PaylaşTR

Geri git   PaylaşTR > EĞİTİM VE ÖĞRETİM DÜNYASI > Coğrafya > Bitkiler

Ağaçlar Yapraklarını Neden Döker

Bitkiler
Ağaçlar Yapraklarını Neden Döker, Ağaçlar Yapraklarını Neden Döker [H2-ALTERNATIF-BASLIK]Ağaçlar Yapraklarını Neden Döker [/H2-ALTER- NATIF-BASLIK] Tabiat, İlahi sanatın sonsuz ilim, kudret ve hikmetle yeryüzünde rengarenk sergilenmesidir Nakışlı bir kitap da diyebileceğimiz bu sanat eseri, göz kamaştırıcı bir düzen ve ahenge sahip harikulade bir mekanizmadır Bu mekanizmanın içerisinde mevsimler tabiata ayrı bir renk ve ayrı bir hava katarlar Çocukluk, gençlik, ihtiyarlık ve ölüm safhaları, mevsimlerle adeta iç içedir Her mevsim kendine has ses ve nağmesiyle gelir İlkbaharda tabiat uyanışa geçerken sonbaharda ve Ağaçlar Yapraklarını Neden Döker ağaçlar neden yapraklarını döker, ağaçlar yapraklarını neden döker, hangi ağaçlar yapraklarını döker, kış mevsim ağaçları, kışın bazı bitkiler niçin yapraklarını döker, kışın ağaçlar neden yaprak döker, kışın bazı bitkiler neden yapraklarını döker, kışın bazı bitkiler yaprak döker neden, kışın bazı bitkiler yapraklarını neden döker, kışın bitkiler neden yaprak döker, kışın yapraklarını neden dökerdir, hakkında bilgiler ve daha fazlasını içeriyor.. Devamını Oku...

 
Paylaş
19.10.10 16:10 Yazan: ömr-ü diyar
Ağaçlar Yapraklarını Neden Döker

Sponsorlu Bağlantılar

Ağaçlar Yapraklarını Neden Döker


[H2-ALTERNATIF-BASLIK]Ağaçlar Yapraklarını Neden Döker [/H2-ALTER- NATIF-BASLIK]

Tabiat, İlahi sanatın sonsuz ilim, kudret ve hikmetle yeryüzünde rengarenk sergilenmesidir Nakışlı bir kitap da diyebileceğimiz bu sanat eseri, göz kamaştırıcı bir düzen ve ahenge sahip harikulade bir mekanizmadır Bu mekanizmanın içerisinde mevsimler tabiata ayrı bir renk ve ayrı bir hava katarlar Çocukluk, gençlik, ihtiyarlık ve ölüm safhaları, mevsimlerle adeta iç içedir Her mevsim kendine has ses ve nağmesiyle gelir

İlkbaharda tabiat uyanışa geçerken sonbaharda yeniden bir sessizliğe ve ıssızlığa bürünür İnsana ihtiyarlık devresini hatırlatan sonbaharın ilk günlerinin başlama emrini almasıyla beraber, ağaçların büyük bir çoğunluğu yapraklarını dökmeye başlar Böylece yaprak döken ağaçlarda büyüme ve karbondioksit özümlemesi durur İstisnasız her mevsim yenilenen bu hadise, ağaçlar için bir yenilenme, tazeliğe adım, yeniden doğuşa basamaktır Biz insanlar için de öyle değil mi?

İlk bakışta, ağaçların, bir manada güzellikleri olan yapraklarını feda etme, yaklaşan kış mevsiminin ağır iklim şartlarını daha kolay bir şekilde karşılaması gibi görünüyor Oysa ki yapraklar, ağaçların sadece süsleri değil, aynı zamanda hayat motorlarıdır Fotosentez hadisesinin neticesi olan oksijen ve glikoz, işle bu yapraklarda üretiliyor Sessiz ama derinden işleyen sanat harikası bir fabrika

Peki ağaçlar, kış mevsimi yaklaşınca bu üretim merkezlerinden neden vazgeçmek durumunda kalıyorlar? Kış mevsimi, bir bitki ve ağaç için hakikaten zor bir mevsim Bu soğuk günlerde su, sıvı haliyle toprakta iyice kıt hale geliyor Oysa yapraklar, nefes alıp veren, terleyen canlı organlardır Terledikçe, tabii olarak suya olan ihtiyaçları da artıyor ve zaten kıt durumdaki suyu emmeye çalışıyorlar

İktisadi tedbirlerin hükümferma olduğu ağaçlarda yapraklara, bu su kıtlığında artık yol görünüyor Zaten yaprağın yapı itibariyle soğuk kış şartlarına dayanması da mümkün değildir Nitekim don ile birlikte yaprakların hücreleri her an parçalanma tehlikesiyle karşı karşıyadır 0 halde nasılsa bir şekilde parçalanıp toprağa düşecek bir yaprağı, her şeye rağmen taşımak ve kıt olan su rezervlerini onun için seferber etmek israf olsa gerek Bu durumda ağaç, programlandığı şekilde tabii şartlardan önce, soğuk kış günleri gelmeden yapraklarından kurtulur

YAPRAK DÖKÜMÜNDE BİYORİTMİK PROGRAM

Yaz mevsiminin sonlarına doğru, günlerin kısalmasıyla beraber, ilim adamlarının deyimiyle “biyolojik iç saat” doğrultusunda sanki bir çalar saat ağaçları uyarır ve onların fotosentezden sorumlu olan hormonlarına “motorlarını yavaşlat!’ sinyalini verir İşle o andan itibaren yaprak dökümü başlar Şehirlerde bu süre biraz daha gecikmeli olarak devreye girer Çünkü şehirlerdeki aydınlatmalar, günlerin kısalması hususunda ağaçları yanıltıyor ve yaprak dökümü sürecini başlatan hormonal salgılamanın gecikmesine sebep oluyor Soğuk mevsimlerin yaşanmadığı tropikal bölgelerde ise ağaçlar, kurak mevsim öncesi yine su ihtiyacını dengelemek için yapraklarını döküyorlar

Yaprak dökümü sadece su ihtiyacına yönelik bir refleks mi? Hayır Bazı ağaçlar için yaprak dökme, bir çeşit dinlenme ve rahatlamadır da Bu hadise kesinlikle mevsime bağlı olmadığı gibi, ağacın yapraksız kaldığı süre de ağaçtan ağaca büyük değişiklikler gösterir Mesela, bütün yıl yaz mevsiminin hakim olduğu Portekiz’in Atlas Okyanusu kıyısındaki Madeira adasında bulunan lale ağacının yapraksız kaldığı süre yaklaşık 85 gün, aynı adadaki kayın ağacının da 149 gündür

Yaprak dökümü zamanının hemen başında ağaç, yapraklarındaki bütün besleyici maddeleri emmeye başlar Gaye nitrat, fosfat ve potasyum gibi değerli elementlerin, düşen yapraklarla beraber boş yere harcanmaması, hazır eldeyken kullanılabilmesidir Bu maddeler, ağaç kabuğunun tabakalarına, gövdenin ortasından geçen iliğe çekilir ve buradaki parankima hücrelerinde depolanır Böylece yapraklardaki besin maddeleri israf edilmemiş ve maksimum tasarruf esaslarına uyulmuş olmaktadır

VEYAPRAĞIN RENGİ SOLAR

Yapraklara yeşil rengi veren klorofil pigmentleri yavaş yavaş çürümeye başlar Bu çürüme devresinde klorofil pigmentlerinden ayrılan mini moleküller de, vazifelerini tamamlayıp, tezkerelerini alan asker misali yaprakları terkedip, ağacın gövdesine dönerler Bütün bu kimyevi gelişim neticesinde yapraklar yeşil renklerini kaybeder, fakat renksiz bırakılmazlar

Faaliyetleri daha önce klorofil tarafından durdurulan karotenoidler ve antosianinler gibi pigmentler o andan itibaren serbest kalır Ağaçların yapraklarına kavuniçi, kahverengi, mavi ve kırmızının çeşitli tonlarını veren ve sonbahar mevsiminde ormanları bir renk cümbüşüne dönüştüren işte bu pigmentlerdir

Ancak şu hususu hatırlatmakta fayda var: Sonbahar mevsimine çok zaman varken yaprakların sararmaya başlaması, tabii yaprak dökümü ile değil, yapraklardaki azot, kükürt ve magnezyum eksikliği ile ilgili bir hadisedir Bu durum ise genellikle ya kuraklıktan veya toprağın mineral zenginliğini yitirmesinden ileri gelir

Yaprak dökümü programının bundan sonrası, biraz da o ağacın karakterine bağlıdır Bazı ağaçlar, yaprakların kendiliğinden düşmesini bekler Ancak bu, bazen oldukça uzun zaman alabiliyor Organik madde fakiri ve bazı pigmentlerin de tesiriyle sararan yapraklar kurusa da düşmeden dalın ucunda günlerce kalabiliyor Meşe ve kayın ağaçları gibi

Meşe ağacı ölü yapraklarını günlerce dallarında taşıyabilir ve bir fırtınanın gelip onları dökmesini bekler Kayın ağacı ise ölü yapraklarını ta ilkbahara kadar dallarında tutabilir Ağaçların büyük bir bölümü ise yapraklarından hemen kurtulabilir, hatta onları, henüz tam manasıyla ölmeden de dökebilir Bunun için de ağaç, yaprak saplarını hususi olarak beslemiyor ve zayıflamaya sebep oluyor Bu durumda en küçük bir esinti dahi yaprakları önüne katıp götürebiliyor

Yaprağın koptuğu noktada ortaya çıkan yaranın üzeri de hemen bir mantar tabakasıyla kapanıyor Ağaçlar bu şekilde kış şartlarına karşı tedbirlerini almış, sanki kışlık elbiselerini giyip, yeni mevsime hazır hale gelmişlerdir

KOZALAKLILAR DA YAPRAK DÖKER

Ilıman bölgelerde yetişen ağaçların yaprakları genellikle sonbaharda kurur, ölür ve yere düşer Çam, şimşir, ladin, köknar ve çobanpüskülü gibi kozalakgiller familyasından olan ağaç türlerinin (iğne yapraklı ağaçlar) yaprakları birkaç yıl yaşayabildiğinden, kış mevsiminde de yeşil renkli ve canlıdırlar Bundan dolayı adları ‘dayanıklı” ya çıkmıştır

Ancak bu ağaçlar da iklim, zaman ve çevre şartlarının değişimi doğrultusunda yapraklarını (iğnelerini) dökerler Mesela karaçam, karın tesiriyle ağırlaşan dallarının kırılmaması için sonbahar mevsiminin sonlarına doğru yapraklarını dökmeye başlar

Bu ağaçların yaprak saplarında “Apsis noktası’ denilen zayıflama bölgeleri meydana gelmez Kozalakgiller, yapraklarını iki veya yedi yıl arayla da dökerler Botanik uzmanlarına göre, kozalakgillerin yaprak dökümüne gitmesi, özellikle çok uzun ve sert kış mevsimleri için geçerlidir Yoksa bu ağaçlar, hayat kaynakları olan organik maddelerden uzak kalsalar dahi hayatlarını aylarca devam ettirebilirler

DALDAKİ PROGRAM

Sonbahar yaklaşıp, günler yavaş yavaş kısalmaya başladığı vakit, yaprakların büyüme hormonunun oranı düşmeye başlar Zamanla yaprak sapının dala bağlandığı noktada birtakım hücreler oluşur ve bu hücreler, üstü mantarla kaplı bir yatak meydana getirirler Bu noktaya “Apsis noktası” veya “yaprak tabanı”denilir Yaprağın sapı bu bölgede öylesine zayıflamıştır ki küçük bir esinti dahi sapın o noktadan kopmasına ve yaprağın yere düşmesine yeter

Tam bu esnada yaprakta, dokularının çürümesi sebebiyle, “etilen” adı verilen bir hormon üretilmeye başlanır Bu gaz şeklindeki hormon, sellülaz ve pektinaz enzimlerinin sentezini teşvik ederek, bunların hücre duvarlarını eriterek hücreler arası bağlantının zayıflaması ve zamanla hücrelerin birbirlerinden ayrılmalarına sebep olur ve yaprak dalının kapma işlemini hızlandırır Yaprağın sapıyla beraber düşmesinden sonra, yaprağın koptuğu yer olan apsis noktasında meydana gelen yaranın üstü hemen kallus denilen bir mantar dokusuyla tamamen kapatılır Bu doku vasıtasıyla bitkideki su kaybı önlenmiş, kışın soğuğu, havadaki zararlı gazlar, bakteri ve mantar gibi patojenlerden de korunmuş olur


Sponsorlu Bağlantılar




Gitti Gidiyor..
 

WEZ Format +2. Şuan Saat: 04:25.


PaylaşTR Bir Eğlence Ve Bilgi Paylaşım Platformudur. Copyright © 2004-2014

Sitemizdeki içerik,iznimiz olmadan veya kaynak gösterilmeden başka sitelerde kullanılamaz. 5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Sitemizdeki Üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.Sitemizde bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan bize bildirin.

PaylasTR.Org | Since 2004

Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0

Forumumuza kayıtlı Kullanıcı olmadığınız algılandı. Forumun tüm özelliklerini kullanabilmek için buraya tıklayarak ücretsiz üye olabilirsiniz...
Üye olmadan yeni konu açıp soru sorabilirsiniz