PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > PaylaşTR Genel > Bunları Biliyormuydunuz

Cadılar Bayramı Neden Kutlanır

Bunları Biliyormuydunuz
Cadılar Bayramı Neden Kutlanır, Cadılar Bayramı Neden Kutlanır CadıLar Bayramı Neden KutLanır Çoktanrılı dönemin bilge kişisi kabul edilen büyücüler, ortaçağda kilisenin yorumuyla "şeytanın uşağı" cadılara dönüştüler Önce, bütün aksiliklerin sorumlusu olarak yaratıldılar(!) sonra da engizisyon mahkemelerinde öldürüldüler Her ne kadar bugün dünya onları televizyon dizilerinden burunlarını oynatarak istedikleri her şeyi yapabilen tatlı yaratıklar olarak tanısa da cadılar, özellikle ortaçağda birçok kimsenin korkulu rüyasıydı Geceleri dolaşarak kötülük yaptıklarına inanılan 50 yaşlarında, dul, tırnakları uzun, pis ve şehvet düşkünü kadınlar için ve Cadılar Bayramı Neden Kutlanır halloween niye kutlaniyor, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
Paylaş
23.05.10 18:58 Yazan: ömr-ü diyar
Cadılar Bayramı Neden Kutlanır

Sponsorlu Bağlantılar

Cadılar Bayramı Neden Kutlanır


CadıLar Bayramı Neden KutLanır

Çoktanrılı dönemin bilge kişisi kabul edilen büyücüler, ortaçağda kilisenin yorumuyla "şeytanın uşağı" cadılara dönüştüler Önce, bütün aksiliklerin sorumlusu olarak yaratıldılar(!) sonra da engizisyon mahkemelerinde öldürüldüler

Her ne kadar bugün dünya onları televizyon dizilerinden burunlarını oynatarak istedikleri her şeyi yapabilen tatlı yaratıklar olarak tanısa da cadılar, özellikle ortaçağda birçok kimsenin korkulu rüyasıydı Geceleri dolaşarak kötülük yaptıklarına inanılan 50 yaşlarında, dul, tırnakları uzun, pis ve şehvet düşkünü kadınlar için kullanılan cadı tanımlaması aslında bir dinin nasıl yozlaştırılabileceğinin en iyi örneklerinden birini de oluşturuyor Peki neden kadınlar? Çünkü Kitab-ı Mukaddes'te, "Efsuncu kadını yaşatmayacaksın" (Çıkış 22:18) hükmü yer alıyor Aziz Augustine göre, 'havai güçler' olan iblisler göklerden aşağı süzülerek kadınlarla cinsel ilişkiye giriyorlardı İşte cadılar, bu yasak ilişkinin ürünüydü

Cadılık inancının tarihi, ilk insan topluluklarına dayansa da, Roma İmparatorluğu'nun Hıristiyanlığı kabul etmesinden sonra kabusa dönüşmeye başlıyor Şehirler, bu tek tanrılı dinin yayılmasına karşı çıkmazken, köylerde çoktanrıcılık devam ediyor Ancak bu, kilisenin, Pagan adı verilen köylüleri şeytanla işbirliği yapan cadılar olarak tanımlamasına neden oluyor Kilise, 1233'te, mezhep sapkınlıklarını önlemek ve Hıristiyanlıktan uzaklaşan tarikatlarla uğraşmak için engizisyonu kuruyor Tabii cadılar da bu mahkemelerden nasibini alıyor Araştırmacı yazar ve tarihçi Giovanni Scognamillo "Medeniyetler Çatışmasında Batı'nın İnanç Temelleri" adlı kitabında engizisyon mahkemeleri ile ilgili şunları anlatıyor:

Engizisyon mahkemeleri

"1834'e kadar süren bu mahkemelerde, papaların kararları ve desteği ile kilise, tarihin en kanlı ve korkunç sahifelerini katliamlar ve işkenceler ile dolduruyor Dini bir kuruluş olan engizisyon, bağlı olduğu kurumu, hiçbir şeyden kaçınmadan ve hiç kimseden korkmadan vargücüyle savunuyor Cadılık adı altında siyasi çıkarları destekleyerek, kilisenin en korkutucu silahı oluyor Jeanne d'Arc, cadı olarak yakılıyor" (Jeanne d'Arc: Fransız halk kahramanı Erkek kılığına girerek İngiliz işgaline karşı savaşmış; esir düştükten sonra diri diri yakılmış Engizisyon tarafından dine karşı gelmek ve büyücülük yapmakla suçlanan Jeanne d'Arc, 1920'de Vatikan tarafından azize olarak kutsanmış)

Amerikalı Fizikçi Carl Sagan da, "Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı" adlı kitabında, "Cinselliği bastırılmış, erkek egemen bir toplumda, yargıçları bekar kalmaya mahkum edilmiş rahipler tarafından gelen bir ortamdan bekleneceği gibi, engizisyonda güçlü cinsel ve kadın düşmanı öğelerin de söz konusu olduğu biliniyor" yorumunu yapıyor

Aslında, MS 1000 yıllarında, havada uçan cadı gibi yaratıkların olmadığını, cadıların süpürgeye binmelerini şeytanın yarattığı bir hayal olarak kabul eden kilise, 500 yıl sonra bu kez böyle düşünenlerin şeytanla işbirliği yaptığını kabul ediyor Papa 8 Innocentius'un 1484 tarihli fermanıyla birlikte tüm Avrupa'da cadıların sistematik olarak suçlanması, işkence görmesi ve idam edilmesi süreci başlıyor Üstelik işkence aletleri rahiplerce kutsanıyor 1487'de iki papaz tarafından yazılan "Cadıların Tokmağı" adlı kitapta, cadıların nasıl meydana çıkarılacağı ve cinlerle ilişki kurduklarını itiraf etmeleri için hangi işkencelerin yapılacağı ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor Kitapta, "Acaba cinler tek başlarına kötülük yapabilirler mi, yoksa bir cadının yardımı gerekir mi?" sorusuna "Onlar mutlaka kendilerine yardım etsin diye birisini bulup kandırır ve onun vasıtasıyla kötülüklerini daha etkili biçimde yayarlar" cevabı verilerek halktan kimin cadı olduğunu tahmin edip hemen bildirmeleri isteniyor

Mahkeme giderleri de cadılara ait!

Carl Sagan, "Cadıların Tokmağı"nı, "işkencecinin teknik el kitabı" olarak niteliyor ve cadı yargıçlarının bir ellerinde bu kitap, diğer ellerinde de Papa'nın fermanı ile Avrupa'nın her yerinde mantar gibi türediklerini yazıyor Cadı avının kısa sürede bir gider hesabı yutturmacasına döndüğünü belirten Sagan, şu bilgileri veriyor:

"Tüm soruşturma, dava ve infazların giderleri, davalının kendisinden ya da akrabalarından alınıyordu Cadıyı avlamak üzere görevlendirilmiş casusların ödülü, gardiyanların şarabı, yargıçların şöleni, daha deneyimli işkenceci getirmek için görevlendirilenin yol giderleri, odun, katran ve celladın ipi, giderler arasındaydı Mahkeme heyetinin üyelerine, yaktırdıkları her cadı için ikramiye de ödeniyordu İdam edilen cadının mal varlığı, eğer geriye bir şeyi kalmışsa, kilise ve devlet arasında bölüşülüyordu Bu yasa ile toplumsal ahlak onaylı kitle cinayeti ve hırsızlık kurumsallaştıkça, çevresinde büyük çaplı bürokrasi oluşarak, ilgi alanı yoksul acuzeler olmaktan çıkıp orta sınıftan dişe gelir kadın ve erkekler olmaya başladı"

16'ncı yüzyılda cadı avı çılgınlığı en üst seviyelere ulaşıyor O yıllardaki büyük buhran ve ekonomik krizin yarattığı infiali de önlemek için korku ve baskı yaratılmaya karar veriliyor Bunun için de cadılar (büyücüler) seçiliyor ve sanki her şeyin nedeni cadılarmış gibi gösteriliyor Giovanni Scognamillo bu dönemi şöyle anlatıyor:

"Savaşları, veba salgınları, açlığı, sefaleti, vahşiliği ile ortaçağ; çileli, sert, acımasız bir çağdır Kilisenin yaymak istediği bilgileri adeta unutarak yeni bir düzen kurmak amacıyla hakimiyetini sağlamlaştırmak istemesi, eski medeniyetlerin, ilkel toplumların bilgini sayılan büyücüleri 'cadı'ya dönüştürür Artık o, şeytanın bir aracısı, bir uşağıdır"

Scognamillo ayrıca, Fransız tarihçi Michelet'in "Cadılar" adlı eserinde, "Büyücü (cadı) hangi dönemde doğuyor, sorusuna ben, umutsuzluk döneminde bu normal, diye cevap veriyorum Tereddüt etmeden, kilise dünyasının yarattığı derin umutsuzluktan, diyorum Cadı, kilisenin suçudur" şeklinde yazdığını da belirtiyor

Cadı oldukları nasıl anlaşılıyor?

Aslında cadılıkla suçlanmak için öyle olağanüstü bir nedene de gerek yoktu Birinin vücudunun herhangi bir yerinde beni ya da doğum lekesi varsa, bu, o kişinin şeytanla işbirliği yaptığının kesin kanıtı sayılıyordu Ya da ormanda yabani otlar toplayıp sebze çorbası yapan kadınlar, emri altındaki cinlere ziyafet vermekle suçlanıp cezalandırılıyordu Eğer bir kadın, kilisedeki ayin sırasında esnerse, kadının içindeki cinin kutsal sözleri duyup kaçmaya çalıştığı düşünülüyordu Birisinin cadı olup olmadığını anlamak için hıristiyan dünyasında yapılan işlemler de ilginçlik gösteriyor Örneğin, vaftiz suyuna atılıp da batmayanlar, vaftiz suyunun onları istemediği gerekçesiyle cadı sayılıyotlar Cadılığın olmadığını söylemek ise, İncil'i inkar etmek anlamına bile gelebiliyor

Ünlü hukukçu William Blackstone, 1765 tarihli "İngiltere Yasaları Üzerine Yorumlar" adlı eserinde şöyle yazdığı belirtiliyor:

"Cadılık ve büyücülüğün, bırakınız gerçekten varolduğunu reddetmeyi, olabilirliğini tartışmak kalkışmak; Tanrı'ının, hem eski, hem de Yeni Ahit'in çeşitli bölümlerinde tekrarlanan sözüyle düpedüz çelişmek anlamına gelir"

"Bir cadının yaşamı için uğraş vermemelisiniz" diyen İncil'e uygun olarak yapılan bir işlem de cadıların yakılarak öldürülmeleriydi Bu infaz şekli, "Kilise kan dökmekten nefret eder" diyen kilise yasaları ile uyum sağlamak amacıyla kutsal engizisyonca benimsenmitti

Sadece Avrupa'da görülmüyor!

Ortaçağı izleyen Rönesans'da da durum değişmiyor Şeytan ve uşakları 17 yüzyılda Eski Dünya'dan Yeni Dünya'ya sıçrıyorlar 1645 ve 1692'de Amerika'da Salem kasabasında 19 cadı ölüme mahkum ediliyor Fransız devrimi ile cadılar ve büyücüler, şeytanlık özelliklerinden çok şey kaybediyorlar; ceza kanununda sadece birer dolandırıcı sayılıyorlar

Ortaçağ Avrupası'nda yaşanan "cadı avı"yla ilgili son araştırmalardan biri de araştırmacı Haydar Akın'a ait Akın, Almanya'da yazılı kaynaklar, mahkeme tutanakları ve diğer belgelere dayanarak yazdığı, "Ortaçağ Avrupasında Cadılar ve Cadı Avı" adlı kitapta 1430-1780 yılları arasında, yaşlı ve kimsesiz kadınlarla başlayan ancak erkekler, çocuklar hatta din adamları olmak üzere geniş bir kesime yayılan bu av sonucunda 50 bin kişinin öldürüldüğünü ortaya koyuyor

Cadılık inancına eski Türklerde de rastlanıyor İnanışa göre, cadı hortlamış bir insandır Hortlamasına sebep olarak ise, ya gömülmeden ışıksız bir odada bırakılması ya da ölünün üzerinden kedi atlaması gösterilmiş Günümüzde de hala Afrika'daki Barotse kabilesinde, Yeni Zelanda'daki Maori kabilesinde, Guetemala'daki Kişe Kızılderililerinde genel olarak cadılık inancı bulunuyor Bunun yanı sıra Amerika'da 31 Ekim gecesi günümüzde bir geleneksel şenlik olarak Cadılar Bayramı olarak kutlanıyor Amerikalıların Halloween dedikleri cadılar bayramının kökeni ise, MÖ 5'inci yüzyıl İrlanda'sına dayanıyor İrlanda'nın Celtic bölgesinde yaz mevsiminin sonu olarak 31 Ekim kabul edilirdi İnanışa göre, o sene içinde ölenlerin vücutsuz kalan ruhları 31 Ekim gecesi kendilerine yeni bir vücut aramak için gelirlerdi Herkes, bedenini bu ruhlara kaptırmamak için, evini ruhları korkutup kaçırtacak şekilde düzenler; mumlar yakıp hayalet kostümleri giyerdi

Sponsorlu Bağlantılar




Gitti Gidiyor..
27.05.11 13:42 Yazan: zekiyimulen

Teşekkürler

 
PTR-Etiketler

WEZ Format +2. Şuan Saat: 08:53.


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur. Copyright © 2004-2014

Sitemizdeki içerik,iznimiz olmadan veya kaynak gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. 5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Sitemizdeki Üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan bize bildirin.

PaylasTR.Org | Since 2004

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz