelerinden topladiklari vergilerle zenginlesmislerdi

MISIR PİRAMİTLERİ


Mısır'daki piramitler, firavunlar ve yakın akrabaları için yapılmış anıtkabirlerdir Çoğu Eski İmparatorluk döneminden (MÖ yaklaşık 2686 - 2181) kalmadır ve Nil'in batı kıyısında, yaklaşık 100 km uzunluğunda bir bölgede (deltanın güneyinde, Havara ile Ebu Ruveyş arasında) bulunurlar Piramitler, mezar üstüne yapılan alçak, dikdörtgen biçiminde bir taş yapı olan Mastaba'dan geliştirilmişlerdir Bilinen en eski piramit (MÖ yaklaşık 2650), Kral Coser'in Sakkara'daki Basamaklı Piramit'tir Göbeğinde geniş bir mastaba vardır ve üst üste konmuş, gittikçe küçülen altı şekiden oluşmuştur Özenle yapılmış bir yapılar bütünüyle çevrili olan bu piramit, günümüzde kısmen onarılmıştır Bundan sonraki gelişme aşaması, Meydun'da bulunan 93 m yükseklikteki piramitle temsil edilir Bu piramit, 4sülalenin (MÖ yaklaşık 2613 - 2493) kurucusu Snefru'nun buyruğuyla yapılmış, önce basamaklı bir piramit olarak tasarlanıp, sonra basamakları kireçtaşıyla kaplanmıştır Dehşur'daki piramit de Snefru tarafından yaptırılmıştır Tabanı ile tepesi arasında yarı yolda eğimi değişir; böylece kıvrılıyormuş gibi görünür Bütün klasik Mısır piramitlerinin ayırt edici özelliklerinden biri (buna Snefru'nun yaptırdıkları da dahildir), bir tapınak yapıları bütünü oluşturmuşlardır; söz konusu yapılar bütünü, piramitten biraz uzakta bulunan alçak bir tapınak ile piramidin yanında, bir geçidin birleştirdiği lahit tapınaktan oluşur Tapınak yapı topluluklarının örneği, günümüzdeki Kahire yakınındaki Cize'de (ya da Giza} bulunmuştur Burada 4sülaleden Keops, Kefren ve Mikerinos adlı firavunların birbirine yakın piramitleri bulunur Keops Piramidi MÖ yaklaşık 2500'de yapılmıştır Dünyanın en büyük piramididir Kenarlarının uzunluğu 230 m, yüksekliği 147 m'dir Bütün Cize külliyesi, MS X yy'dan başlayarak Kahire'nin yapımında inşaat malzemesi olarak kullanılmış, bu yüzden ehramların üçünün de özgün dış kaplamaları sökülmüştür Tek istisna, oldukça iyi korunmuş granitten yapılan Kefren tapınağıdır Eski imparatorluğun en büyük piramidi, 6sülale dö- neminde (MÖ yaklaşık 2345 - 2181) yapılan Pepifi'nin piramididir Bu sülaleyi izleyen çalkantılı dönemde (Birinci Ara Dönem, MÖ yaklaşık 2181 - 2040) hemen hiç piramit yapılmamış, ama 11sülale firavunlarından Mentuhotep II iktidarı ele geçirince (MÖ yaklaşık 2060), piramit yapımına yeniden başlanmıştır 11 ve 13sülaleler döneminde, MÖ1786'ya kadar piramit yapımı sürmüş (Dehşur ve el-Fayyum'da), ama daha sonra kesme taştan yapılmış mezarlar yeğlenmeye başlanmıştır



Piramitlerin Esrarı

* Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır

* Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir (doğduğu ve tahta çıktığı günler)

* Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür

* Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır

* Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit'in içine bıirakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz

* Piramit'in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir

* Bitkiler Piramit'in içinde daha hızlı büyürler

* Piramit'in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir

* Çöp bidonu içindeki yemek artıkları, hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalaşır

* Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit'in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir

* Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar, fakat içlerini göremediler

* Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur

MISIR'DA BİLİM

Mısır'da okullar yanlızca varlıklı ailelerin erkek çocukları içindiÇoğu çocuk okula gitmezdiBunun yerine ,erkek çocuklara babaları bir meslek öğretir,kızlarsa evde annelerine yardım ederlerdiMısırdaki okullar tapınaklara bağlıydiErkek çocuklar yedi yaşlarına geldiklerinde okula başlarlardiOkuma-yazmayi ogrenir ve zamanlarinin cogunu metinleri koplayarak gecirirlerdi

Papirus çok pahalı bir bitki olduğundan çocuklar,kırık çömlek parçalarına yazıyorlarögretmenleride yazıcılar oluyordu

9 yada 10 yaşlarında bir erkek çocuk başka bir okula devam edebilirdiBurada, mektup ve yasal belgelerin nasıl yazılacağını öğrenirdiAynı zamanda,aralarında tarih, edebiyat, coğrafya,din,diller,muhasebe ,matematik,ve tip konularınında olduğu bir dizi alanda eğitim alabilirlerdi


07.12.05 23:51 Yazan: gökdeniz
Re: mısır tarihi..

Re: mısır tarihi..


UZUNLUK ÖLÇÜLERİ

Bürokrat bir toplum olan Mısırlılar'da uzunluk ölçüleri temel olarak kadastro memurları, arazi katipleri ve tabii ki mimarların kullanımı içindi Başvuru birimi 52,3 santimetre uzunluğundaki kraliyet cubitiydi Tutankhamon 'un maliye bakanı adına kayıtlı cubit üzerine sık kullanılan alt birimler işaretlenmişti; 1,87 santimetre boyunda 28 parmak ve 4 parmak uzunluğunda 7 hurda (7,47cm) Her parmak, altına ismi yazilan bir tanrının korumasındaydı Ön yüzünde yeralan parmakların yarısı 1/2'likten 1/6'lığa kadar kesirlere bölünmüştü Mısır ölçüm sistemi ondalık değildi

ZAMAN ÖLÇÜLERİ

Klepsydre veya su saati güneş batarken suyla doldurulurdu Çanağın altına yerlestirilen küçük delik sayesinde su yavasça doldurulurdu Su seviyesi çanağın icindeki ilk işarete geldiğinde gecenin ikinci saati başlamış olurdu On iki derece işareti aylara göre eşitsizlik gösteren gecelerin uzunluğuna denk düşerdi Gnomon, günboyunca saati gösterirdi Basit bir çubuğun gölgesi, derecelendirilmiş düzlem üzerinde ilerlerdi Aleti düz bir satıh üzerine yerleştirmek yeterliydi

TIP

Mısır'da doktorlar hastalığın nedenini ögrenmekten çok denenmiş yöntemler uyguluyorlardı "Kellerin saçını çıkarmak icin reçete" gibi yöntemlerde büyüden faydalanırken örneğin öksürüğe karşı büyü yapılması gibi bazı yöntemler daha ciddiydi Tiam bitkisinin 1/32'si ince ince kıyılarak ateşte kaynatılırdı Buhar bir gün boyunca bir kamışla yutulurdu Mısır'daki tıp konusunda bilinen uygulamalar temelde MÖ1600 yıllarında yazılmış, bulucularının adlarını taşıyan iki büyük papirüs parçasından (Ebers Papirüsü ve Smith Papirüsü) gelmektedir Ebers papirüsündeki metin, birçok kaynaktan yapılmış bir derlemedir Smith papirüsüyse, MÖ2500'de yazılmış bir metnin kopyasıdır Ebers papirüsü özel hastalıklar için sihirli sözler, bunun yanı sıra tanrılara yakarılar, çok dikkatli yapılmış hastalık tanımlamaları, müshil olarak hint yağı ve yanıklar için tanen (tanik asit)gibi değerli reçeteler içerir Smith papirüsü ise, kanamayı durdurmak için baskı uygulama, göz, kalp ve öbür iç organ hastalıklarına ilşkin bölümler gibi, günümüzde de geçerli olan cerrahi bilgiler içerir Verilen hastalık tanımlamaları, belirtilerinin anlatımı, muayene sonucunda doktorun belirleyeceği şeyler, tedavi önerileri ve teşhis koyma gibi uygulamalar, ana çizgileri bakımından modern tıbbınkine benzer En büyük Mısırlı hekim, aynı zamanda Sakkare Basamaklı Piramidi'nin mimarı olan Imhotep'tir Kral Coser hizmetindeki bilgin Imhotep ölümünden asırlar sonra tıp tanrısı olarak kabul edilmişti

AĞIRLIK ÖLÇÜLERİ

Uzun sure deben adı verilen 90 gram ağırlığındaki ölçü kullanıldı Bu ölçüden kefeli teraziyle yapılan tartılarda faydalanılıyordu

SU SAATLERİ

Mısırlılar da bir günü 24 saat'e bölmüşlerdi Zamanı su saatleri kullanarak anlarlardı Su saatleri iç yanlarına saatlerin işaretlenmiş olduğu kaplardı İcleri suyla doluydu ve dip taraflarında açılmış ufak bir oluk vardı Su dışarı akıp boşaldıkça ortaya çıkan, saatleri gösteren numaralar zamanı bildirirdi

TAKVİMLER

Mısırlılar,yıldız ve gezegenlerle ilgilenmişlerdirBu konudaki bilgileriyle çok ayrıntılı takvimler hazirlamışlardırBir takvim "Sopdet" adlı bir yıldıza göre oluşturulmuştu Sopdet'in ufuk çizgisinde her yıl aynı zamanda kaybolduğunu ve bundan 70 gün sonra tam gün doğumundan hemen önce yeniden ortaya çıktıgını fark etmişlerdi Bu da Nil sularının yükseldiği yıllık su baskınlarının başladığı sırada gerçekleşmişti Bu tarihi, yılbaşı kabul ettilerBir başka takvimse, ay dönümüne göre oluşturulmuştu Romalılar, Mısır'ı işgal ettiklerinde bundan o kadar çok etkilenmişlerki hemen benimsemişlerdi Bu takvim Avrupanın her yanında 16yy a kadar kullanılmıştır

SAYILAR

1= mısır tarihi..

2= mısır tarihi..

3= mısır tarihi..

07.12.05 23:52 Yazan: gökdeniz
Re: mısır tarihi..

Re: mısır tarihi..


İSKENDERİYE

2000 yili askin suredir,deniz ticaretinde sadece Mısır diil,Guney asya ve uzak dogu ile akdeniz ve bati dunyasinin odaklandigi bir liman kenti olan iskenderiye,MO 332 de Buuyk iskender in buyrugu ile kurulmustuMimar Deinoktares'in izgara planli kent projesini hazirladiginda burasi yoksul bir balikci koyu idiiskenderin olumunden sonra Ptolemaios Krallari,Kentin kurulusunu ve gelismesini surdurerek limani Heptastadion sosesi ile Pharos adasina bagladilarBurada hellen kultur ve sanatinin mimari yapilari ve kurumlari olan Tiyatro,Agora ve Gymnasium'un yani sira unlu Serapeium ve Poseidon tapinaklari,İskenderiye Kutuphanesi,Felsefe okulu ve liman Tesisleriyle Hellenistik dunyanin en onemli Ticaret,edebiyat,Kultur ve sanat merkezi haline geldi

MO30'da Roma egemenligine gecen İskenderiye,Mısır eyaletinin merkezi olduİmparator Augustus'un Mısır i Kisisel mulku ilan etmesi ile İskenderiye,Mısır ve Afrika urunlerinin ihrac edildigi ve Depolandigi ayricalikli bir statuye baglandiBizans zamanindaki Hiristiyan Monofizit ve Kipti Patrikliginin merkezi olan kent 7yy da Musluman Araplar tarafindan isgal edildiBu sirada tahrip edilen Kent sonralari Araplar'in onemli Ticaret limani ve deniz ussu haline donusturulduOrtacag boyunca latin Cumhuriyetlerinden Venedik,Cenova ve Pizali deniz tacirlerinin,Dogu akdenizde baharat ve Hint Ticaretini ustlendikleri en onemli liman oldu1517'de Mısırla birlikte Osmanli egemenligine giren kent 1798'de Napoleon'un komutasindaki Fransiz Kuvvetleri tarafindan isgal edildiKent bu isgalden buyuk zarar gordu ve nufusu 7000'e dustu1801'de ingiliz ve Turkler tarafindan geri alindiKavalali Mehmet Ali Pasa zamaninda buyuk imar faliyetleri baslatildiKenti Koruyan surlar yeniden insa edildi ve onarildi1819'da Mahmudiye Kanali acildiTophane Tersane ve Res El-Din Sarayi insa edildiXiXyy'da Buyuk onem kazanan iskenderiye,Mısır'i elde etmek isteyen İngilizler tarafindan 11 Temmuz 1882'de topa tutuldu ve yagmalandiArdindan isgal edildiBirinci Dunya Savasi sonunda Osmanli egemenliginden cikan kent;ingizlilerin deniz ussune donusturuldu

1922'de Tam bagimsiz olan Mısır'in en buyuk 2kenti olan İskenderiye'nin,liman tesislerinde,antrepolarinda yogun deniz ticareti yasanirKistak Kesiminde eski Dogu limaninin guneyinde ise modern yerlesim bulunurBircok cami,saray,anit,park ve bahceleriyle canli ve renkli bir kent olan İslenderiye,petrol,dokuma gida,otomativ sanayi,gelismis ticari yasami,Kahire,Port Said'e bagli yollari ile Kahire'den son en gelismis kenttir

Mısırin son Kralicesi Kleopatranin sarayida İskenderiyede bulunmaktadirDaha Cok yeni olarak İskenderiye Korfezinde Yapilan su alti arastirmalari sonucunda bu sarayin kalintilari su yuzune cikarilmistir


11.07.06 13:12 Yazan: ugurcan1071
Re: mısır tarihi..

Re: mısır tarihi..


saol kardeş iyi paylaşım

 

WEZ Format +2. Şuan Saat: 03:27.


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur. Copyright © 2004-2014

Sitemizdeki içerik,iznimiz olmadan veya kaynak gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. 5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Sitemizdeki Üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan bize bildirin.

PaylasTR.Org | Since 2004

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz