PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > GENEL KÜLTÜR > Genel Tarih

Osmanlı Döneminden Kalan Sportif Faaliyetler

Genel Tarih
Osmanlı Döneminden Kalan Sportif Faaliyetler, Osmanlı Döneminden Kalan Sportif Faaliyetler Osmanlı Döneminden Kalan Sportif Faaliyetler, Osmanlıda spor, Osmanlı Devletinde Spor, Eskilerde Spor OSMANLI DEVLETİNDE SPOR Osmanlılarda spor büyük önem taşır Osmanlılarda spor yapana büyük ilgi, alâka ve saygı vardır Gençlerde spora ve sporcu olmaya büyük özen vardır Osmanlıların uğraştığı başlıca sporlar; • Güreş • Avcılık • Ok atıcılığı (kemankeşlik) • Cündilik (binicilik) • Cirid oyunları GÜREŞ Osmanlılara güreş sporu Selçuklular’ dan gelmedir Güreşçiye pehlivan güreşe de küşti denilerek saray kuruluşuna ve Osmanlı Döneminden Kalan Sportif Faaliyetler osmanlidan kalan sportif faaliyetler, osmanlı devletınden kalan sportıf fâalıyetler, osmanlı donemınden kalan sportıf faalıyetler, osmanlı döneminde kalan sportif faaliyetler, osmanlı döneminden kalan sportif, osmanlı döneminden kalan sportif faliyetler, osmanlı döneminden kalma sportif faaliyetler, osmanlılar donemınde kalan sportıf faalıyetler, osmanlılar donemınden kalan sportıf faalıyetler, osmanlılar döneminde kalan sportif faliyetler, osmanlılardan kalan sportif faaliyetler, osmanlıların doneminden kalan sportif faaliyetler, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
Paylaş
18.01.11 18:59 Yazan: Shevko
Osmanlı Döneminden Kalan Sportif Faaliyetler

Sponsorlu Bağlantılar

Osmanlı Döneminden Kalan Sportif Faaliyetler


Osmanlı Döneminden Kalan Sportif Faaliyetler, Osmanlıda spor, Osmanlı Devletinde Spor, Eskilerde Spor

OSMANLI DEVLETİNDE SPOR
Osmanlılarda spor büyük önem taşır Osmanlılarda spor yapana büyük ilgi, alâka ve saygı vardır Gençlerde spora ve sporcu olmaya büyük özen vardır
Osmanlıların uğraştığı başlıca sporlar;
• Güreş
• Avcılık
• Ok atıcılığı (kemankeşlik)
• Cündilik (binicilik)
• Cirid oyunları
GÜREŞ
Osmanlılara güreş sporu Selçuklular’ dan gelmedir Güreşçiye pehlivan güreşe de küşti denilerek saray kuruluşuna alınmıştır Güreşin başlıca kuralları arasında kispet giyinmek, dua okumak, Hz Muhammed’ in ve Hz Ali’ nin adını anmak gerekiyordu
Güreşe olan merak çeşitli şairlerimiz tarafından dile getirilmektedir Örnek olarak Yunus Emre’ nin şu kıt’asını verebiliriz;
Aşık oldum bugün, meydan benimdir,
Benimdir pehlivan benimdir
Topu kimse alamaz meydanımızdan
Bugün meydan topu çevgan benimdir
Türk milleti erkeği, kadını ve çocuğu ile güreşi sever güreşçiye saygı duyar ve pehlivanlara ayrıcalık tanır Şüphesiz ki bu sevgi ve saygı, Türkün ruhundaki savaşçılık kahramanlık duygularından ve sporu bu yönüyle görmesinden kaynaklanmaktadır Güreşçiye karşı duyduğu sevgi ve saygıda pehlivanların herkesten daha güçlü, kuvvetli, vücut yapısının, adalelerinin daha gelişmiş, görünüşünün sağlıklı görünmesinden, davranışının yiğitçe, karakterinin doğru ve mertçe oluşu diline, eline ve beline güvenilir olmasından ileri gelmektedir Türk milleti tümüyle güreşçiyi böyle bilir ve böyle olmasını ister
Erkek çocuklar köyün, kasabanın veya çevresinin ünlü pehlivanlarına özenir onun gibi güçlü adaleli, ve yakışıklı olmak amacını güder Onu hayalinde, düşünde yaşatır Bu özentiyle akranları arasında güreşerek bu spora başlamış olur
Güreşte… Koca Yusuf ile Adalı Halil’ in Avrupa ve Amerika’ da, Kara Ahmet’ in Paris, Viyana ve Rusya’ da “bir Türk gibi kuvvetli” sözünü söyletmiş olmaları hâlâ övüncümüz olmaktadır
Osmanlıda Güreş
1 Saray içinde güreş
2 Saray dışında güreş
• Panayır güreşleri
• Düğün güreşleri
• Ramazan güreşleri
• Hayır kurumları yararına yapılan güreşler
• Güreş tekkeleri
AVCILIK
Osmanlı padişahlarının çok sevdiği ve önemli saydıkları için devlet kuruluşuna aldıkları sporların basında avcılık gelir
Osmanlılar da kendilerinden önce gelmiş, Selçuklu, Gazneli, Karahanlılar ve Moğollar gibi avcılığı savaşa hazırlanmanın, kan dökmeye ve insan öldürmeye alışmanın eğitimi sayarlardı Ayrıca, av yaparken halk ile de iliş¬ki kurdukları için, vatandaşın derdim, sıkıntısını ve şikayetlerini dinleyerek bilgi edinirlerdi Hümayunname isimli yapıtta Kanuni Sultan Süley¬man’ın av yaparken bir kadının şikayetlerin! dinlediği görüntülenmiştir
Osmanlılar’ ın avcılığa bu derece önem vermelerinin bir başka nede¬ni de, ataları Oğuzlar’ dan beri süre gelen bir töre olmasıydı Bu töre, di¬ğer Türk boylarında da görülür Orta Asya’daki bazı Türkler’ de bu töre aile düzenini etkileyecek kadar önemlidir Ava çıkacak avcı, o gece esin¬den ayrı bir odada yatar, kimse ile konuşmaz ve yapacağı her şeyi sır gi¬bi gizli tutar Kimseye bir şey söylemez Karışı yeni doğum yapmışsa, te¬miz sayılmadığı için ona av eti yedirilmez Samur avında kullanılan ağlara eliyle dokunmasına izin verilmez Bu gibi inançlara aykırı hareket edilirse, avın verimsiz olacağı ve avcı ölünce ruhunun ongun’ u olan kuş ile birleşeceğine inanılırdı
Avın Yapılışı
• Törenli yapılan av
• Törensiz yapılan av
OK ATICILIĞI (KEMANKEŞLİK )
Yeniçeri ocağı ilk oluşturulduğu zaman başlıca silahları ok, zenberek kılıç ve hançer idi Ok uzaktan atılabildiği ve etkili olduğu için, eğitimine önem verilir iyi atıcılar padişahlar ve devlet büyükleri tarafından çağımızdaki imkanlarla ölçülemeyecek derecede ödüllendirilirdi Hatta bu ödüller yalnız ok atan atıcıya (kemankeş) verilmez, onun okunu ve yayını yapan ustalara da verilirdi Çünkü her rekor yapan ünlü atıcının kendisine özel yaycısı ve okçusu vardı Bu ustalar yalnız o atıcıya ok ve yay yapar, başkasına hele o atıcıya rakip olan kemankeşe yapmazdırSultan Yıldırım Bayezid zamanına kadar, padişahları yalnız Sek¬banlar korurdu Yıldırım Bayezid Sekbanlardan uzun boylu, yakışıklı ve genç olan dördü solak, dördü sağ eliyle ok atan sekiz neferi özel korumacısı olarak ayırıp, önünde yürüttü Bunlardan sağ eliyle atanlar solda, sol elleriyle atanlar da sağda yürüdü Sonradan sayılan çoğaltıldı ve ocağın en yaşlı ağalarından bir odabaşı baş yapılarak adına Solakbaşı denildi Bu makam ocakta en eski mansıblardan olup bir de Kethüda’ sı bulunuyordu
Okçuya verilen önem oku yapana da önem verilir Kazanılan ödül oku yapan verilir Ok ustası sadece bir kişiye ok yapar Kesinlikle ok yaptığı kişinin rakibine veya rakiplerine ok yapmaz
CÜNDİLİK (BİNİCİLİK)
Cündi sözcüğü Osmanlılarda yalnız hünerli biniciler için kullanılmıştır Atlı askere sipahi denir
Ankara Savaşından sonra, Amasya’ya çekilen şehzade Mehmet Çelebi kardeşlerini yenip padişah olabilmesi için, çevik kuvvete ihtiyaç olduğu görülerek biniciliğe önem verildi Amasyalılardan oluşan atlı bölüğe Bamyacılar ve Merzifonlulardan oluşan bölüğe de Lahanacılar denildi Bölüklerin bayrak taşıması adet olduğundan birine kırmızı diğerine de yeşil bayrak verildi
Mehmet Çelebi zamanında oluşturulan bu ilk cündilere ne renk ve biçimde elbise girdirildiğini bilmiyoruz Ancak 18 yy da padişah huzurunda cirit oynayan cündilerden Lahanacıların yeşil ve Bamyacıların da kadifeden elbiseler giyindiklerini Şem’ danizade Süleyman Efendi bildirmektedir
Osmanlı padişahları içinde cündilikte en başarılı olan sultan IV Murad’ dır Ortadan biraz uzun boylu, geniş omuzlu ve adaleli olup çok kuvvetli bir bünyeye sahipti Hammer’ in (Riko) dan naklen bildirdiğine göre Sultan Murad, bir atın üzerinden inmeden başka bir atın üzerine sıçramak suretiyle binecek kadar çevik binicisiymiş
Sultan Murad, güreşte, cirid atmada ve ok atmada olduğu kadar cündilerin yaptığı hışt denilen kalemli cirid ile sert ağaçları ve kalkanları delmede de bir benzeri asla gelmeyecek kadar başarılı bir sporcuydu
CİRİT OYUNLARI
Atlı cirid oyunu, Osmanlı Sarayı’nda en çok oynanan ve padişahla¬rın yabancı elçilere göstermekten gurur duydukları bir spordu Sürekli olduğu için “Harhari” cirid diye de anılır
Orta Asya’daki Türk illerinde cirid oynanmaz Çevgan ve gökbörü oynanırdı Horasan Selçukluları da cirid oynamaz çevgan oynarlardı Ancak Anadolu Selçukluları’ nın bu sporu yaptığım îbni Bibi, “Tevarih-i ali Selçuk” isimli tarihinde yazmaktadır Sultan I Alaüddin Keykubad (1220-1237) cirid oynamayı çok severmiş
Spora önem vermiş olan Mısır’daki Kıpçak ve Çerkez Memlukluları’nın da Osmanlılar’ ın oynadığı “Harhari” türde cirid oynamadıkları çağımıza kadar gelen tarihi belgelerden ve özellikle spor için yazılmış ya¬pıtlardan anlaşılmaktadır
Mısır, Yavuz Sultan Selim tarafından alındıktan sonra, Mısır’a vali olarak atanmış olan Çerkez beylerinden Hayr Bey (31 Ağustos 1517-11 Ekim 1522) den sonra vali olarak gönderilen Osmanlı paşalarının kapı cündileri burada Osmanlı tarzı “harhari” ciridi oynamayı yaygınlaştırdı¬lar Zaten binicilikte ün yapmış olan Kıpçak Türkleri ve Çerkezler de bunu hemen benimsediler İşte o tarihten sonra Mısır’da da Çerkez cün¬dileri Osmanlılar gibi harhari ciridini de oynamaya başladılar
Bu bilgiler, cirid oyununun Anadolu’ya özel bir oyun olduğunu gös¬terir Osmanlı cündilerinden ve silahşöran-ı Osmaniyan’ dan Mustafa Ağa, bu konuda şöyle diyor:
“Üstadlarımızdan işitmişizdir ki, cirid oyununun aslında şeyhi yok¬tur Kürd peydasıdır derler idi Filhakika üstada müracaat olunmayub herkes başlı basma oynadıkları ve yolsuz, usulsüz oynayub biri birinin sözünü dinlemeyüb…
Mustafa Ağa’ nın dediği gibi cirid Kürd’ lerin buluşu bir oyun da olsa, Osmanlılar bu oyunu o kadar çok sevmiş ve benimsemişlerdi ki, her Cuma şehir meydanlarında, orduların konakladığı yerde cirid oynanmasını gelenek haline getirmişlerdi
Cirid Oyununun Kaldırılması
Cirid oynayan kişinin kin gülmemesi oyunun başta gelen kuralıdır Buna rağmen, zaman zaman isteyerek veya istemeyerek de olsa binicile¬rin ve atların yaralandığı hatta öldüğü olmuştur Yavuz Sultan Selim çağı cündilerinde olup mezarı Soğuk Çeşme Kapışı karşısında bulunan Yusuf Ağa Sultan I Ahmed çağı Kapıağaları’ ndan cündi Ahmed Ağa (Yenibahçe’ de cirid oynarken) ve Sultan I Abdülhamid’ in Sadrazam kapısından Hazine koğuşuna aldığı Kara Hasan Ağa’ da Sultan III Selim zamanında cirid isabetiyle ölen cündilerden birkaçıdır
Bu gibi olaylar eksik olmadığı halde yine de cündilik eski ocaktır denilerek cirid oyunu Sultan II Mahmud zamanına kadar yapıla gelmişti Fakat, Hicri (1231) yılı kurban bayramının ikinci günü (2 Kasım 1816), Sultan Mahmud Çırağan Yalısı’ nda bulunurken, yapılan bayram ciridinde Seferli koğuşundan Çopur Hasan isminde birisi, Harem Ağaları’ndan ünlü cündi Şuayb Ağa’ ya gizlice kin beslediği için, habersiz atından düşürerek dizinden yaralanmasına sebep oldu Suayb Ağa, bu yaradan kurtulamayıp altı ay sonra (18 Haziran 1817) günü öldü
Enderun ağalarının da çok sevip saydığı, Şuayıp Ağa’ nın ölümüne üzülen Sultan Mahmud, o günden sonra bir daha atlı cirid oynatmayıp kendisi de ok atmaya başladı 1826yılında saray kuruluşlarında perso¬nel azaltması yapılırken, Ekim 1826 de cirid oyununu tamamen kaldırıp yalnız menzil ciridi ve lâbud attırmakla yetindi
TÜFEK ATICILIĞI
Ateşli silahların etkisini anlayan Yıldırım Beyazıd ve ondan sonraki Osmanlı padişahları askerin tüfekle eğitimine önem verirlerdi Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman Zamanında yeniçeri sekbanlarında atlı veya yaya (4-5000) den fazla tüfenk atan (tüfenk-endaz) bulunuyordu Bu tüfenk atanların sorguçları sırmalarla süslü ve kılıçları sırmadan örülmüş kayışlarla omuzlarına asılıydı
Ünlü tüfek atıcıları
Sultan III Ahmed
Sultan III Selim
Sultan II Mahmud olarak bilinir
Görüldüğü gibi Osmanlılar’ da ilk başlarda spor anlayışı yoktu Bunun yanı sıra Osmanlılarda daha çok güce dayalı, savaşlarda başarı sağlayabilecek çalışmalar ve hareketler ön plândaydı Sonraları bu anlayış yerini günümüzdeki spor anlayışına bırakmıştır

Sponsorlu Bağlantılar




Gitti Gidiyor..
01.03.11 18:41 Yazan: mücahidd

teşekkürler çok işime yaradı

01.03.11 18:46 Yazan: Shevko

Biz Teşekkür Ederiz

09.03.11 18:28 Yazan: mücahidd

bu forum sayesinde daha iyi bilgi ediniyoruz bütün görevli arkadaşlara tşkler

25.04.11 23:32 Yazan: gHaYin-sHinNe

Güreş ata sporumuz diye boşuna demiyolar

24.01.13 02:48 Yazan: Azerul

Ata sporu güreş heyt be

 

WEZ Format +2. Şuan Saat: 07:00.


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur. Copyright © 2004-2014

Sitemizdeki içerik,iznimiz olmadan veya kaynak gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. 5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Sitemizdeki Üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan bize bildirin.

PaylasTR.Org | Since 2004

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz