PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > EĞİTİM VE ÖĞRETİM DÜNYASI > Lise Üniversite > Biyoloji

Biyoloji bilimine katkı sağlamış bilim adamları, biyolojiye nasıl katkı sağladıklar

Biyoloji
Biyoloji bilimine katkı sağlamış bilim adamları, biyolojiye nasıl katkı sağladıklar, Biyoloji bilimine katkı sağlamış bilim adamları, biyolojiye nasıl katkı sağladıklar Biyoloji bilimine katkı sağlamış bilim adamları, biyolojiye nasıl katkı sağladıklar Biyolojinin Tarihi Gelişimi Yaklaşık 2300 yıl önce Yunan bilim adamı Polibus, “İnsanın Doğası Üzerine” adlı bir kitap yazmıştır Aristo, çalışmalarını “Hayvanların Tarihi, Hayvan Nesli Üzerine” ve “Hayvan Vücutlarının Kısımları Üzerine” adlı kitaplarında toplamıştır Aristo, canlıların oluşumlarını ve hayvanların davranışlarını incelerken onların sınıflandırma yoluna da gitmiştir Galen, canlıların organlarıyla bu organların görevini inceleyen fizyoloji biliminin doğmasını ve Biyoloji bilimine katkı sağlamış bilim adamları, biyolojiye nasıl katkı sağladıklar aristo bilime katkıları, aristo canlıları nasıl sınıflandırmıştır, aristonun bilime ve insanlığa katkıları, aristonun bilime katkilari, aristonun biyolojiye katkıları, aristonun biyolojiye katkıları nelerdir, aristonun biyolojiye katkısı, bilimin gelişmesi nasıl sağlanır, biyoloji bilimine katkıda bulunan bilim insanları ve yaptıkları araştırmalar, biyolojiye katkıda bulunanlar, hücrenin tarihsel gelişiminde bilim insanlarının katkıları, uzay çalışmaları ve biyolojiye katkıları, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
Paylaş
04.12.09 15:34 Yazan: ömr-ü diyar
Biyoloji bilimine katkı sağlamış bilim adamları, biyolojiye nasıl katkı sağladıklar

Sponsorlu Bağlantılar

Biyoloji bilimine katkı sağlamış bilim adamları, biyolojiye nasıl katkı sağladıklar


Biyoloji bilimine katkı sağlamış bilim adamları, biyolojiye nasıl katkı sağladıklar

Biyolojinin Tarihi Gelişimi Yaklaşık 2300 yıl önce Yunan bilim adamı Polibus, “İnsanın Doğası Üzerine” adlı bir kitap yazmıştır Aristo, çalışmalarını “Hayvanların Tarihi, Hayvan Nesli Üzerine” ve “Hayvan Vücutlarının Kısımları Üzerine” adlı kitaplarında toplamıştır Aristo, canlıların oluşumlarını ve hayvanların davranışlarını incelerken onların sınıflandırma yoluna da gitmiştir Galen, canlıların organlarıyla bu organların görevini inceleyen fizyoloji biliminin doğmasını sağlamıştır Galileo, 1610’da ilk mikroskobun yapımını başarmıştır Robert Hook, 1665’de bir mantar kesitinin mikroskopta nasıl göründüğünü açıklamış ve gördüğü yapılara “Cellula” (hücre) adını vermiştir Leeuwenhoek, 1675’de mikroskop kullanarak tek hücrelileri göstermeyi başarmıştır Carolus Linnaeus, 1707-1778 yıllarında ilk bilimsel sınıflandırmayı yapmıştır

Charles Darwin, 1859’da “Türlerin Kökeni” adlı kitabını yayınlayarak evrimle ilgili görüşlerini ortaya koymuştur Pasteur, mikroskobik canlıların fermantasyona neden olduğunu tespit etmiş, tavuk kolerasına neden olan mikrobu bulmuş ve kuduz aşısını bulmuştur

Gregor Mendel, bezelyelerle yaptığı deneyler sonucunda, kalıtsal özelliklerin dölden döle geçişi ile ilgili önemli sonuçlar elde etmiştir

Genetik bilimi 19 yüzyılın ortasında, biyolojide bir alt bilim dalı olan moleküler biyolojinin gelişimine olanak sağlamıştır Beijrinck, 1899’da tütün bitkilerinin yapraklarında görülen tütün mozaik hastalığını incelemiştir

Wilhelm Röntgen, 1895’de tıpta teşhis ve tedavi amacıyla kullanılan Röntgen ışınlarını bulmuştur

Otto Mayerhof, 1992’de kastaki enerji dönüşümlerinin solunumu ve ısı akışını incelemiş Bu çalışma ile Nobel tıp ödülünü almıştır

Alexander Fleming, 1927’de penisilini, EAF Ruska’da 1931’de elektron mikroskobunu bulmuştur

James Watson ile Francis Crick 1953’te günümüzde kabul edilen DNA’nın yapısına ait bir model ortaya koymuşlardır

Steven Howell, 1986’da ateş böceklerinin ışık saçmasını sağlayan maddenin yapımını kodlayan geni ayırarak tütün bitkisine aktarmış ve bu bitkilerin ışık saçtığını görmüştür Bu olay gen naklinin başlangıcı olmuştur

Dr Wilmut, yetişkin bir koyundan alınan vücut hücresinin çekirdeğini, başka bir koyuna ait çekirdeği alınmış bir yumurta hücresine yerleştirerek genetik ikiz elde etmiştir

Biyolojinin Alt Bilim Dalları:

1)Botanik:
Bitkiler alemini inceleyen bilim dalıdır

2)Zooloji:

Hayvanlar alemini inceleyen bilim dalıdır Biyolojinin bu bölümlerinden her biri, canlının değişik özelliklerini incelemeleri bakımından kendi içinde alt bölümlere ayrılır Bu bölümlerin başlıcaları şunlardır; Morfoloji: Canlıların dış görünüşünü, şeklini inceleyen bilim dalıdır

Anatomi:
Canlıyı oluşturan organları, bu organların birbirleri ile ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır

Fizyoloji:
Organizmadaki organ ve dokuların görevlerini, işleyişlerini inceleyen bilim dalıdır

Embriyoloji:
Organizmanın gelişme devrelerini inceler Özellikle döllenmiş yumurtadan (zigot) itibaren meydana gelen gelişme ve farklılaşmaları inceleyen bilim dalıdır

Sitoloji:
Hücrenin yapısını ve çalışmasını inceleyen bilim dalıdır

Histoloji:
Çok hücreli canlılardaki dokuların yapısını ve bu dokuların vücudun nerelerinde bulunduğunu, hangi organların yapısına katıldığını inceleyen bilim dalıdır

Genetik: Canlılardaki kalıtsal özelliklerin dölden döle nasıl geçtiğini inceler Ayrıca genin yapısını, görevini ve genlerde meydana gelen değişiklikleri inceleyen bilim dalıdır

Moleküler biyoloji:
Canlıların yapısını, moleküler düzeyde inceleyen bilim dalıdır

ekoloji:
Canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır Ekoloji, çevre biyolojisi ile eş anlamda kullanılabilmektedir

Taksonomi (sistematik):
Canlıları benzerliklerine göre sınıflandıran bilim dalıdır Doğadaki çeşitliliği ve çevremizdeki canlıları görmemizi sağlar

Mikrobiyoloji:
Gözümüzle göremediğimiz mikroorganizmaların beslenme, üreme gibi yaşam şekillerini inceleyen bilim dalıdır
Uzay biyolojisi:
Uzay şartlarında canlıların karşılaştıkları yeni durumları, bunların canlı üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerini, canlıların uzaya uyum şartlarını araştıran bilim dalıdır

Parazitoloji:
Asalak olarak yaşayan canlıların yapı ve özelliklerini inceleyen bilim dalıdır

Biyokimya:
Canlıların yapısındaki kimyasal maddeleri ve yaşamın temeli olan biyokimyasal tepkimeleri inceleyen bilim dalıdır Ayrıca entomoloji böcekleri, mikoloji mantarları, bakteriyoloji bakterileri, viroloji virüsleri, ihtiyoloji balıkları, ornitoloji kuşları, mammaloji memeli hayvanları inceler

Biyolojik Uygulama Alanları: Tıp, biyoteknoloji, tarım, veterinerlik, su ürünleri, biyomekanik, genetik mühendisliği, ekoloji, fizyoloji, mikrobiyoloji, moleküler biyoloji, eczacılık, diş hekimliği biyolojinin bazı uygulama alanlarıdır Kentleşme ve sanayileşme ise dolaylı olarak biyolojiden gelen verilere göre yönlendirilir

Biyolojinin Önemi:
Doğumdan ölüme kadar yaşamın her evresinde bilinçli ve sağlıklı yaşama, ekonomik gelişmeyi sürekli kılma, çevreyi bozulmadan tutma, üretimin kalitesini ve miktarını arttırmada biyoloji bilimi önemli yer tutar Çevre kirlenmesi, erozyon, madde kaybı, yeşil alanların azalması, hızlı nüfus artışı, plansız kentleşme, biyolojik zenginliklerin ortadan kalkmasında rol oynayan faktörlerdir Biyoteknolojinin amacı, bir canlının belirli özelliklerini şifreleyen genetik bilginin bir başka canlıya nakledilmesidir Böylece nakledilen bilginin gereği, ikinci canlı tarafından yerine getirilir

Biyolojinin Geleceği: İnsan topluluklarında kalıtsal hastalıklara neden olan genler, döllenme sırasında sağlamlarıyla değiştirilerek kanser, yüksek ve düşük tansiyon, şeker hastalığı, cücelik vb hastalıklar önlenebilecektir

Canlıların ömür uzunluluğunu kalıtsal olarak denetleyen genler kontrol altına alınarak ya da değiştirilerek, uzun bir yaşam sağlanabilecektir

Bir canlıda önemli bir özelliği ortaya çıkaran gen ya da genler, diğer canlıların kalıtsal yapısına eklenerek bazı eksiklikler bu yolla giderilebildiği gibi fazladan bazı özelliklerin kazanılması da sağlanacaktır Örneğin C vitamini karaciğerde sentezlettirileceği için besinlerle alınması gerekmeyecektir

Genlerdeki değişiklikler sonucu yeni hayvan ve bitki türlerinin ortaya çıkması sağlanacaktır

Canlılardaki genlerin tümü kataloglanabilecek, bunlarla ilgili bankalar kurulacak, ilaç sanayii biyoteknolojik yöntemleri geniş oranda kullanabileceği için birçok ilacın etkili ve ucuz yoldan üretilmesi sağlanacaktır

Bitki ve hayvanların ıslahında olağanüstü atılımlar gerçekleşecek, verim arttırılacak, birçok maddenin sentezi özellikle büyük miktarda mikroorganizmalara yaptırılabilecektir

Biyolojideki Gelişmelerin İnsanlığa Katkıları:
Günümüzde birçok ülke seralarda tozlaşma görevini bombus adı verilen arılara yaptırıyor Bombus özellikle sebzecilikte yüksek verim elde etmek amacıyla hormon kullan üreticilere bir çıkış, hatta kurtarıcı oldu Arının taşıdığı çiçek tozları etrafa yayılarak, seradaki domates ve çileklerdeki verimi arttırdı

Günümüzde birçok tıbbi bitki ve hayvanın üretimi, antibiyotik, aşı, interferon, çeşitli pestisitlerin üretimimleri, insandaki zararlı genlerin ayıklanması işi gibi alanlarda biyoteknolojiden yararlanılmaktadır

Tıpta uygulanan aşılama yönteminde vücuda virüs verilerek, vücudun virüsü tanıması ve ona karşı antikor üretmesi sağlanır Oysa gen teknolojisinin sağladığı olanaklarla, vücuda virüs verilmeden de antikor üretmek mümkün olmuştur Böylece vücut virüsün yan etkilerinden korunabilmektedir

Biyoteknolojinin katkıları arasında insülini de sayabiliriz insülin, insanlarda şeker metabolizmasını düzenleyen bir hormon olup, pankreas hücreleri tarafından üretilir, dolaşıma katılır Eksikliğinde ise şeker hastalığı ortaya çıkar Bugün bakteri DNA’sı yardımıyla insülin hormonu bol miktarda ve ucuza üretilebilmektedir

Büyüme hormonu, eskiden sadece kadavraların hipofiz bezinden çok büyük zorluk ve masraflarla elde ediliyordu Artık biyoteknolojik yöntemlerle çok miktarda ve ucuza elde edilmektedir Tek hücre proteini: alg, bakteri, maya ve küflerin büyük miktarda üretilmesinden ve bu canlı hücrelerin kurutulması sonucu oluşan biyolojik kütleye denir Tek hücre proteini, insan besinlerinden; çorbalarda, hazır yemeklerde ve diyet yiyeceklerinde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır Ayrıca aroma kaynağı, vitamin kaynağı ve emülgatör destekleyici olarak da kullanılır

Dr Wilmut, bir koyundan alınan bir vücut hücresinin çekirdeğini, başka bir koyuna ait çekirdeği alınmış bir yumurtaya yerleştirerek yeni bir koyuna yaşam vermiştir Dolly adı verilen kuzu orijinal DNA sahibi koyunun kopyasıdır


Sponsorlu Bağlantılar




Gitti Gidiyor..
 

WEZ Format +2. Şuan Saat: 13:45.


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur. Copyright © 2004-2014

Sitemizdeki içerik,iznimiz olmadan veya kaynak gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. 5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Sitemizdeki Üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan bize bildirin.

PaylasTR.Org | Since 2004

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz